‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıTrong những ngày đó, người ta sẽ không còn nói: Ông cha ăn trái nho chua mà con cháu phải ghê răng.
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıV tistih dneh ne poreko več: Očetje so jedli kislo grozdje in otrokom so zato zobje skominasti;
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıV tých dňoch už nepovedia viacej: Otcovia jedli nedozrelky, a synom stŕply zuby;
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıZa onych dni nie będą więcej mówić: Ojcowie jedli grona cierpkie, a synów zęby ścierpnęły;
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıΕν ταις ημεραις εκειναις δεν θελουσι λεγει πλεον, Οι πατερες εφαγον ομφακα και οι οδοντες των τεκνων ημωδιασαν
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıВ ония дни няма вече да казват: Бащите ядоха кисело грозде, И зъбите на децата оскоминяха;
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıВ те дни уже не будут говорить: „отцы ели кислый виноград, а у детей на зубах оскомина",
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıבימים ההם לא יאמרו עוד אבות אכלו בסר ושני בנים תקהינה׃
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştıفي تلك الايام لا يقولون بعد الآباء اكلوا حصرما واسنان الابناء ضرست.
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı當 那 些 日 子 、 人 不 再 說 、 父 親 喫 了 酸 葡 萄 、 兒 子 的 牙 酸 倒 了
‹‹O günler insanlar artık, ‹Babalar koruk yedi, Çocukların dişleri kamaştı當 那些 日子 、 人 不 再 說 、 父親喫 了 酸 葡萄 、 兒子 的 牙 酸 倒了
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Are doar 12 ani, şi nu este uluită de nimic."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Cô bé chỉ mới 12 tuổi mà lại không kinh ngạc với bất cứ thứ gì."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Dia baru 12 tahun, dan dia tidak terheran-heran oleh apa pun"
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı.""Ela só tem 12 anos, "e não está deslumbrada com nada."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Elle n'a que 12 ans, et rien ne la perturbe."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Ez a kislány mindössze 12 éves, és semmitől sem jön zavarba."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Hän on vain 12-vuotias eikä ole häikästynyt mistään."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Ha solo 12 anni, e sembra che nulla le faccia paura."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Hun er kun 12 år gammel, og hun bliver ikke blændet af noget."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."이제 겨우 열두 살밖에 안 되었는데 어느 것에도 마음을 빼앗기지 않네요"라고 했습니다
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Má jen 12 let a nic ji neoslňuje."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Przecież ma tylko 12 lat, a nic jej nie peszy!
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Sie ist bloss 12 Jahre alt, und nichts bringt sie durcheinander."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Solo tiene 12 años y nada la deslumbra".
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Ze is pas 12 jaar oud en ze is niet onder de indruk.'
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Είναι μόνο 12 ετών, και δεν ενθουσιάζεται με τίποτα".
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Ей всего 12 лет, и она не ослеплена происходящим".
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Їй лише 12 років, а все це її зовсім не бентежить".
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."Тя е само на 12 години, и не се смайва от нищо."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."היא רק בת 12, והיא לא מסונוורת משום דבר."
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."فإنها في عمر الثانية عشر فقط وهي لم تبهر بأي شيء"
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."佢嘅自信邊度嚟? 佢先得十二歲,但完全唔驚嘅?」
Sadece 12 yaşında ama hiçbir şey gözlerini kamaştıramadı."全く動じていません」 その子は女王の左にいましたが 私を見て
Senin güzelliğin gözlerimi kamaştırdı.la tua bellezza è troppa per essere sopportata.
Son olarak da, Kamakura... ...Enoshima ve Hakone'yi. KAMAKURA Hazır mısınız?Enfin, nous irons à Kamakura, Enoshima et Hakone.
Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.Ánh mặt trời chói lóa sắp xuống núi.
Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.Épp a lenyugvó nap vakító sugaraiba nézek.
Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.le soleil se couche à l'horizon.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.A tartós és káprázatos vibrál mintha az utolsó egy lelkiismeretlen idő.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Berkedip berkelanjutan dan mempesona tampak berlangsung untuk waktu budi.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Clipeste susţinut şi orbitor păreau să dureze un timp de neconceput.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.De aanhoudende en schitterende flikkert leek te duren een gewetenloos tijd.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Den fortsatte og blændende flimrer syntes at vare en samvittighedsløse tid.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Det ihållande och bländande flimrar verkade pågå i ett samvetslöst tid.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Die nachhaltige und blendend flackert schien für einen gewissenlosen Zeit dauern.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Il sfarfallio sostenuta e abbagliante sembrò durare per un tempo irragionevole.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Jatkuva ja häikäisevän välkkyy tuntui kestää kohtuutonta aikaa.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.지속과 눈부신 영화가 양심 시간 지난 것 같았다.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Le scintille soutenue et éblouissante semblait durer une heure inadmissible.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.O pisca sustentado e deslumbrante parecia durar um tempo inconcebível.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Parpadeo de la sostenida y deslumbrante parecía durar por un tiempo desmesurado.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Thấp thoáng bền vững và rực rỡ dường như kéo dài một thời gian vô lương tâm.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trajno in bleščečo utripa je zdelo, da traja brezvestno časa.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trvalý a oslňující záblesky Zdálo se, že trvá dobu nehorázné.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trvalý a oslňujúci záblesky Zdalo sa, že trvá dobu nehorázne.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Trwałe i olśniewające migocze wydawała się trwać do pomyślenia czasu.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Η συνεχής και εκθαμβωτική τρεμοπαίζει φάνηκε να διαρκέσουν για μια παράλογη χρόνο.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Стійкого і сліпучо мерехтить, здавалося, триватиме безсовісну часу.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.Устойчивого и ослепительно мерцает, казалось, продлится бессовестную времени.