Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke şimdi kameram yanımda olsa.I wish I had my camera with me right now.
En son ne zaman kampa gittin?When was the last time you went camping?
Ben bir kamyon şoförü değilim.I'm not a trucker.
Ne çeşit kameran var?What kind of camera do you have?
Kampüse geri gidiyor musun?Are you going back to the campus?
Sana kampımızı göstereyim.Let me show you our camp.
Benim kamyonetin bir arka koltuğu yok.My van doesn't have a back seat.
Mary batan kamyonetten kaçmayı başardı.Mary managed to escape from the sinking van.
Bu kamyon çok gürültülü.This truck is very noisy.
Ben çocukken, babam bir kamyon şoförüydü.When I was a kid, my father was a truck driver.
Polis bu tanıma uyan bir kamyon buldu.The police found a truck matching that description.
Tom tutuklu kampına gönderildi.Tom was sent to a prisoner camp.
Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.The camp was under the command of Lieutenant Jackson.
Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay to get your truck fixed?
Tom esir kampından kaçtı.Tom fled from the prisoner camp.
Askerler, kamplarını terk ettiler.The soldiers abandoned their camp.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Ordu asi kampını bastı.The army raided the rebel camp.
Belediye Başkanı Tom Jackson, bu ay birkaç kampanya gösterisi düzenledi.Mayor Tom Jackson held several campaign appearances this month.
Tom kamyonetin kapısını açtı ve dışarı atladı.Tom opened the door of the van and jumped out.
Tom petrol istasyonuna doğru süren siyah bir kamyon gördü.Tom saw a black van driving toward the petrol station.
Tom bir kameramandır.Tom is a videographer.
Tom kutuları kamyonetten boşalttı.Tom unloaded the boxes from the van.
Tom çantaları kamyondan çıkarmaya başladı.Tom started to unload the sacks from the truck.
Bu zırhlı kamyon altın taşıyor.That armored truck is carrying gold.
Altınla dolu olan kamyon vardı.The truck arrived, loaded with gold.
Soygun, güvenlik kamerasına yakalandı.The robbery was caught on a security camera.
Dan geçen bir kamyonetin çatısına indi.Dan landed onto the roof of a passing van.
Zırhlı kamyon, parayı bankaya para teslim etti.The armored truck delivered the money to the bank.
Casus uydular gerçek zamanlı olarak kamyonu takip etti.Spy satellites tracked the truck in real time.
Dan'ın kamyoneti kumda sıkıştı.Dan's truck got stuck in the sand.
Dan çekici bir kamyon çağırdı.Dan called for a tow truck.
O benim küçük kız kardeşimin kamerası.That is my little sister's camera.
Kameri ay yeni bir aydan bir sonraki aya gitmek 29.53 gündür.The lunar month is the 29.53 days it takes to go from one new moon to the next.
Kameri ay boyunca ay tüm aşamalarından geçer.During the lunar month, the Moon goes through all its phases.
Dan bir kamera bile getirmedi.Dan didn't even bring a camera.
Benim cep telefonum dahili bir dijital kameraya sahip.My cell phone has a built-in digital camera.
Bir kamyon tarafından öldürüldüğü zaman Dan yirmili yaşlarının başında idi.Dan was in his early twenties when he was killed by a truck.
Bu gözetleme kamerası bizim sessiz tanığımızdır.This surveillance camera is our silent witness.
Kamyonu nereye park ettin?Where did you park the truck?
Kamyonu nereye park ettiniz?Where did you park the truck?
Kameralar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about cameras?
Bu kadar büyük bir kamyonu sürebileceğinden emin misin?Are you sure you can drive a truck this big?
Dan bir kamyon tarafından çarpıldı ve ağır bir şekilde yaralandı.Dan was struck and gravely injured by a truck.
Dan ve Linda, Kamboçya'dan genç bir oğlanı evlat edindiler.Dan and Linda adopted a young boy from Cambodia.
Tom Mary'nin bizimle kampa gitmeyi planlamadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't planning on going camping with us.
Tom neredeyse bir kamyon tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a truck.
Yaşlı bir kamburun caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped an old hunchback cross the street.
Bu bir kamu sokağı, bir yarış pisti değil.This is a public street, not a racetrack.
Bu, kamu politikası hakkında bir kitap.This is a book about public policy.
Araba sürerken kamyonlardan ve diğer araçlardan uzak durun.Keep distance from trucks and other vehicles when driving.
İnşaat kamyonları gürültülü.The construction trucks are noisy.
Akşamleyin şeker kamışı suyu içtik.In the evening, we drank sugarcane juice.
Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.The children are singing around the campfire.
Rusya "Güvenli Selfie'ler" adında yeni bir kamu güvenliği kampanyası başlattı.Russia has just launched a new public safety campaign called "Safe Selfies".
Bu kamyon insanların düşündüğü şeyi taşımıyor.That truck is not transporting what people think.
Kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire.
Her yerde gizli kameralar vardı.There were hidden cameras everywhere.
Bir video kamera ofiste.A videocamera is in the office.
Onların meyve taşımak için kullandıkları sepetler kamış şeritlerinden yapılır.The baskets they use to transport fruit are made with strips of cane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod