kamera ile cümle
kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.U kan achteruit leunen, maar de camera zal zijn perspectief wijzigen afhankelijk van naar waar u kijkt.
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.Μπορείς να γύρεις και πάλι πίσω, και η κάμερα θα αλλάξει τη γωνία της ανάλογα με το τί βλέπεις.
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.Може да се облегнете назад, но камерата ще промени своята гледна точка, в зависимост накъде гледате.
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.אפשר להשען אחורה, אבל המצלמה תשנה את הפרספקטיבה שלה כתלות במקום אליו תביטו.
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.يمكنك ان ترخي ظهرك الى الخلف وسوف تتاقلم الكميرا معك وتغير من منظروها كما انها سوف تتجاوب مع حركة عينيك
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.プレイヤーの視線に応じて 視界が変わります 今から ディミトリが
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Ei enää kameroiden heittämisiä porraskuilujen ympärille.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Geen camera's meer gooien in de buurt van traphuizen.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Keine Kamerawürfe mehr in Treppenhäusern, ok?
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Não atires mais câmaras pelas escadas.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.No más cámaras alrededor de las escaleras.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Žádné další házení kamery po schodech.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Όχι άλλο πέταμα κάμερας σε σκάλες.
Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.Нема више бацања камере низ степенице.
Aslında, ben onun kız kardeşi olduğunu biliyorum ve siz onun "Tamam biz bunu kamera için yapıyoruz,Én tudom, hogy ez itt a kissrác nővére, és megfigyelhetjük, hogy a kissrác épp azt mondja:
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Es sieht nicht wirklich so hässlich aus, aber die Kamera ist so nah, dass es verfälscht wird.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Ik ben niet echt zo lelijk, de camera is zo dichtbij dat hij vervormt.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Je ne suis pas vraiment si moche, mais la caméra est tellement près que c'est juste déformé.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.저렇게 못생기진 않았는데 카메라가 너무 가까워서 좀 왜곡되어 보입니다.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.No me veo tan mal, pero la cámara está tan cerca que está distorsionado.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Non sono davvero così brutto, ma la videocamera è così vicina che l'immagine è distorta.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Nu arăt chiar atât de urât, dar camera e atât de aproape încât imaginea e distorsionată.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Saya tidak terlihat seburuk itu namun kamera itu sangat dekat sehingga gambarnya terganggu.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Tak naprawdę nie jestem tak brzydki, ale kamera jest tak blisko, że obraz jest zniekształcony.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Thực ra tôi trông không xấu đến thế đâu, nhưng camera gần quá làm biến dạng hết cả.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Всъщност не изглеждам толкова грозен, но камерата е толкова близко, че образът е изкривен.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Я даже не очень страшно выгляжу, но камера так близко, что изображение деформировано.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.אני לא באמת כזה מכוער, אבל המצלמה כה קרובה שהתמונה מעוותת.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.أنا لا أبدو هكذا بشع، لكن الكاميرا كانت جدا قريبة حتى أنني تشتت.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.カメラが近すぎて少し歪んで映っています また来ました 上を泳いでいます
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.우린 2백만불어치의 카메라를 수장시킬 상황이었으니까요.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chegámos a afundar equipamento fotográfico no valor de mais de 1,5 milhões de euros.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chúng tôi thật sự đã nhấn chìm thiết bị máy quay trị giá 2 triệu đô la.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.De fapt am reuşit să înecăm echipament de filmat în valoare de două milioane.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Het lukte ons om twee miljoen dollar aan camera apparatuur te verdrinken.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Nos las ingeniamos para ahogar cámaras que totalizaban 2 millones de dólares.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Nous avons en fait réussi à noyer deux millions de dollars de matériel vidéo.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Siamo riusciti a mandare a fondo 2 milioni di dollari in attrezzature fotografiche.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Sikerült elsüllyesztenünk két millió dollárnyi kamera felszerelést.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.V skutočnosti sa nám podarilo utopiť filmárske vybavenie za 2 milióny dolárov.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Wir bekamen es wirklich hin, eine 2 Mio. Dollar teure Kameraausrüstung zu versenken.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Zatopiliśmy wtedy sprzęt filmowy o wartości dwóch milionów dolarów.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Βασικά καταφέραμε να χάσουμε εξοπλισμό δύο εκατομμυρίων δολαρίων.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Всъщност успяхме да потопим камерови съоръжения за два милиона долара.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Ми спромоглися втопили фотообладнання вартістю два мільйони доларів.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Нас угораздило утопить съемочное оборудование стоимостью 2 миллиона долларов.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.למעשה הצלחנו להטביע ציוד צילום בשווי 2 מליון דולר.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.واستطعنا ان نهدر عدة تصوير كلفتها 2 مليون دولار
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.台無しにしてしまいました プライドの傷つき方は
Aslında onlar birer dijital kamera.Care sunt în esență camere digitale de fotografiat.
Aslında onlar birer dijital kamera.Ce sont essentiellement des caméras digitales.
Aslında onlar birer dijital kamera.Chúng cơ bản là các camera kỹ thuật số.
Aslında onlar birer dijital kamera.De er faktiske bare digital kameraer.
Aslında onlar birer dijital kamera.Detektor ini pada intinya adalah kamera-kamera digital.
Aslında onlar birer dijital kamera.Die werken ongeveer als digitale camera's.
Aslında onlar birer dijital kamera.Ezek alapvetően digitális fényképezőgépek.
Aslında onlar birer dijital kamera.검출기는 디지털 카메라와 마찬가지로 동작합니다.
Aslında onlar birer dijital kamera.Ne ovat periaatteessa kuin digikameroita.
Aslında onlar birer dijital kamera.São essencialmente câmaras digitais.
Aslında onlar birer dijital kamera.Są to zasadniczo aparaty cyfrowe.