kameraları ile cümle
kameraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim güvenlik kameraları sahte.Our security cameras are fake.
Kameraların gerçeği yakalama eğilimi yoktur.Cameras don't tend to capture reality.
Kameraların önünde gülemiyorum.I cannot laugh in front of the cameras.
Onlar kameralarını bir gitarla takas ettiler.They exchanged their camera for a guitar.
Polis Tom'un ofisinin dışında güvenlik kameraları kurdu.Police officers installed surveillance cameras outside Tom's office.
Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.As an extra precaution, Fadil installed surveillance cameras outside his house.
Hırsızlar müzenin içindeki Kapalı Devre kameralarını devre dışı bıraktı.The thieves disabled the CCTV cameras inside the museum.
Sami gizli kameralarını kontrol etti.Sami checked his hidden cameras.
Güvenlik kameralarına mutlaka bir şeyler takılmıştır.Surely, the security cameras must've picked something up.
Gunter çiftliğin her yerine güvenlik kameraları yerleştirdi.Gunter installed security cameras all over the farm.
Kasım 2010'da Apple, "FaceTime kameraları" olarak adlandırmaya başladı.In November 2010, Apple began calling them "FaceTime cameras".
Daniel, yaşananlardan ötürü evin içine güvenlik kameraları taktırır.Daniel installs security cameras throughout the house.
Bu işlevleri kapsayan daha yeni bir teknoloji, TV kameralarıdır.A more recent technology encompassing these functions is TV cams.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.That night, Kristi wakes up and talks to someone off-camera.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.The film was shot entirely using hand-held cameras.
Keskin virajların varlığı hız kameralarıyla kontrollerin yapılmasını zorunlu kılmaktadır.The speed limit will be enforced by point to point speed cameras.
NASA Ay’a gönderilen televizyon kameralarında ışıklifi kullandı.NASA used fiber optics in the television cameras that were sent to the moon.
İnfazının fotoğrafları ve görüntüleri film kameraları tarafından çekilip kaydedildi.Her cameras and film reels she gathered are confiscated.
Kullanıcıyı kimliğini doğrulamak için düzenli ve kızılötesi kameraların kullanımını birleştirir.It combines the use of a regular and infrared cameras to authenticate the user.
Gerçek şu ki, aile politikası olarak kameraların karşısına çıkmıyorum.I don't like this run in with the cameras, especially if it's about my personal life.
Özgürlük peşine düştük ama güvenlik kameralarıyla örülmüş bir dünyada yaşıyoruz.We've pursued freedom, but we now live in a world that is more monitored by CC TV cameras.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.And he pointed to the busloads of tourists that would show up everyday, with cameras ready usually.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-I'm so fucking tired of cameras.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.For 18 days, our cameras were broadcasting, live, the voices of the people in Tahrir Square.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.He told me, "We appeal to you not to switch off the cameras.
Eğer bu gece kameraları kapatırsanız, kıyım olacak.If you switch off the cameras tonight, there will be a genocide.
Şimdi bütün kameraları geri alalımAlright, let's move all the cameras back.
Onlarla tanıştığımda, 10 tanesi kameraları almayı kabul etti -- toplam 21 kişi filmi çekti.When I met the guys, and 10 of them agreed to take cameras -- in total, 21 ended up filming.
Tüm kapıları kilitlediler. Evleri çocukları gözlemek üzere güvenlik kameralarıyla donattılar.They've kidded out the house with CCTV cameras.
TV kameraları, mönitörler, sinir bozucu radyo mikrofonları gibiler.They look like TV cameras, monitors, annoying radio mics.
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.One thing the managers were trying to do was to track down our cameras.
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.All the webcam cameras have a microphone inside the camera.
Bu, Bill'in kameralarının şov yaptıkları yer.Here's where Bill's cameras really do shine.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.And it took a lot of preparation, we had to build cameras and lights and all kinds of things.
Evlerde kameraların bir şey yaptıklarına pek inanmıyoruz.We don't really believe in cameras to do things in homes.
Bütün hepsi Amerikan askerlerinin kameralarından.All of them come from the cameras of American soldiers.
Kesin bir ifadeyle, makine bireysel kameraların pikselleri aracılığıyla görüyor.In a certain sense, the machine is seeing through the pixels of individual cameras.
KebiraTV'ye rapor etmek için el kameraları kullanıyorlar.Kibera TV.
Müdürlerin yapmaya çalıştığı şey kameralarımızın izini sürmekti.One thing the managers were trying to do was to track down our cameras.
UZAY ARACI, GENİŞ VE DAR AÇILI KAMERALARIYLA,UZAY ARACl, GENİŞ VE DAR AÇILI KAMERALARlYLA,
Gece 8'de kameraların burada olmasına... ...pek de alışık değiller.They're not really used to having cameras here at 8 o'clock at night.
Desteklenen Ham (RAW) kameraların listesiList of supported RAW cameras
Not: sadece USB/ IEEE yığın depolama kameraları içinNote: only for USB/ IEEE mass storage cameras.
SE Times: Sokak kameralarının özel hayata müdahale ettiği öne sürülüyor.SE Times: Some have expressed concerns that the street cameras are intrusive and violate privacy.
Lushta: Sandık merkezlerine izleme kameraları yerleştirmek uygulanması imkansız bir şeydi.Lushta: Placing the monitoring cameras in the voting centres was not possible to implement.
Televizyon kameraları tarafından da yakalanan gamalı haç şekli, naklen yayına da yansıdı.Television cameras caught it, including it in the live broadcast of the game.
Kontrol noktalarına güvenlik kameraları yerleştirmek en yüksek önceliklerden biriydi.Fixing security cameras at the checkpoints is one of the highest priorities.
Ayrıca sınır geçiş noktalarına izleme kameraları da yerleştirildi.Also monitoring cameras have been posted on border crossings.
Terminallere güvenlik kameraları da yerleştirilecek.Surveillance cameras will also be installed at the terminals.
Kimliği bilinmeyen biri tarafından kameraları açılıyor ve kaset çalınıyor.Their camera was opened and the tape stolen by an unknown perpetrator.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.That night in the girls' bedroom, Kristi wakes up and talks to someone off-camera.
Nokia 8'de kameraların bulunduğu arka tarafThe backside of the Nokia 8 with camera
Ana cihazla aynı kameraları içeren cihaz, Note 10 serisinin orta seviye modelidir.It is a midrange variant of the Note 10, containing the same cameras as the main variant.
Cihazın ön kamerası ve arka kameraları 1080p'de 30 fps'ye kadar video kaydedebilir.The rear facing cameras can record video up to 1080p in 30 fps.
Cihazın arka kameraları için cihazda oldukça sabit (Super Steady) görüntü modu bulunur.[2]The front cameras can shoot 1080p at 30 fps. The rear cameras also have Super Steady OIS.[4]
Ancak cihazın performansı, şarj ömrü ve kameraları eleştirilmiştir.However, criticism was aimed at the phone's performance, battery life and camera.
Ana kameraların lazer oto-odaklama özelliği de bulunur.The main sensors are also equipped with laser autofocus.
Cihazın kameraları için HDR ve panorama özellikleri bulunur.The camera has HDR and panorama options.
Stadın tamamı polis kameralarıyla donatılmıştır.In each door there are toilets of women and men and small cubs for the needs of the fans.
Güvenlik kameraları.Safety cameras.