Bu kamerayı size vereceğim.I'll give you this camera.
Sınıfta bırakılmış pahalı bir kamera vardı.There was an expensive camera left in the classroom.
Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.I lost the camera I had bought the day before.
Bana iyi bir kamera tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend me a good camera?
Neredeyse her turist yanında bir kamera taşır.Almost every tourist carries a camera with him.
Benim kameramı yalnız bırakın.Leave my camera alone.
Tom kamerasını arabada bırakacak kadar dikkatsizdi.Tom was so careless as to leave his camera in the bus.
Gittiğim her yere kameramı götürürüm.I take my camera wherever I go.
Kameranı nerede tamir ettirdin?Where did you get your camera repaired?
Video kamerana bir bakayım.Let me have a look at your video camera.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.Tell me which of the two cameras is the better one.
Kamera en az $500'a mal olacaktır.The camera will cost at least $500.
Kamerada bir hata olmalı.Something must be wrong with the camera.
Jim kamerasını çaldırdı.Jim had his camera stolen.
Bu kameralar Japonya'da üretilir.These cameras are made in Japan.
Bu onun kaybettiği aynı kameraThis is the same camera that he lost.
Bu, Japonya'da yapılmış bir kamera.This is a camera made in Japan.
Bu sahip olduğum tek kameradır.This is the only camera I've got.
Bu kaybettiğim kamera ile aynı tip kamera.This is the same type of camera as the one I lost.
Bu, kaybettiğim kamera ile aynı model.This is same type of camera as the one I lost.
Dün aldığım kamera budur.This is the camera which I bought yesterday.
Bu sizinkiyle aynı kamera.This is the same camera as yours.
Bu seninkiyle aynı kamera.This is the same camera as yours.
Bu güzel bir kameradır.This is a nice camera.
Bu, mağazadaki en iyi kamera.This is the best camera in the store.
Bu kamerayı 35,000 yene aldım.I bought this camera for 35,000 yen.
Bu kamerayı 35,000 yene satın aldım.I bought this camera for 35,000 yen.
Bu kamera satılık mı?Is this camera for sale?
Bu kamera küçük, ama çok iyi.This camera is small, but very good.
Bu yeni kameranın kullanımı kolaydır.This new camera is a snap to use.
Ben bu kamerayı sevmiyorum.I don't like this camera.
Bu kamerayı nasıl kullanıyorsun?How do you use this camera?
Bu kamera Almanya'da yapılmıştı.This camera was made in Germany.
Bu kamera kimindir?Whose is this camera?
Bu kamera kaç para?How much is this camera?
Bu kamera ondan daha az pahalı.This camera is less expensive than that one.
Bu kamera bana amcam tarafından verildi.This camera was given me by my uncle.
Kamerayı nasıl kullanacağımı bana gösterir misin?Will you show me the way to use the camera?
Bu kamera gümrüğe tabiidir.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrüklüdür.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrük vergisine tabiidir.This camera is dutiable.
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.I'll have to have my camera repaired.
Kameramı getirmeliydim.I should've brought my camera.
Bir kameran var mı?Do you have a camera?
Bir kamera almanın bir faydası yok.There's no point in taking a camera.
Ben kamerayı beraberimde götürdüm.I took my camera along.
Kamerayı yanıma aldım.I took my camera along.
Yanına kamera getirmeyi unutma.Don't forget to take a camera with you.
Ben telefon görüşmesi yaparken, benim için kamerayı izle.Watch the camera for me while I make a phone call.
Benim için kamerama sahip çık.Watch my camera for me.
Ben kameramı kaybettim.I have lost my camera.
Kameranı getiriyor musun?Are you bringing your camera?
Kaç tane kameran var?How many cameras do you have?
Kameraya gülümseyin lütfen.Smile at the camera, please!
Babam bana bir kamera aldı.Dad bought me a camera.
Babam bir kamera satın aldı.Dad bought a camera.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Amcam bana bir kamera verdi.My uncle gave me a camera.
İyi bir kamera aldım.I bought a good camera.