Ana içeriğe geç
Sözlük

kamera ile cümle

kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğraflar kameradan doğrudan alınabilir.As visitas serão vigiadas por câmeras.
Sistem, bilgisayara bağlı saha çevresine yerleştirilmiş 8 kameradan oluşmaktadır.Ele possui oito discos verdes orbitando ao seu redor.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Elektronik kameralarda alçak frekansları geçiren filtreler olarak kullanılırlar.Um exemplo disso é o caso dos fotões que atravessam filtros.
En son 2007 yılının Ocak ayında Bukit Barisan Milli Parkına yerleştirilen kamera tuzağına yakalanmıştır.Em janeiro de 2007, parte das cinzas de Bolaños foram levadas para a cidade.
Nolan resim kalitesini optimize etmek için The Dark Knight gibi filmde IMAX kameralar fazla kullanılmıştır.Nolan usou câmeras IMAX durante a maior parte das filmagens para otimizar a qualidade da imagem.
Daha sonra kameranın arka tarafına geçti.Depois ele se vira para a câmera.
İki kamera da HDR desteğine sahip, ayrıca HDR video kaydı da yapabiliyor.Ambos os aparelhos possuem uma tela HD que agrada bastante.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.Eles estão cercados por câmeras e luzes.
Filmli bir kamerada 24 ya da 36 pozda bir film değiştirmek gerekir.Existem no mercado filmes para 12, 24 ou 36 exposições.
Kameraman olmak istemektedir.Sonha em se tornar um fotógrafo.
Kamera biraz daha çekim yapar ve kapanır.A filmagem continua por alguns momentos e encerra.
Ancak yine de 5.0 megapiksel kamerayla harika deneyimler sunuyor.Além disso possui também uma câmera digital de 5.0 megapixels.
James Bulger'in katilleri, alışveriş mağazasındaki kamera kayıtlarından bulundu.Jovens assassinos de James Bulger saem em liberdade condicional.
Kameralar stereoskopik 3-D görüntü yakalayabilmek için görünür ışığı kullanır.O 'gráfico circular 3D', é utilizado para da à um gráfico um visual tridimensional.
Tamamı koltuklu olan stadyumda kapalı devre kamera sistemi de mevcuttur.Além disso, o estádio têm um moderno e completo equipamento de câmeras de segurança.
Bu iyi bir kamera.Esta é uma boa câmera.
Off! Kameramı unuttum!Ah! Esqueci da câmera!
IPad için yeniden tasarlanan Kamera uygulaması.Nieuw ontworpen Camera-app voor de iPad.
Olay anı kamera tarafından görüntülendi.Het voorval werd op camera vastgelegd.
Ön yüzünde kamera yoktur.Aan de voorkant zit geen camera.
Kamera sistemi vardır.Het is een systeemcamera.
Ridley Scott Marslı filmi için 3D kameraları seçti.Ridley koos ervoor de film op te nemen met 3D-camera’s.
Kamera artık sayfa içinde kısıtlamalar ile kapatılabilir.De camera kan nu vanuit het vergrendelscherm worden benaderd.
İlk olarak yüksek çözünürlüklü dijital kameralarda kullanılmıştır.Er werd gebruikgemaakt van high-definition digitale camera's.
Bu mesajı ışıklar, kamera ve aksiyon olmadan alın.Zonder licht geen foto-, film- of videobeeld.
İkili ardından şaşırmış bir şekilde kameraya bakar.Vervolgens keken ze allebei wat verlegen weg van de camera.
1933-1936: "The Kwanon" Japonya'nın ilk 35 mm focal plane-shutter kamerasını üretti.In 1934 produceert het bedrijf de Kwanon, een prototype voor Japans eerste 35mm camera met een spleetsluiter.
Küçük bütçeli yapımlarda, bu görev genellikle İkinci Kamera Asistanı'na verilir.Vaak is deze functie verweven met die van de first assistant camera operator.
Cyber-shot Sony'nin ürünü olan dijital kamera serisidir.Tevens werden Sony's Cyber-shot camera's ermee uitgerust.
Diğer uçta ise kamera bağlıdır.In de eindscene zoemt de camera in op de grond.
SSİ, daha önce Mars Polar Lander ve Mars Pathfinder araçlarında kullanılan kameranın geliştirilmiş halidir.Stereocamera - De stereocamera op de Mars Polar Lander was identiek aan die van de Mars Pathfinder.
Sadece amatör amaçlar için değil, profesyonel amaçlar için de bu kameralar kullanılabilmekteydi.Deze methode wordt niet alleen door amateurs toegepast maar ook voor reclamedoeleinden.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Nee, niet daar, ik wil graag uit het raam kunnen kijken.
Nikon FireWire kameraları için geliştirilmiş destek.Amfibische lenzen voor Nikonos onderwatercamera’s.
Sıradan film yapımında film kareleri kamera tarafından birbiri ardı sıra, otomatik olarak fotoğraflanır.Bij gewone filmopnamen worden de frames automatisch belicht, de een na de ander, in een filmcamera.
Meiwes, her şeyi video kameraya çekti.De hele geschiedenis legde Meiwes vast op video.
Bu kamera çektiği fotoğrafları anında oluşturuyor.Hierna kunnen met deze camera foto´s gemaakt worden.
Film, aynı zamanda Carpenterin ilk 35mm kamera ile çektiği filmdi.Het was ook de eerste keer dan Richardson met 35mm-film werkte.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Stadyumda ayrıca güvenlik kameraları da bulunmaktadır. ^In winkels verschijnen bewakingscamera's.
Johannes Kepler de böyle bir büyük kamera obscura kullanmaktaydı.Ook van de schilder Johannes Vermeer wordt vermoed dat hij gebruik maakte van een camera obscura.
Bu yüzden de geliştirici firma, oyunun birinci şahıs kamerasıyla oynanmasında karar kılmıştır.Ook kan de speler nu zelf kiezen hoe de camera wordt geplaatst in een scène.
Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir.Ze heeft de spiegel daarom omringd door videocamera's.
Ancak istasyonda hiçbir kamera yoktur.Er zijn geen telefooncellen in het station.
Tabi kamera tam donanımla alındığında fiyat 35.000 - 50.000 aralığına çıkmaktadır.Een nieuwe bundel werd meteen gedrukt in een oplage van 35.000 tot 50.000 exemplaren.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.Met zijn Super-8 camera verfilmde hij verhalen met zijn vrienden.
"Project X, sekiz farklı kamera sistemi kullanılarak çekildi.Bij optredens wordt gebruikgemaakt van 8-bit visuals.
Tüm bilgisayarlarda 2 megapixel kamera.De voorste camera beschikt over 2 megapixels.
Nokia'nın 1 megapiksel kamera kullandığı ilk telefondur.Hij is ook degene van wie Niko een nieuwe mobiel met camera krijgt.
İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.Vertel me welke van de twee camera's beter is.
Bunun gibi bir kameraya sahip olmak istiyorum.Ik zou graag zo'n camera hebben.
Kameramı gördün mü?Heb je mijn fototoestel gezien?
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom kocht dezelfde camera die Mary ook heeft.
Tom Mary'ye güzel bir kamera aldı.Tom kocht voor Mary een mooi fototoestel.
Tom bir web kamerası aldı.Tom heeft een webcam gekocht.
Film çekmek için (kullanılan) cihaza kamera denir.Een apparaat om mee te filmen heet een camera.
Kameraya bak.Kijk in de camera.
(JVC GR-C1) 1986 Dünyanın en küçük ve en hafif VHS-C formatındaki video kamerasını tanıttı.1986 GR-C7, najmniejsza i najlżejsza na świecie kamera VHS-C.
Kameranın 4x dijital yakınlaştırması var.Aparat dysponuje czterokrotnym zbliżeniem cyfrowym.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod