kamera ile cümle
kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır.その
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Hier en -- kan de camera het zien?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?So - aber hier - und - ist die Kamera zu dicht dran?
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu?Но тук... и.... камерата хваща ли твърде много?
Ama çok yol katettik. Diğer hiç beklenmedik sürpriz ise kameraydı.Avšak je naozaj magické mať možnosť zachytiť momenty strávené s mojou rodinou, mojimi deťmi.
Ama çok yol katettik. Diğer hiç beklenmedik sürpriz ise kameraydı.Возможность запечатлеть мгновения, проведённые с семьёй, детьми — просто сказочная.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Aber wenn ich sehr nahe rangehe und direkt in die Kamera starre, sieht man diese schönen klaren Augen.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Jeśli jednak odpowiednio zbliżę się i spojrzę prosto w kamerę laptopa, zobaczycie dobry, ostry obraz oczu.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.반대로 확 가까이 다가가서 카메라를 똑바로 쳐다보면 아주 또렷하게 눈의 모양을 보시게 됩니다.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.Но если подойти поближе и смотреть прямо в камеру этого ноутбука, то вы увидите очень чёткое изображение глаз.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.אבל אם אני מתקרב מאוד ומביט ישירות במצלמה בלפטופ הזה אז אתם יכולים לראות את העיניים בחדות נהדרת.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.ولكن إذا جئت حقا قريبا والتحديق مباشرة إلى الكاميرا على هذا الكمبيوتر المحمول ثم سترى هذه العيون لطيفة هشة.
Ama eğer çok yakına gelir ve direk kameraya bakarsam o zaman güzel canlı gözleri göreceksiniz.このようなくっきりした目になります これは目でタイプしていると見なすことができます
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Ale wszystko, wszystkie kamery, mikrofony, sensory w samochodach wszystko jest połączone z tą maszyną.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Alles aber, alle Kameras, alle Mikrophone, alle Sensoren in Autos alles ist mit der Maschine verbunden.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Kaikki kamerat, mikrofonit, autojen sensorit, ja kaikki muu yhdistetään tähän koneeseen.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.하지만 모든 것들, 카메라나 마이크, 자동차 센서 등 모든 디바이스가 이 기계로 연결되는 거죠.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Maar alles, alle camera's en microfoons, sensoren in auto's en alles is aangesloten op deze machine.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Pero todo, todas las cámaras, y los micrófonos, y los sensores de los autos y todo conectado a esta máquina.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Всё — все камеры, все микрофоны, все датчики в машинах, и вообще всё теперь подключено к этой машине.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.Но всичко, всички камери, микрофони, и сензори за коли, всичко е свързано към тази машина.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.אך הכל, כל המצלמות והמיקרופונים והחיישנים במכוניות והכל מחובר למכונה הזאת
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.لكن كل شئ، كل آلالات التصوير، المايكروفونات، والحسّاسات في السيارات وكل شئ متصل بهذه الآلة.
Ama her şey, bütün kameralar ve mikrofonlar, ve arabalardaki sensörler bu makineyle bağlantılı oluyor.車のセンサーなどが このマシンにつながっているのです 全てのものがウェブを通じて流れていきます
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Cameră urmăreşte de fapt direcţia degetelor mele.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.De camera volgt intussen waar mijn vingers heengaan;
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Kamera natomiast śledzi ruch palców w przestrzeni.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Kamera sleduje, kde se pohybují mé prsty.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.그리고 카메라는 손가락이 어떻게 움직이고 있는지 인식합니다.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Közben a kamera pedig az ujjam mozgását követi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.La telecamera invece rileva dove si muovono le dita.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mais en plus la caméra suit toujours où mes doigts se meuvent.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mas a câmara está a seguir o movimento dos meus dedos.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Men kameraet følger faktisk hvor mine fingre bevæger sig hen.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Nhưng camera đang bám sát cử động của ngón tay tôi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Pero la cámara esta rastreando cuando mis dedos se mueven.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Sementara kamera juga melacak gerakan tangan saya.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Αλλά η μηχανή στην ουσία καταγράφει τα δάχτυλά μου που κινούνται.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Но камерата в действителност проследява, когато пръстите ми са в движение.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.При этом камера следит за движением моих пальцев.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.אבל למעשה המצלמה עוקבת אחר אצבעותיי, לאן שהן נעות.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.في الواقع، الكاميرا تتبع حركة أصابعي.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.もちろん映画だって見ることができます
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,하지만 대부분의 우리 카메라맨들과 신문기자들은 타흐리르 광장에서 무슨일이 벌어졌는가
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,אבל רוב הצלמים שלנו והעיתונאים שלנו, ירדו למחתרת במצרים, בהתנדבות,
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,ولكن معظم مصورينا وصحفيينا عملوا في مصر سرا -- طوعا
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,任意にエジプトに潜入し タハリール広場で起こっていることを 取材しました
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Aber ich werde das Ding an lassen, für den Fall, dass was passiert.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ale nechám tu věc zapnutou, kdyby došlo k nějakému klimaxu. muž:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:De bekapcsolva hagyom ezt az izét arra az esetre, ha történik valami. férfi:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Jätän kameran päälle, jos tulee jotain raportoimisen arvoista. mies:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Maar ik laat dit ding aanstaan, voor het geval dingen tot iets bijzonders leiden. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ma, uh, lascerò questo coso acceso in caso avvenga qualcosa di importante. uomo:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men jag lämnar den här saken på ifall det händer något spännande. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men, øh, jeg beholder den her tændt, hvis der skulle komme et højdepunkt. mand:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Nie będę tego wyłączał, na wypadek, gdyby zrobiło się nastrojowo. mężczyzna:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Αλλά, ε, θα αφήσω την κάμερα να γράφει σε περίπτωση που αρχίσουν να ζεσταίνονται τα πράγματα. άντρας:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Но я не буду выключать, вдруг наступит решающий момент. мужчина:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Je vais laisser ça allumé, au cas où il se passerait quelque chose.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.근데 좀 더 기다려보려고요. 극적인 순간이 될 때까지요.