Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.그리고 카메라는 손가락이 어떻게 움직이고 있는지 인식합니다.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Közben a kamera pedig az ujjam mozgását követi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.La telecamera invece rileva dove si muovono le dita.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mais en plus la caméra suit toujours où mes doigts se meuvent.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Mas a câmara está a seguir o movimento dos meus dedos.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Men kameraet følger faktisk hvor mine fingre bevæger sig hen.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Nhưng camera đang bám sát cử động của ngón tay tôi.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Pero la cámara esta rastreando cuando mis dedos se mueven.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Sementara kamera juga melacak gerakan tangan saya.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Αλλά η μηχανή στην ουσία καταγράφει τα δάχτυλά μου που κινούνται.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Но камерата в действителност проследява, когато пръстите ми са в движение.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.При этом камера следит за движением моих пальцев.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.אבל למעשה המצלמה עוקבת אחר אצבעותיי, לאן שהן נעות.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.في الواقع، الكاميرا تتبع حركة أصابعي.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.もちろん映画だって見ることができます
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,하지만 대부분의 우리 카메라맨들과 신문기자들은 타흐리르 광장에서 무슨일이 벌어졌는가
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,אבל רוב הצלמים שלנו והעיתונאים שלנו, ירדו למחתרת במצרים, בהתנדבות,
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,ولكن معظم مصورينا وصحفيينا عملوا في مصر سرا -- طوعا
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,任意にエジプトに潜入し タハリール広場で起こっていることを 取材しました
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Aber ich werde das Ding an lassen, für den Fall, dass was passiert.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ale nechám tu věc zapnutou, kdyby došlo k nějakému klimaxu. muž:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:De bekapcsolva hagyom ezt az izét arra az esetre, ha történik valami. férfi:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Jätän kameran päälle, jos tulee jotain raportoimisen arvoista. mies:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Maar ik laat dit ding aanstaan, voor het geval dingen tot iets bijzonders leiden. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ma, uh, lascerò questo coso acceso in caso avvenga qualcosa di importante. uomo:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men jag lämnar den här saken på ifall det händer något spännande. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men, øh, jeg beholder den her tændt, hvis der skulle komme et højdepunkt. mand:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Nie będę tego wyłączał, na wypadek, gdyby zrobiło się nastrojowo. mężczyzna:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Αλλά, ε, θα αφήσω την κάμερα να γράφει σε περίπτωση που αρχίσουν να ζεσταίνονται τα πράγματα. άντρας:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Но я не буду выключать, вдруг наступит решающий момент. мужчина:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Je vais laisser ça allumé, au cas où il se passerait quelque chose.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.근데 좀 더 기다려보려고요. 극적인 순간이 될 때까지요.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Nhưng, uh, tôi sẽ để lại điều này trên trong trường hợp bất cứ điều gì được climactic. người đàn ông:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.ولكن، آه، سأترك هذا الشيء في حال أصبح أي شيء حرجًا.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.クライマックスは また後で 男: テリーザ、こっち見て
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Aber nicht unbedingt nur eine Kamera?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Ale nemusí nezbytně nést jen kameru?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Ale niekoniecznie tylko kamera?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Dar n-ar căra doar o cameră video?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?De nem csak egy kamerára, ugye?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Maar niet per se alleen een camera?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Mais pas nécessairement une caméra ?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Ma non per forza solo una videocamera?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?¿Pero no será solamente una cámara?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Но ведь не только камеру?
Ama sadece kamera ile değil, öyle değil mi?Но това няма да бъде само камера, нали?
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,하지만 그들이 절대로 잡지 못한 남자는 바로
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,Nhưng có một chiếc máy quay họ không bao giờ phát hiện được
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,אבל הצלם שהם אף פעם לא תפסו היה הבחור שפשוט נכנס עם קלטת ריקה
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,لكن الشاب المصور الذي لم يمسكوه قط كان الشاب الذي دخل ومعه شريط فارغ
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,但喺有一個人無畀人捉到 佢帶住個空帶入去商場
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,空のテープだけ持って Best Buyのカメラ売り場に行き
Ancak, gizli kamera taşıyan birini bulamadılar.Ale jedného s kamerou nikdy nechytili.
Ancak, gizli kamera taşıyan birini bulamadılar.하지만 한 개는 결국 못 찾았냈죠.
Ancak, gizli kamera taşıyan birini bulamadılar.אבל צלם אחד שהם לא תפסו
Anlatıcı: Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Nas profundezas de uma região remota dos Camarões, dois caçadores seguem a sua presa.
Anlatıcı: Kamerun'un ücra bir köşesinde, iki avcı avlarını takip ediyorlar.Sâu trong vùng hoang sơ của Cameroon hai thợ săn bám theo con mồi của họ
Araba çok büyük, kamera çok küçük, ama yine de kameranın kullanım kılavuzu arabanınkinden daha büyük.De auto is zo groot, de camera zo klein, toch is de handleiding voor de camera zoveel groter dan voor de auto.
Araba çok büyük, kamera çok küçük, ama yine de kameranın kullanım kılavuzu arabanınkinden daha büyük.Foťák je tak malý, auto tak velké a přeci manuál k foťáku je o tolik větší než manuál k autu.
Araba çok büyük, kamera çok küçük, ama yine de kameranın kullanım kılavuzu arabanınkinden daha büyük.차는 매우 크고 카메라는 매우 작은데 카메라 매뉴얼이 자동차 매뉴얼보다 훨씬 두꺼우니까 말입니다.