Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu sizinkiyle aynı kamera.This is the same camera as yours.
Bu seninkiyle aynı kamera.This is the same camera as yours.
Bu güzel bir kameradır.This is a nice camera.
Bu, mağazadaki en iyi kamera.This is the best camera in the store.
Bu kamu telefonunda kredi kartı araması yapabilir miyim?Can I make a credit card call on this public phone?
Bu yol kamyonların geçemeyeceği kadar çok dar.This road is too narrow for trucks to pass.
Geçen pazar bir kamyonette eve gittiğimi hatırlıyorum.I remember riding home on a pickup truck last Sunday.
Bu haberin kamu oyuna duyurulmasını henüz istemiyorum.I don't want this news to be made public yet.
Bu kamyon Aomori'den Tokyo'ya taze meyve taşır.This truck transports fresh food from Aomori to Tokyo.
Bu kamyonun onarıma ihtiyacı var.This truck is in need of repair.
Bu skandal, şirketimizin kamuoyundaki imajına ciddi olarak zarar verdi.This scandal has severely damaged the public image of our company.
Bu kamerayı 35,000 yene aldım.I bought this camera for 35,000 yen.
Bu kamerayı 35,000 yene satın aldım.I bought this camera for 35,000 yen.
Bu kamera satılık mı?Is this camera for sale?
Bu kamera küçük, ama çok iyi.This camera is small, but very good.
Bu yeni kameranın kullanımı kolaydır.This new camera is a snap to use.
Ben bu kamerayı sevmiyorum.I don't like this camera.
Bu kamerayı nasıl kullanıyorsun?How do you use this camera?
Bu kamera Almanya'da yapılmıştı.This camera was made in Germany.
Bu kamera kimindir?Whose is this camera?
Bu kamera kaç para?How much is this camera?
Bu kamera ondan daha az pahalı.This camera is less expensive than that one.
Bu kamera bana amcam tarafından verildi.This camera was given me by my uncle.
Kamerayı nasıl kullanacağımı bana gösterir misin?Will you show me the way to use the camera?
Bu kamera gümrüğe tabiidir.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrüklüdür.This camera is dutiable.
Bu kamera gümrük vergisine tabiidir.This camera is dutiable.
Ken kamp yapmayı sever.Ken likes camping.
Bana kampüsü gösterir misin?Could you show me the campus?
Kamboçya Birleşmiş Milletler'den yardım talebinde bulundu.Cambodia appealed to the United Nations for help.
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.I'll have to have my camera repaired.
Kameramı getirmeliydim.I should've brought my camera.
Bir kameran var mı?Do you have a camera?
Bir kamera almanın bir faydası yok.There's no point in taking a camera.
Ben kamerayı beraberimde götürdüm.I took my camera along.
Kamerayı yanıma aldım.I took my camera along.
Yanına kamera getirmeyi unutma.Don't forget to take a camera with you.
Ben telefon görüşmesi yaparken, benim için kamerayı izle.Watch the camera for me while I make a phone call.
Benim için kamerama sahip çık.Watch my camera for me.
Ben kameramı kaybettim.I have lost my camera.
Kameranı getiriyor musun?Are you bringing your camera?
Kaç tane kameran var?How many cameras do you have?
Kameraya gülümseyin lütfen.Smile at the camera, please!
Benzin kamyonu kapıya çarptı ve patladı.The gasoline truck ran into the gate and blew up.
Babam bana bir kamera aldı.Dad bought me a camera.
Babam bir kamera satın aldı.Dad bought a camera.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Amcam bana bir kamera verdi.My uncle gave me a camera.
İngiliz Parlamentosu, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasına bölünmüştür.The British Parliament is divided into the House of Commons and the House of Lords.
İyi bir kamera aldım.I bought a good camera.
İyi bir kameran var.You have a good camera.
O benim kız kardeşimin kamerası.That is my sister's camera.
O eski bir kamera.That is an old camera.
Bir grup yağmur ormanlarını korumak için bir kampanya başlattı.A group started a campaign to preserve rain forests.
Her yerde insanlar dünya barışına adanmış kamu liderleri için özlem duyuyorlar.People everywhere yearn for public leaders dedicated to world peace.
O dükkânda kameramı tamir ettirdim.I had my camera repaired at that shop.
O zaman keşke bir kameram olsaydı.I wish I had had a camera then.
O kamerayı satın almak için bir on dolara daha ihtiyacın var.You need another ten dollars to buy that camera.
O kamera ile ne yaptın?What did you do with that camera?
Ben bu kamera için can atıyorum.I'm dying for that camera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod