Ana içeriğe geç
Sözlük

kampüste ile cümle

kampüste kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Okul, kampüste öğrencilerin sigara içmelerine izin vermez.The school does not allow students to smoke on campus.
Dün kampüste onunla buluştu.I met her on campus yesterday.
Öğrenci Birliği, kampüste bir bar işletiyor.The Students' Union runs a bar on campus.
Kampüste alkole izin verilmez.No alcohol is allowed on campus.
Tom kampüste buralarda bir yerde.Tom is somewhere here on the campus.
Kampüsteki öğrenci derneklerinin üyeleri öğrenciler tarafından seçilirler.The members of the student associations on campus are elected by the students.
Tom geçimini kampüsten sağlıyor.Tom lives off campus.
Ben kampüste yaşamayı seviyorum.I love living on campus.
Alkolü kötüye kullanma kampüste ciddi bir sorundur.Alcohol abuse is a serious problem on campus.
Sami kampüsteydi.Sami was on the campus.
Tom, kampüste çok popüler.Tom is very popular on campus.
Sami yıllardır kampüste yaşıyor.Sami has been living on campus for years.
Sami hâlâ kampüste bir yerdeydi.Sami was still somewhere on campus.
Tom kampüsteydi.Tom was on campus.
Bu kampüste kaç tane kafeterya var?How many cafeterias are on this campus?
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.The university is made up of two campuses.
Kampüste sergilenen Street View kamerasına ait görüntü.Possible view of Stanton Expedition encampment.
Kampüste biri 7 gün 24 saat açık olmak üzere altı adet kütüphane bulunmaktadır.It is one of only three Nullarbor roadhouses to be open 24 hours.
Kampüste spor alanları açık ve kapalı olarak yapılandırılmıştır.Sports inside the campus are strictly and over-aggressively discouraged.
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?There's a riot going on on campus, and the police are chasing me, right?
Kampüstedi en eski binlardan.- One of the oldest buildings on campus.
En güvenli çocuklar burada kampuste yaşıyor.The coolest, most confident kids on campus are living here.
Seni daha önce hiç görmedim kampüste.- So, I've not seen you on campus before.
Bilirsiniz, bizim bir potansiyelimiz var kampüsteki en iyi ev olabilme.You know, we have the potential to be the best house on this campus.
Biliyorsunuz, oğlunuz kampüsteki en büyük tazı köpeği.You know, your son is the biggest hound doggie on campus.
Yaşam Bilimleri ve Sistem Mühendisliği Enstitüsü bu kampüste yer almaktadır.Graduate School of Life Science and Systems Engineering.
Johnson Uzay Merkezi Heliportu ( kampüstedir.[1]The Johnson Space Center Heliport (FAA LID: 72TX) is located on the campus.[31]
Kampüste çok farklı bir kültür, tutumlar, değerler ve baskılar var. . . .He wrote "Our universities have become somewhat isolated from the rest of us.
Binaların yapımında bu kampüste bulunan ocaktan çıkarılan mavi kireçtaşı kullanıldı.Das Blaue Gebäude riss man zu diesem Zweck ab.
Ama bir gece kampüste birkaç insan öldürülür.Immer mehr ihrer Kameradinnen werden nachts von einem Mörder heimgesucht.
Şile Kampüste toplam 1.300 yatak kapasiteli 18 yurt binası bulunmaktadır.In den 13 Lok Sabha-Wahlkreisen bewarben sich insgesamt 81 Kandidaten.
Sahip olduğu iki kampüste toplam 1000 yatak, 31 ameliyathane ve 9 yoğun bakım ünitesi vardır.Es verfügt über 36 Abteilungen mit rund 1000 Betten, neun Instituten und sechs Laboratorien.
Bu kampüsteki bölümlerle birlikte toplam bölüm sayısı 51'dir.El número del episodio hace referencia al Área 51.
Üniversite 2 kampüsten oluşmaktadır ve şehrin 2 yakasına ayrılmıştır.Está compuesto de dos campus, ubicados en diferentes puntos de la ciudad.
Kampüste biri 7 gün 24 saat açık olmak üzere altı adet kütüphane bulunmaktadır.Además tiene una sala de estudio anexa de apertura 24 horas 7 días a la semana.
Kampüste kültürel ve toplumsal alanlarda projeler üreten 97 öğrenci topluluğu vardır.La ciudad alberga 997 centros educativos entre públicos y privados.
Dün kampüste onunla buluştu.L'ho incontrata al campus ieri.
Ama bir gece kampüste birkaç insan öldürülür.Alcuni di essi moriranno in ospedale.
Kampüste 4 yatakhane ve 10 çalışma binası vardır.Nel campus universitario ci sono quattro dormitori e dieci edifici dedicati allo studio.
Willow ve Kennedy kampüsteki cadılara giderler.Jody e Kenny fuggono verso l'orgia.
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.Из 4506 деревьев прежнего кампуса, 1000 будет пересажена в новый кампус.
Öğrenciler her iki kampüste de eğitim görebilmektedir.В некоторых случаях студентам приходится посещать курсы в обоих кампусах.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.Институт состоит из двух кампусов.
Kampüste ayrıca veterinerlik ve eczacılık bölümleri de bulunmaktadır.Действовали фельдшерские медицинский и ветеринарный пункты.
Bu kampüsteki bölümlerle birlikte toplam bölüm sayısı 51'dir.وفي الاحتياطي العام كانت الفرقة 51 المخضرمة.
Thane, Hertfordshire'daki Queenswood School'da eğitmenlik yaparken, aile kampüste kalıyordu.كان ثاين يعلم في مدرسة كوينزوود الداخلية للفتيات في هيرتفوردشير، عاشت العائلة في حرم الجامعة.
Üniversite iki kampüsten oluşmaktadır.De school bestaat uit twee campussen.
Binaların yapımında bu kampüste bulunan ocaktan çıkarılan mavi kireçtaşı kullanıldı.Voor de nieuwbouw werd het voor deze streek typische Blauwe hardsteen gebruikt.
Öğrenciler her iki kampüste de eğitim görebilmektedir.Het is mogelijk om op beide te trainen.
Ben şu an kampüsteyim.Ik ben op dit moment op de campus.
Kampüste ayrıca veterinerlik ve eczacılık bölümleri de bulunmaktadır.W Osowie funkcjonują także prywatne gabinety lekarskie i weterynaryjne.
Arı Teknokent de bu kampüstedir.Znajduje się tu także Mosta Technopark.
İstasyon kampüste 37,000 kişiye ulaşır.Розташований парк на території 37000 га.
Öğrenciler her iki kampüste de eğitim görebilmektedir.Учні навчалися в дві зміни.
Işık Lisesi mezunlarını bir araya getiren Işıkev sosyal tesisi yine bu kampüste bulunmaktadır.Поновлення на навчання осіб, які відраховані з вищих навчальних закладів, здійснюється під час канікул.
İstasyon kampüste 37,000 kişiye ulaşır.Do hlavního sálu se vejde 3 000 lidí.
Kampüste ayrıca veterinerlik ve eczacılık bölümleri de bulunmaktadır.Důstojníci musí mít také certifikáty z oblastí hasičství a zdravotnictví.
Kampüste Cafe APLUS ve Starbucks bulunmaktadır.Kirjatalon puolella toimivat Café Aalto sekä Starbucks.
Öğrenciler her iki kampüste de eğitim görebilmektedir.Opiskelijat voivat valita kursseja molemmista opetuspisteistä.
Kampüste dört fakülteye ait yapılar bulunmaktadır.Στο σχολικό κήπο, υπάρχουν τέσσερα κτήρια.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod