Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un kamyonu hafifçe hasar gördü.Tom's truck was slightly damaged.
Kamu bilmeyi hak ediyor.The public deserves to know.
Bu kamyon buzu eritmek için yola tuz koyar.This truck puts salt on the road to melt the ice.
Benim kameranın görüntüsü bozuk.My camera's display is defective.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Bu benim kameram.This is my camera.
Onlar İncil kampına gittiler.They went to Bible camp.
Kamp gezisine devam etmeliyiz.We should go on a camping trip.
Kamusal alanda sigara içme.Do not smoke in public places.
Kamyon şoförü yara almadı.The truck driver wasn't injured.
Kamyon şoförü yaralanmadı.The truck driver wasn't injured.
Öğrenciler için yeterli kampüs konutu yok.There's not enough on-campus housing for students.
Hangi kamu ekipmanı var?What public equipment is there?
Bagaj kamyonda yığılı.The luggage is piled up in the truck.
Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.A truck typically uses more gas than a car.
Ben kampüste yaşamayı seviyorum.I love living on campus.
Yeni bir kamyona ihtiyacımız var.We need a new truck.
Kamp ateşine biraz daha odun koy.Put more wood on the campfire.
O bir kamyon şoförü gibi konuşur.She talks like a truck driver.
Düz durun. Kambur gibi durmak sizin için kötü.Stand up straight. Slouching is bad for you.
Bu politikacı kamu fonlarından milyonlarca dolar çalmakla suçlandı.This politician was accused of stealing millions of dollars in public funds.
Onlar seninki ile aynı kamerayı aldı.They bought the same camera as you.
Bu kamera en küçüktür.That camera is the smallest.
Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.Many politicians were accused of corruption, voter fraud and theft of public money.
Ne yazık ki önceden benim kamerayı şarj etmeyi unuttum.Unfortunately I forgot to charge my camera beforehand.
Polis Tom'un ofisinin dışında güvenlik kameraları kurdu.Police officers installed surveillance cameras outside Tom's office.
Bu kamyonetin yükleme kapasitesi nedir?What is the loading capacity of that van?
Hükümet kamu ile güvenilirliğini yitirmiştir.The government has lost credibility with the public.
Tom kambur.Tom is hunchbacked.
Tom kamerasını çıkardı.Tom took out his camera.
Tom'un kamyonu çalındı.Tom's truck was stolen.
Kamuoyunun aksine hayat kısa değildir.Life is not short, contrary to public opinion.
Kamyon keskin bir sağa dönüş yaptı.The truck made a sharp right turn.
Kamera başka biri tarafından ödünç alındı.The camera has been borrowed by someone else.
Kameramı tamir için göndermek zorunda kalacağım.I'll have to send my camera out for repair.
Kameramı tamire göndermem lazım.I'll have to send my camera out for repair.
Kameramı tamire göndermek zorundayım.I'll have to send my camera out for repair.
Her yaz kamp yapmaya giderdim.I used to go camping every summer.
Ben kamyon sürerdim.I used to drive a truck.
Tom bir kamyonet sürdü.Tom drove a van.
Tom kendisinin ve arkadaşlarının gelecek hafta sonu kampa gitmeyi planladıklarını söyledi.Tom said he and his friends were planning to go camping next weekend.
Tom küçük bir kamarada tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small cabin.
Bu kampanya yeni Zika virüs salgınlarını önleyemez.This campaign cannot forestall new Zika virus outbreaks.
Eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson "Brexit" için kampanyanın lideriydi.Former London mayor Boris Johnson was the leader of the campaign for "Brexit".
Tom yılın çoğunu Mary'nin Senato kampanyasında bir eleman olarak çalışarak geçirdi.Tom spent much of the year working as a staffer on Mary's Senate campaign.
Tom bütün yaz kamptaydı.Tom was away at camp all summer.
Ekmek kamp ateşinin açık alevi üzerinde pişirilmekten yakılmıştı.The bread was scorched from being cooked on the open flame of the camp fire.
O kitap kamu mülkiyetinde mi?Is that book in the public domain?
O kamu malı bir kitap mı?Is that a public domain book?
O, kamu malı mı?Is it in the public domain?
Sosyalist ayaklanma papaya ait sarayı kamulaştırdı.The socialist insurgency expropriated the Apostolic Palace.
Kamp yarın sona eriyor.Camp ends tomorrow.
Kampçılar kamp ateşi etrafında şarkılar söyledi.The campers sang songs around the campfire.
Kampçılar kamp ateşinin etrafında oturdu.The campers sat around the campfire.
Hatmileri kızartırken kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire roasting marshmallows.
Acele etsek iyi olur yoksa biz kamp alanına ulaşmadan önce fırtınaya yakalanırız.We had better hurry or we'll be caught in the storm before we reach the camping site.
Kendi şişen kamp paspaslar çok uygun.Self-inflating camping mats are very convenient.
Tom kamp sandalyelerini açtı.Tom unfolded the camp chairs.
Tom bir kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip.
Tom kamp ateşini söndürdü.Tom doused the campfire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod