Bu iki Danimarkalı kişi gelip gizli kameranın yanına oturdular.These are two Danish guys who come out and sit down next to the hidden camera.
Bu arada kameranın solundaki iki Danimarkalı kahkahalarla gülüyor.Now in the meantime, the two Danish guys to the left of the camera are cracking up.
Siyah giyimli bir polisi görüyorsunuz, gizli kamerayla çekildi.That's a cop wearing black right there, being filmed with a hidden camera.
Yöneticilerin yapmaya çalıştığı tek şey kameralarımızın bulmaktı.One thing the managers were trying to do was to track down our cameras.
Çantalarında gizli kamera bulunan biri iki katılımcıyı yakaladılar.And they caught a couple of my guys who had hidden cameras in duffel bags.
Savaş sırasında, topçu birliği, kamerayı neredeyse tüm harita üzerinde defalarca hareket ettirir.During the battle, artillerymen repeatedly move the camera over nearly the entire map.
Kamera ve Efektler:Camera & Effects:
Carolyn Porco Cassini misyonu için kamera sorumlusu.I know Dr. Carolyn Porco is the camera P.I. for the Cassini mission.
Bu Furby'i hareket ettiren ilk küçük kamera.And there's the first little cam that drove Furby.
Ve oraya küçük bir kamera koydum, diijital göz görevi yapsın diye.So I put a small camera over there that acts as a digital eye.
Kamera bütün hareketlerinizi takip ediyor.The camera is actually tracking all your gestures.
Burada yaptığım kamerayı çıkarmak --So, what I did here is remove the camera --
Ve tüm web kameralarının içinde bir mikrofon olur.All the webcam cameras have a microphone inside the camera.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.But the camera is actually tracking where my fingers are moving.
Arbus bu fotoğrafı çekerken bir Rolleiflex kamera kullanmış.She, yeah the type of camera she uses is
Ve kameraya geç!And role the camera!
Lanet kamerayı kapat.Cut the Goddamn camera off.
Off Phil, kamerayı çalıştır.Jesus Phil, roll camera.
Her şeyi aynı anda çekebilmek için kameranızı veya cep telefonunuzu sağa sola sallamayın.Don't wave the camera or cell phone around to try to film everything at once.
Cihazdaki video kamerayı kullanarak yüzümü takip ediyor.So he's actually using the video camera on the device to follow my face.
Bu yüksek hızda çekim yapan kamerada bir sivrisineğin görüntüsü,This is a high-speed camera view of a mosquito.
Ve, elbette, sinyal işlemcisi ve dijital kameralar da var.And, of course, there's signal processing and digital cameras.
Fotoğraflar ve fotoğraf albümleri, kameralar ve SD kartlar buluyorlardı.They'd been finding photos and photo albums and cameras and SD cards.
Telsiz teleskop cebime koyduğum dijital kamera.The wireless telescope was a digital camera I had tucked in my pocket.
Nişancı hedef göstergenizi takip etmek için kamerayı döndürmelisiniz.You should turn the camera to follow your reticule.
İkinci Kamera ve Editör - Grant YaffeeSecond Camera and editor - Grant Yaffee
Dört kişi koşu bandının üzerinde dans ediyor, kesme yok, sadece bir duran kamera.Four guys dancing on treadmills, no cuts, just a static camera.
Yüzeyinde de kameralar var.And it has cameras over the surface of it.
Arkanıza yaslanabilirsiniz bu durumda kamera da baktığınız yöne göre açısını değiştirecektir.You can lean back, but the camera will change its perspective depending on which way you're looking.
Wood'un Ayı Kamerası klipleri.Wood's Bear Cam clips.
3D kameranız var, öyleyse 3 boyutlu görme imkanınız var.You have a 3D camera, so you get a 3D view.
Bunlar, kamera ve üç ekipman.This is the camera, and three instruments.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.And we can make those markers glow. And we can take special cameras, and we can look at it.
Evlerine gidiyorum, ve bunu tüm dünyada yapıyoruz, ve onları şehirde video kameralarla izliyoruz.I go in their homes. And we do this worldwide, and we follow them around town with video cameras.
Kamera göz hizasında olacak bir şekilde röportajı yapın.Set up your interview so the camera is at their eye level.
Ya da eski bir kamerayla çekmiş olduğunuz fotoğrafları bastırdığınız an.Or the moment you developed the first film you shot with an old camera.
Bu bir düğmeye gizlenmiş kameradan alınmış bir görüntü.And this is footage from a hidden camera in a button.
Kamera arkasında ise usta bir isim vardır:Behind the camera, there was a famous name:
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.I just stick it in the computer, offload the pictures, put it right back in the camera.
Kurbanın adresini görüntüleyen gizli kameramız olayları gösteriyorAt the mark's address our hidden cameras watch the action
Bunun gibi bir kamera yerleştiren diğer şirketler varThere are other companies that will place a camera
Ve tabletin kamerasını görmek istediğmiz tabloya yöneltiyoruz, bunun gibi.And we just aim the camera of the tablet to the painting that we are interested to see, like this.
Bu, Bill'in kameralarının şov yaptıkları yer.Here's where Bill's cameras really do shine.
Ya da güzel şeyler yapapilirsiniz. Kamera biraz daha yakından alırsa.Or you can do beautiful things that, if the camera can capture, you can make.
İkincisi de, duman kullandığımda kameramanın daha rahat uçuşu kaydedebilmesi.And reason number two: it's much easier for the camera guy to film If I'm using smoke.
Bu gördüğünüz an, birden fazla kamera tarafından kaydedilmiş bir an.This is a moment, one moment captured across multiple cameras.
Kamera açık.There's a surveillance camera.
İnsanlar buralara gidebilir, bir kamera, bisiklet veya kol saati edinebilirler.They can go down and access a camera, a bicycle or a wristwatch.
Ne tür bir kamera kullandınız?What cam did you use?
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.And it took a lot of preparation, we had to build cameras and lights and all kinds of things.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Let's start by taking a photo with his computer's camera to get rid of that egg.
Sadece o değil, kamera neden aşağıya bakıyor?Not only that, why is the camera looking down?
Kamera ona doğru aşağıya bakıyor, çünkü o bir kuyuda.The camera's looking down at her because she's in the well.
Şey ben sadece... mp3 ve dijital kameralar nerdeydi?I was just... Where are the mp3s and digital cameras?
Evlerde kameraların bir şey yaptıklarına pek inanmıyoruz.We don't really believe in cameras to do things in homes.
Ve bu beni büyüledi, çünkü hayatımın çoğunu kamerayla orda burda harcamıştım.And that fascinated me, because I'd been messing around with a camera most of my life.
Ve kameranın güzelliği de budur.And that's the beautiful thing about the camera.
Bence kamera daha keskin.I think the camera is.
Bütün hepsi Amerikan askerlerinin kameralarından.All of them come from the cameras of American soldiers.
Her tarafta kameralar vardı ve her tarafta komşular vardı.And there was cameras all around and neighbors all around.