Ana içeriğe geç
Sözlük

kamer ile cümle

kamer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.We're at the edge of the Brine Pool, there's a fish that's swimming towards the camera.
1991 yılıydı. İsmim Steve Miller, TV kameramanıyım.My name's Steve Miller, I'm a TV cameraman.
İyiydi. Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.No more throwing cameras around stairwells.
Bunu yaptığımda, onu bıraktım ve o sudayken hemen kameraya koştum.Which I did, and then I let go of him, and went to walk back to the camera -- in he went. Shit.
Kamerayı hallediyor, sesi de halledebilir.He can do camera, he must be able to do sound.
- Bana kamerayı ver, dostum.Just give us the camera, mate. He's... he's gone.
Şimdi, kamera ışığım vardı ve en fazla iki, üç saat dayanacağını biliyordum.Now, I had my camera light and I knew I had about two, maybe three hours tops worth of light.
Kamerayı ver, bakayım.Give me the camera. Let me see.
Kamerayı bana ver.Give me the camera.
İşte. Kameraya çekmemi ister misin?Here, you want your piece to camera?
Bunun için kameraya ne diyeceksin?What's your piece to camera for this one, huh?
Kameramı çıkardım, defterimi çıkardım, bir sandalye çektim ve bu davranışı gözlemlemeye başladım.I took my camera, I took my notebook, took a chair, and started to observe this behavior.
Gerçek şu ki, aile politikası olarak kameraların karşısına çıkmıyorum.I don't like this run in with the cameras, especially if it's about my personal life.
Galiba bana sarıldığında kameralar çekmiş.There are videos of you hugging me.
Tabii ki müzenin içinde bir kameradan bakmalarıLook at the girl. Of course they have to look through a bloody camera in a museum.
Güvenlik kamerasý kasetleri VHS olurdu eskiden.The security cassettes used to be VHS.
MTA kameranıza el koyacak."The MTA will confiscate your camera."
Bu esnada oturuken kameramın bu insanlardan daha iyi muamele gördüğünü düşündüm.I thought, my camera is getting far better treatment than these people.
(muhabir- kamera kapalı) Neden?(Interviewer - off Camera) And why?
Özgürlük peşine düştük ama güvenlik kameralarıyla örülmüş bir dünyada yaşıyoruz.We've pursued freedom, but we now live in a world that is more monitored by CC TV cameras.
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpI'll never forget that one girl looked in her father's eyes with that camera and said,
Kameramanı öldüremeyi.We can't be killing camera men.
Önemli olan, kameramı çıkarmadan bile önceI have been walking around London
Odada dört adet gizli kamera var ve altı gizli mikrofon.[♪] The place is rigged with four hidden cameras and six concealed microphones.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.And he pointed to the busloads of tourists that would show up everyday, with cameras ready usually.
Kameramana da.Get the cameraman.
-Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.-I'm so fucking tired of cameras.
Hayret hiç kamera yok ortalıkta.I'm surprised there are no cameras.
Burada, bir başüstü kamerası beni konuşurken ve kağıda birşeyler çizerken kaydediyor.Here, an overhead video camera is recording me as I'm talking and drawing on a piece of paper.
Şu sağdaki, David. Ve elinde bir kamera tutuyor. Soldaki bu kameranın gördükleri.Here's David on the right, and he's holding a camera.
Kamera her zaman çalışmaktadır.The camera is always on.
Kamera aşşağıya doğru ona bakıyordu.And the camera is looking down at her.
Otobüsteki insanları kameraya almışlar ve sonradan videodakileri işlemişler.They videotaped people on a bus, and then they post-processed the video.
Elleri kameraya çok büyük geliyordu, eşininkilere de, vücuduna da.His hands no longer fit his camera, no longer fit his wife's, no longer fit his body.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.It was a year before my father picked up a camera again.
Zapata, kameralardan utanırdı.Zapata was camera-shy.
Bu bir kamera şakası mı?Crazy Willie put you up to this?
Eğer kamerayı yukarı koyarsak, tekrar bu rakamları düşünmeye başlarsınız.If you take the camera above, you start thinking about these numbers again.
Robert'ı altı kamera ile çektik.We shot Robert with six cameras.
Bu ürünün iki kamerası var.This product, it has two cameras.
Spyfish devrimci bir su altı kamerası.The Spyfish is a revolutionary subaquatic video camera.
Kameralı telefonlar, tabiki de, bu proje için temel olacak.Camera phones, of course, would be fundamental to the project.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.For 18 days, our cameras were broadcasting, live, the voices of the people in Tahrir Square.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.He told me, "We appeal to you not to switch off the cameras.
Eğer bu gece kameraları kapatırsanız, kıyım olacak.If you switch off the cameras tonight, there will be a genocide.
Oradaki kamera mı ?Is that a video camera at that door?
Kapıdaki kamerayı sökünRemove the video camera at the door.
Kamerayı sökerseniz, birini daha öldürürNo way, your are forcing him to kill more.
"Evine bir güvenlik kamerası taktırsan iyi edersin""Better get a security camera for your house."
Şimdi bütün kameraları geri alalımAlright, let's move all the cameras back.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.It's a nanomaterial, two nanomaterials, a detector and an imager.
Tamam, kamera her neredeyse --CA: Just show it off a bit.
Kızıl ötesi bir göstergece bakan bir FireWire kameramımız var.So, you know, we have a FireWire camera, it looked at an infrared pointer.
Öğrencilerimizden birine kameranın neyi ölçtüğünü sorduk.We asked one of our students to look at what the camera is measuring.
(Kokluyor) (Öksürüyor) Kameraman bey, biraz koklar mısınız?(Sniffs) (Coughs) Have a smell of that, mister cameraman.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.A fan saw it on TV, recorded it with her camera phone, and uploaded it to YouTube.
Burada bizim hava kamerasının bir örneği var.Here is an example of our aerial camera.
Burası Mandara Dağları, Nijerya sınırına yakın Kamerun, Mokoulek'te.This is in the Mandara mountains, near the Nigerian border in Cameroon, Mokoulek.
İsteginize göre açıp kapatabileceğiniz kameralar mevcut, eğer ki deneyleriniz bu doğrultudaysa.There's cameras that can be turned on and off at your will, if those are your experiments.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.We were one of the lucky ones to get in the class with the Sony cameras and the Vista software.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod