Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kamerayı size vereceğim.I'll give you this camera.
Sınıfta bırakılmış pahalı bir kamera vardı.There was an expensive camera left in the classroom.
Dikkat! Buraya gelen bir kamyon var!Look out! There's a truck coming!
Dikkat edin! Gelen bir kamyon var!Look out! There's a truck coming!
Kamo nehri Kyoto'dan geçer.The Kamo runs through Kyoto.
On iki yıldır Kamakura'da yaşıyorum.I have lived in Kamakura for twelve years.
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.Students took the lead in the campaign against pollution.
Okulum kampüs müzik festivali için hazırlanıyor.My school is getting ready for the campus music festival.
Bizim kampüs festivali önümüzdeki hafta yapılacak.Our campus festival is to be held next week.
Kar fırtınasında ana kampımıza geri dönmeyi çok zor bulduk.We found it very hard going back to our base camp in the blizzard.
Gölün yakınında kamp yaptık.We made camp near the lake.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.I lost the camera I had bought the day before.
Bana iyi bir kamera tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend me a good camera?
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Neredeyse her turist yanında bir kamera taşır.Almost every tourist carries a camera with him.
Benim kameramı yalnız bırakın.Leave my camera alone.
Kamyon kumu yere döktü.The truck dumped the sand on the ground.
Ben bir kamyon sürmeye alışkınım.I am used to driving a truck.
Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.The truck scraped along the wall in the narrow road.
Kamyon sola doğru keskin bir dönüş yaptı.The truck made a sharp turn to the left.
Kamyon sağa keskin bir dönüş yaptı.The truck made a sharp turn to the right.
Kamyon bir arabaya çarptı.The truck bumped into a car.
Kamyon arabamın önünü kesti.The truck cut in front of my car.
Bir kamyon bizim köpeği ezdi.A truck ran over our dog.
Bir kamyon köpeğe çarptı.A truck hit the dog.
Kamyon arabamıza çarptı.The truck bumped into our car.
Tom kamerasını arabada bırakacak kadar dikkatsizdi.Tom was so careless as to leave his camera in the bus.
Hangi tren bizi Kamakura'ya götürür?Which train takes us to Kamakura?
Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.Whichever highway you decide on, it will be crowded with cars and trucks.
Gittiğim her yere kameramı götürürüm.I take my camera wherever I go.
Kameranı nerede tamir ettirdin?Where did you get your camera repaired?
Video kamerana bir bakayım.Let me have a look at your video camera.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
O sadece ucuz bir reklam kampanyası.That's just a cheap publicity stunt.
Kapı kamyon için çok dardı.The gate was too narrow for the truck.
Kedi neredeyse kamyon tarafından eziliyordu.The cat came near being run over by a truck.
İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.Tell me which of the two cameras is the better one.
Dedektif kendini yaşlı bir beyefendi olarak kamufle etti.The detective disguised himself as an old gentleman.
Kampanya başarılı oldu ve o seçimi kazandı.The campaign succeeded and he won the election.
Kaza haberi kamu alarmına neden oldu.The news of the accident caused public alarm.
Çocuk kamyon geri giderken neredeyse eziliyordu.That kid was almost run over when the truck backed up.
Plan, kamuoyunun baskısı altında terk edildi.The plan was given up under the pressure of public opinion.
Okul, kampüste öğrencilerin sigara içmelerine izin vermez.The school does not allow students to smoke on campus.
Kamyon mobilya taşıdı.The truck carried a load of furniture.
Kamyon bir çocuğu ezdi.The truck ran over a boy.
O kamptaki mülteciler bir aydır kıt kanaat geçinmektedirler.The refugees in that camp have been living from hand to mouth for a month.
Kamera en az $500'a mal olacaktır.The camera will cost at least $500.
Kamerada bir hata olmalı.Something must be wrong with the camera.
Jim kamerasını çaldırdı.Jim had his camera stolen.
Yaz kampında benim gurubumun sorumlusuydu.At the summer camp, she was in charge of the group I belonged to.
Bu kameralar Japonya'da üretilir.These cameras are made in Japan.
Bu onun kaybettiği aynı kameraThis is the same camera that he lost.
Bu, Japonya'da yapılmış bir kamera.This is a camera made in Japan.
Bu sahip olduğum tek kameradır.This is the only camera I've got.
Bu kaybettiğim kamera ile aynı tip kamera.This is the same type of camera as the one I lost.
Bu, kaybettiğim kamera ile aynı model.This is same type of camera as the one I lost.
Dün aldığım kamera budur.This is the camera which I bought yesterday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod