İyi bir kameran var.You have a good camera.
O benim kız kardeşimin kamerası.That is my sister's camera.
O eski bir kamera.That is an old camera.
O dükkânda kameramı tamir ettirdim.I had my camera repaired at that shop.
O zaman keşke bir kameram olsaydı.I wish I had had a camera then.
O kamerayı satın almak için bir on dolara daha ihtiyacın var.You need another ten dollars to buy that camera.
O kamera ile ne yaptın?What did you do with that camera?
Ben bu kamera için can atıyorum.I'm dying for that camera.
Benim kameramı gördünüz mü?Did you see my camera?
Sen benimki ile aynı kameraya sahipsin.You have the same camera as mine.
Bu kamerayı nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you know how to use this camera?
Kameranı ne yaptın?What did you do with your camera?
Kameranı nereye koydun?What did you do with your camera?
Benim kameramı kullandınız mı?Did you use my camera?
Satın aldığın kamera benimkinden daha iyi.The camera that you bought is better than mine.
Oradaki kameramanın milliyeti nedir?What is the nationality of that cameraman over there?
Bu kamera, film yüklü değil.This camera is not loaded with film.
Sizinki gibi öyle iyi bir kamera alamam.I can't afford such a good camera as yours.
Kameram çalındı.My camera was stolen.
Kameramda bir sorun var.Something's wrong with my camera.
Benim kameram seninkinden çok daha iyidir.My camera is much better than yours.
Benim kameram seninkinden farklıdır.My camera is different from yours.
Kameram Nikon'dur.My camera is a Nikon.
Benim kamera bir Nikon'dur.My camera is a Nikon.
Benim kameram senin kameranla aynı.My camera is the same as your camera.
Kameramın tamir edilmesine gerek yok.My camera doesn't need to be fixed.
Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.My brother is holding a camera in his hand.
30 dolara bir kamera satın aldım.I bought a camera for 30 dollars.
Geçen gün kameramı kaybettim.I lost my camera the other day.
Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.I cannot afford a camera above 300 dollars.
Senin sahip olduğun kameranın aynısını aldım.I bought the same camera as you have.
Benim güzel bir kameram var.I have a nice camera.
Bir kamerayı bir gitarla değiştirdim.I exchanged a camera for a guitar.
İki kameram var.I have two cameras.
Kameramı rehin bıraktım.I pawned my camera.
Kameramı çaldırdım.I had my camera stolen.
Bir kamera aldım fakat ertesi gün onu kaybettim.I bought a camera, but I lost it the next day.
Ona kameramı gösterdim.I pointed my camera at her.
Bu kamerayı 25,000 yene aldım.I bought this camera for 25,000 yen.
Bunun gibi bir kamera almak istiyorum.I would like to get a camera like this.
Ben önceki gün bir kamera kaybettim.I had lost a camera in the previous day.
Çok fazla kameram var.I have a lot of cameras.
Tom ve Paula'ya kameramı ödünç verdim.I lent Tom and Paula my camera.
Ben bu kamerayı dün aldım.I bought this camera yesterday.
Kameramı arıyorum.I'm looking for my camera.
Bana amcam tarafından bir kamera verildi.I was given a camera by my uncle.
İki gün önce bir kamera aldım.I bought a camera two days ago.
Onu kamerayı çalarken yakaladım.I caught him stealing the camera.
Kameramı ona ödünç verdim.I lent her my camera.
Kamerayı onun yüzüne odakladım.I focused the camera on her face.
Vergisiz bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Vergiden muhaf bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
O mağazadan bir kamera, bir saat ve bazı yemek takımları satın aldık.We bought a camera, a clock and some dishes in that store.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.If I had enough money, I could buy this camera.
Yeterli param olsa, bu kamerayı alırım.If I had enough money, I could buy this camera.
Amcam bana senin kameranın aynısını aldı.My uncle bought me the same camera as you have.
Geçenlerde bir kamera aldım.I bought a camera the other day.
Kamerasını nereden aldığını biliyor musun?Do you know where he bought his camera?
Onun kamerası benimkinin üç katı kadar pahalı.His camera is three times as expensive as mine.
O bana önceki gün aldığı kamerayı gösterdi.He showed me the camera which he had bought the day before.