kamera ile cümle
kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Project X, sekiz farklı kamera sistemi kullanılarak çekildi.Bij optredens wordt gebruikgemaakt van 8-bit visuals.
Tüm bilgisayarlarda 2 megapixel kamera.De voorste camera beschikt over 2 megapixels.
Nokia'nın 1 megapiksel kamera kullandığı ilk telefondur.Hij is ook degene van wie Niko een nieuwe mobiel met camera krijgt.
İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.Vertel me welke van de twee camera's beter is.
Bunun gibi bir kameraya sahip olmak istiyorum.Ik zou graag zo'n camera hebben.
Kameramı gördün mü?Heb je mijn fototoestel gezien?
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom kocht dezelfde camera die Mary ook heeft.
Tom Mary'ye güzel bir kamera aldı.Tom kocht voor Mary een mooi fototoestel.
Tom bir web kamerası aldı.Tom heeft een webcam gekocht.
Film çekmek için (kullanılan) cihaza kamera denir.Een apparaat om mee te filmen heet een camera.
Kameraya bak.Kijk in de camera.
(JVC GR-C1) 1986 Dünyanın en küçük ve en hafif VHS-C formatındaki video kamerasını tanıttı.1986 GR-C7, najmniejsza i najlżejsza na świecie kamera VHS-C.
Kameranın 4x dijital yakınlaştırması var.Aparat dysponuje czterokrotnym zbliżeniem cyfrowym.
Gözlemci, bir CCD kamera ile değiştirilir.Rezultat nagrano kamerą CCD.
Bu nedenle bazı çekimler kameralar gizlenerek ve sessiz olarak yapılmıştı.W tym miejscu niektóre kamery zostały wyłączone i pokazane nieruchome.
Astronotlar bu nesneyi yerleşik televizyon kamerası kullanarak belirlediler.Obraz pracujących astronautów przekazywała zainstalowana na łaziku kamera telewizyjna.
Fakat kamera yüzünden sahneler yavaşlatılmıştır.Z powodu odbić wewnątrz kamery obrazy były rozmazane.
Film kısmen, filmin süresinin yaklaşık 30 dakikasını oluşturan IMAX kameralarıyla çekildi.Część sekwencji zrealizowano w formacie IMAX, które łącznie zajmują trzydzieści minut filmu.
Emniyeti artırmak amacıyla sistemde 6.000'e yakın gözlem kamerası kullanılmaktadır.W nocy do obserwacji terenu używa pasywnego przyrządu obserwacyjnego o powiększeniu 6x.
Atlantis Cable News (ACN) adlı kurgusal kanalın kamera arkasını anlatmaktadır.Akcja koncentruje się na pracy newsroomu telewizji kablowej Atlantis Cable News (ACN).
Kaza anı 3 farklı kamera tarafından görüntülendi.Całe wydarzenie sfilmowano trzema kamerami.
O çalarken kamera helikopter sayesinde etrafında döner.W trakcie wykonywania przewrotu kamera obraca się wraz z bohaterką.
Kamerayla kim olduklarını videoya çekerler.Gracze muszą też pokazać do kamery na kogo zagłosowali.
1995 QV-10 dünyanın TFT görüntülü ilk dijital kamerası.1995 Wprowadzenie GR-DV1, pierwszej na świecie kieszonkowej kamery video.
İkili ardından şaşırmış bir şekilde kameraya bakar.Bardzo sporadycznie występuje przed kamerą.
İlk kamera modeli ise 1914 yılında Oskar Barnack tarafından geliştirildi.Pierwszy aparat marki Leica skonstruował Oskar Barnack w 1913 roku.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Sporadycznie przed kamerą.
Kamera açısını yakınlaştırdığınızda inanılmaz bir detayla karşılacağız.Podczas zbliżenia kamerą postacie ożywają i dopowiadana jest dalsza część historyjki.
Tamamen yeni bir kamera uygulaması tasarlanmıştır.Zastosowano całkowicie nowe pudło.
1978'de ilk film olan Norma Rae'de kamera operatörü olarak yer aldı.Po raz pierwszy przy filmie kinowym pracował w 1978 (Norma Rae).
Ek olarak, birçok çeşitte filtreli kameralar kullanılıyor.Oprócz tego przy filharmonii działa kilka zespołów kameralnych.
Cihazda arkada 2 megapiksel bir birincil kamera bulunuyor.Wewnątrz ma 2 nierówne komory.
Tanınmamış oyuncularla kamera karşısına geçti.Zbliżyła się do upragnionych występów przed kamerą.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.W wieku 10 lat z kamery super-8 mm nakęcił swój pierwszy film zatytułowany Opona (The Tire).
Arka kameranın algılayıcı boyutu 2 megapiksel, f / 2.8 diyafram ve 50 cm'den sonsuza odaklanma aralıklıdır.Aparat ma ogniskową 5.2 mm, aperturę f/2.8 i zdolność skupienia od 10 cm do nieskończoności.
2 yaşında tanıtım fotoğrafları için kameraların karşısına geçti.Mając dwanaście lat stanął przed kamerami telewizyjnymi.
2001 Dünyanın en küçük ve en hafif dijital video kamerasını tanıttı.2001 GR-DVP3, najmniejsza i najlżejsza na świecie kamera cyfrowa.
Xperia Z3'te sağ tarafta yer alan ön kamera Xperia Z3+'ta sol tarafa yerleştirilmiştir.W pozycji po prawej czarne zagrały właśnie g5.
2002 EX-S1 ilk exilim dijital kamera.1984 GR-C1, jednomodułowa, cyfrowa kamera video.
Olay kameralar tarafından saniye saniye görüntülenmiştir.Zdjęcia wykonywane były przez kamerę z prędkością jednej klatki na sekundę.
Kamera hareketleri filmin hikâyesini daha etkili kılacak şekilde uygulanmaya başladı.Takie restrykcje zdecydowanie przyspieszają działanie naszego filmu.
Kameram Nikon'dur.Mój aparat to Nikon.
O, oğluna bir kamera aldı.Ona kupiła synowi aparat.
O, oğluna bir kamera aldı.On kupił synowi aparat.
Hasselblad çalışanları tarafından, görev sonrası bir kamera temizlenirken biraz ay tozu toplanmıştır.Litet måndamm samlades upp av en anställd hos Hasselblad när man gjorde rent kamerorna efter ett uppdrag.
Babası kamera operatörü, annesi eski bir aktristir.Hans far är kameraoperatör och hans mor är före detta skådespelerska.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Sjukdomen diagnostiseras med hjälp av biopsi som görs via ett endoskop (med en fiberoptisk kamera).
(Film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli; kamera filmin olduğu yerde olmalıdır.)(Scenen ska inte utspelas där kameran finns; inspelning sker där scenen utspelar sig.)
Kamerası 5 megapikseldir.Kameran har fem megapixlar.
Kameralar stereoskopik 3-D görüntü yakalayabilmek için görünür ışığı kullanır.Anaglyfbilder används för att ge skapa en stereografisk 3D-effekt.
Adsız eylem kameraları üretiyor ve kendi mobil uygulamalarını ve video düzenleme yazılımlarını geliştiriyor.Dom tillverkar bland annat actionkameror och utvecklar egna mobilapplikationer och redigeringsprogram.
Kaza anı 3 farklı kamera tarafından görüntülendi.Olyckan fångades på film från sex olika kameravinklar.
Nolan resim kalitesini optimize etmek için The Dark Knight gibi filmde IMAX kameralar fazla kullanılmıştır.Nolan utnyttjade IMAX-kameror så mycket som möjligt för att optimera kvaliteten på bilden.
Venera 9 ve 10'un ikişer tane kamerası vardı. fakat sadece biri başarıyla çalışabildi.Venera 9 och 10 hade två kameror vardera.
Daha sonra Afrika ile ilgili birçok belgesel çalışmasında kameraman olarak çalıştı.Han har gjort flera dokumentärer, inte minst om Afrika.
Çoğu kamera ±2% veya daha kötü doğruluğa sahiptirler.Tabellerna inkluderar partier med 2% av rösterna eller mer.
Tüm bilgisayarlarda 2 megapixel kamera.6 megapixel kamera inkluderad.
Film, Panavision Panaflex ve Panavision Lenses kameraları ile çekildi.Filmen är inspelad med kameror och linser från Panavision UK.
Haberler, kameramanın vurulma görüntülerini gösterir.Skytten använder sig av en TV-kamera för att se omgivningen.
Bu kamera, astronomik fotoğraflar çekebiliyordu.Detta var den första asteroiden som upptåcktes med hjälp av astronomisk fotografering.