kameraları ile cümle
kameraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bütün televizyonların ve elektronik kameraların doğru çalışabilmesi için önemlidir.Оптиката е в основата на работата на всички фотоапарати и видеокамери.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Epizoda je u cijelosti snimljena kamerama iz ruke.
İnfazının fotoğrafları ve görüntüleri film kameraları tarafından çekilip kaydedildi.Suđenje i izvršenje kazne su snimljeni video kamerom.
Güvenli kameraları ise gerçeği göstermekteydi.Događaj su dokumentirale i televizijske kamere.
1997 Panavision ve Sony HDW-F900 kameralarını tanıttı.Sony v roku 2006 pridala kamery HDR-HC1 a lacnejšiu HDR-HC3.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Film on üles võetud käes hoitava kaameraga.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,18일 동안, 우리 카메라들은 타흐리르 광장에 있는
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Durante 18 días nuestras cámaras transmitieron en vivo
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Pendant 18 jours, nos caméras retransmettaient en direct
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Per 18 giorni, le nostre telecamere hanno trasmesso in diretta
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 dní naše kamery naživo vysielali hlasy ľudí na námestí Tahrír.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 Tage lang sendeten unsere Kameras live die Stimmen der Menschen vom Tahrir Platz.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 дней наши камеры в прямом эфире передавали события на площади Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Durante 18 dias, as nossas câmaras difundiam em directo as vozes do povo na Praça Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Gedurende 18 dagen brachten onze camera's live-uitzendingen van de stemmen van de mensen op het Tahrir-plein.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Po 18 dní naše kamery živě vysílaly hlasy lidí na Tahrir náměstí.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Przez 18 dni nasze kamery nadawały na żywo głos ludzi na Midan Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Selama 18 hari, kamera kami menyiarkan secara langsung suara-suara dari orang-orang di Tahrir Square.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Timp de 18 zile, camerele noastre de luat vederi au transmis live vocile oamenilor din Piața Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Tizennyolc napon át a kameráink élőben közvetítették a Tahrír téri emberek hangjait.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Για 18 ημέρες, οι κάμερές μας μετέδιδαν ζωντανά τις φωνές των ανθρώπων στην πλατεία Ταχρίρ.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Осемнадесет дена камерите ни предаваха на живо гласовете на хората от площад Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Протягом вісімнадцяти днів наші оператори транслювали наживо голоси людей з майдану Тахрір.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,במשך 18 יום, המצלמות שלנו שידרו תמונות חיות
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,وعلى مدى 18 يوما، كانت كاميرات التصوير تنقل بثا مباشرا
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,タハリール広場から 民衆の声を放送したのです
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.사실 많은 직원들이 직접 카메라를 가지고 와서는 우리와 사진을 찍었습니다
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Niektorí z nich si išli do šatne pre fotoaparáty a fotili si nás.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Sommigen haalden zelfs hun camera's en namen foto's met ons.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.ולמעשה, חלק מהם לקחו את המצלמות שלהם מחדר המנוחה וצילמו תמונות שלהם איתנו.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinAparat zamontowany, sterownik dla aparatów pamięci masowej USB/ IEEE1394 i czytników kart Flash.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinDer Treiber für eingebundene Kameras als USB/IEEE1394-Massenspeicher und für Flashkartenleser.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinDrivrutin för monterad kamera för USB eller IEEE1394 masslagringskameror och Flashdisk- kortläsare.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinMassamuisti ajuri USB/ FireWire (IEEE1394) - liitäntäisille kameroille sekä Flash- kortinlukijoille.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinMonteret kamera - driver til USB/ IEEE1394 masselagrings- kameraer og Flash Disk- kortlæsere.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinOvládač Mounted Camera pre USB/ IEEE1394 mass storage fotoaparáty a čítačky flashdiskov.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinOvladač pro fotoaparát připojený přes USB/ IEEE1394 nebo čtečku karet.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinStuurprogramma van Aangekoppelde camera voor USB/IEEE1394-massaopslag-camera's en Flash-kaartleesapparaten.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinTrình điều khiển máy ảnh đã lắp cho các máy ảnh cất giữ hàng loạt USB/ IEEE1394 và máy đọc thẻ Flash.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinUm controlador para Máquinas Fotográficas Montadas do tipo USB/ IEEE1394 e leitores de cartões Flash Disk.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinUn controlador para cámaras fotográficas montadas del tipo USB/ IEEE1394 y lectores de tarjetas Flash Disk.
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinUSB/IEEE1394 大容量ストレージカメラとフラッシュディスク・カードリーダーのための「マウントされたカメラ」ドライバ。
Bağlanılan Kamera sürücüsü USB/ IEEE1394 yığın depolama kameraları ve Flash bellek kart okuyucuları içinصاعد آلة تصوير سوّاق لـ الناقل التسلسي العام (USB) تخزين و فلاش قرص بطاقة
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Anh ấy nói với tôi, "Tôi xin ông đừng tắt những chiếc máy quay.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Azt mondta, "Kérjük Önöket, ne kapcsolják ki a kamerákat.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Dia berkata, "Kami memohon kepada Anda untuk tidak mematikan kamera tersebut.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Er sagte mir: "Wir bitten Sie die Kameras nicht abzuschalten.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Hij vertelde me: "We doen een beroep op u om de camera's niet uit te schakelen.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Il m'a dit : " Nous faisons appel à vous pour ne pas couper les caméras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.그가 제게 말했습니다. "카메라를 끄지 않기를 부탁드립니다.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Me dijo: "Le solicitamos que no apague las cámaras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi-a spus "Facem apel la voi să nu opriţi camerele de luat vederi.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi ha detto: "Vi chiediamo di non spegnere le telecamere.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın."Pedimos-vos que não desliguem as câmaras, esta noite.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Povedal mi: "Žiadame vás, aby ste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Powiedział: "Błagamy was, nie wyłączajcie kamer."
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Řekl mi, "Apelujeme na vás, abyste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Μου είπε, "Κάνουμε έκκληση να μην κλείσετε τις κάμερες.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Каза ми: "Умоляваме ви да не изключвате камерите си.