Ana içeriğe geç
Sözlük

kamer ile cümle

kamer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maroua, Kamerun'un Far North Bölgesi'nin yönetim merkezi olan şehir.Maroua is de hoofdstad van de regio Extrême-Nord in Kameroen.
"Heike Kamerlingh Onnes biyografisi".Catalogus tentoonstelling Menso Kamerlingh Onnes.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Nee, niet daar, ik wil graag uit het raam kunnen kijken.
Nikon FireWire kameraları için geliştirilmiş destek.Amfibische lenzen voor Nikonos onderwatercamera’s.
Sıradan film yapımında film kareleri kamera tarafından birbiri ardı sıra, otomatik olarak fotoğraflanır.Bij gewone filmopnamen worden de frames automatisch belicht, de een na de ander, in een filmcamera.
Kuzeybatı Bölgesi ile birlikte, iki Anglofon (İngilizce konuşan) Kamerun bölgelerinden birisidir.North-Ouest vormt samen met de regio Sud-Ouest het Engelstalige gedeelte van Kameroen.
Meiwes, her şeyi video kameraya çekti.De hele geschiedenis legde Meiwes vast op video.
Bu kamera çektiği fotoğrafları anında oluşturuyor.Hierna kunnen met deze camera foto´s gemaakt worden.
Film, aynı zamanda Carpenterin ilk 35mm kamera ile çektiği filmdi.Het was ook de eerste keer dan Richardson met 35mm-film werkte.
Kamerî harflerdendir.Het uitlezen van camerabeelden.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Stadyumda ayrıca güvenlik kameraları da bulunmaktadır. ^In winkels verschijnen bewakingscamera's.
Johannes Kepler de böyle bir büyük kamera obscura kullanmaktaydı.Ook van de schilder Johannes Vermeer wordt vermoed dat hij gebruik maakte van een camera obscura.
Bu yüzden de geliştirici firma, oyunun birinci şahıs kamerasıyla oynanmasında karar kılmıştır.Ook kan de speler nu zelf kiezen hoe de camera wordt geplaatst in een scène.
Alman Kamerunu (Almanca: Kamerun), 1884-1916 yılları arasında Alman İmparatorluğu'nun sömürgesi idi.Kameroen (Duits: Kamerun) was van 1884 tot 1919 (in feite tot 1916) een Duitse kolonie.
Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir.Ze heeft de spiegel daarom omringd door videocamera's.
Kamerun toplamda on adet bölgeye ayrılmış konumdadır.Kameroen is ingedeeld in tien regio's.
Ancak istasyonda hiçbir kamera yoktur.Er zijn geen telefooncellen in het station.
Tabi kamera tam donanımla alındığında fiyat 35.000 - 50.000 aralığına çıkmaktadır.Een nieuwe bundel werd meteen gedrukt in een oplage van 35.000 tot 50.000 exemplaren.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.Met zijn Super-8 camera verfilmde hij verhalen met zijn vrienden.
"Project X, sekiz farklı kamera sistemi kullanılarak çekildi.Bij optredens wordt gebruikgemaakt van 8-bit visuals.
Tüm bilgisayarlarda 2 megapixel kamera.De voorste camera beschikt over 2 megapixels.
Canon Sportif de Yaoundé, Kamerun premier liginde mücadele eden bir profesyonel futbol kulübüdür.Canon Sportif de Yaoundé is een Kameroense voetbalclub uit de hoofdstad Yaoundé.
Kamerun genel olarak komşu ülkeler ile iyi ilişkiler içerisinde bulunmaktadır.Iran onderhoudt goede betrekkingen met een aantal buurlanden.
Nokia'nın 1 megapiksel kamera kullandığı ilk telefondur.Hij is ook degene van wie Niko een nieuwe mobiel met camera krijgt.
İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.Vertel me welke van de twee camera's beter is.
Bunun gibi bir kameraya sahip olmak istiyorum.Ik zou graag zo'n camera hebben.
Kameramı gördün mü?Heb je mijn fototoestel gezien?
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom kocht dezelfde camera die Mary ook heeft.
Tom Mary'ye güzel bir kamera aldı.Tom kocht voor Mary een mooi fototoestel.
Tom bir web kamerası aldı.Tom heeft een webcam gekocht.
Film çekmek için (kullanılan) cihaza kamera denir.Een apparaat om mee te filmen heet een camera.
Kameraya bak.Kijk in de camera.
(JVC GR-C1) 1986 Dünyanın en küçük ve en hafif VHS-C formatındaki video kamerasını tanıttı.1986 GR-C7, najmniejsza i najlżejsza na świecie kamera VHS-C.
Afrika (CAF) Mısır ve Kamerun turnuvaya katılmaya hak kazandı.Afryka (CAF) Egipt i Kamerun awansowały.
1884 - Kamerun, Almanya'nın sömürgesi oldu.1884 – Kamerun został kolonią niemiecką.
Ocak 1977'de, BEAC'nin Yaoundé, Kamerun'daki merkezinin genel müdürü oldu.W styczniu 1977 objął funkcję zastępcy dyrektora generalnego BEAC w Jaunde w Kamerunie.
Kameranın 4x dijital yakınlaştırması var.Aparat dysponuje czterokrotnym zbliżeniem cyfrowym.
Kamerun ve Togoland ise Britanya ile Fransa arasında ikiye bölündü.W 1922 Togoland został podzielony między Wielką Brytanię i Francję.
Busuu, Kamerun'da konuşulan bir çeşit dildir.Busuu to język, który ma swoje korzenie w Kamerunie.
Gözlemci, bir CCD kamera ile değiştirilir.Rezultat nagrano kamerą CCD.
Bu nedenle bazı çekimler kameralar gizlenerek ve sessiz olarak yapılmıştı.W tym miejscu niektóre kamery zostały wyłączone i pokazane nieruchome.
Astronotlar bu nesneyi yerleşik televizyon kamerası kullanarak belirlediler.Obraz pracujących astronautów przekazywała zainstalowana na łaziku kamera telewizyjna.
Fakat kamera yüzünden sahneler yavaşlatılmıştır.Z powodu odbić wewnątrz kamery obrazy były rozmazane.
Britanya Filistin, Ürdün, Irak, Kamerun'un bazı bölgeleri, Togo ve Tanganyika'yı aldı.Wielka Brytania przejęła kontrolę nad Palestyną, Irakiem, częścią Kamerunu i Togo oraz Tanganiką.
Film kısmen, filmin süresinin yaklaşık 30 dakikasını oluşturan IMAX kameralarıyla çekildi.Część sekwencji zrealizowano w formacie IMAX, które łącznie zajmują trzydzieści minut filmu.
2017 Afrika Uluslar Kupası'nda, Kamerun A grubunda; Burkina Faso, ev sahibi Gabon ve Gine-Bissau ile eşleşti.W grupie A, Pucharu Narodów Afryki 2017, znalazły się drużyny: Gabonu, Burkiny Faso, Kamerunu i Gwinei Bissau.
Emniyeti artırmak amacıyla sistemde 6.000'e yakın gözlem kamerası kullanılmaktadır.W nocy do obserwacji terenu używa pasywnego przyrządu obserwacyjnego o powiększeniu 6x.
Alman Kamerunu (Almanca: Kamerun), 1884-1916 yılları arasında Alman İmparatorluğu'nun sömürgesi idi.Kamerun Niemiecki (niem. Deutsch-Kamerun) – niemiecka kolonia w latach 1884–1916.
Atlantis Cable News (ACN) adlı kurgusal kanalın kamera arkasını anlatmaktadır.Akcja koncentruje się na pracy newsroomu telewizji kablowej Atlantis Cable News (ACN).
Kaza anı 3 farklı kamera tarafından görüntülendi.Całe wydarzenie sfilmowano trzema kamerami.
O çalarken kamera helikopter sayesinde etrafında döner.W trakcie wykonywania przewrotu kamera obraca się wraz z bohaterką.
Kamerayla kim olduklarını videoya çekerler.Gracze muszą też pokazać do kamery na kogo zagłosowali.
1995 QV-10 dünyanın TFT görüntülü ilk dijital kamerası.1995 Wprowadzenie GR-DV1, pierwszej na świecie kieszonkowej kamery video.
İbrâni ayları, kamerî aylardır.Moskwa 2004, Month of Photo.
İkili ardından şaşırmış bir şekilde kameraya bakar.Bardzo sporadycznie występuje przed kamerą.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Sporadycznie przed kamerą.
İlk kamera modeli ise 1914 yılında Oskar Barnack tarafından geliştirildi.Pierwszy aparat marki Leica skonstruował Oskar Barnack w 1913 roku.
Kamera açısını yakınlaştırdığınızda inanılmaz bir detayla karşılacağız.Podczas zbliżenia kamerą postacie ożywają i dopowiadana jest dalsza część historyjki.
Muharrem ayı, hicrî kamerî yılın birinci ayıdır.Krwawienie miesięczne jest pierwszym etapem cyklu miesiączkowego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod