Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Göl yakınında kamp yapacağız.We'll make camp near the lake.
O bir öğrenci iken, o bir kamyon sürücüsü olarak çalıştı.When she was a student, she worked as a truck driver.
O Parlamento Bakanı kamu fonları ile karısının elbiselerini almakla suçlandı.That Minister of Parliament was accused of buying his wife's dresses with public funds.
Tom ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.Tom and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Kamyon nerede?Where's the truck?
Kamyonun ne renk.What color is your truck?
Tom, şartlı tahliye ve kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to probation and community service.
Bu malzemeleri kamyona yükletelim.Let's get those supplies loaded on the truck.
Kamyonete geri dön.Get back in the van.
Keşke bir kameram olsa.I wish I had a camera.
Ben artık asla kameramı kullanmıyorum. Sadece telefonumla fotoğraf çekiyorum.I never use my camera anymore. I just take pictures with my phone.
Tom kamyonete binen son kişiydi.Tom was the last one to get in the van.
Bu bir kamyondan düştü.This fell off a truck.
Tom bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom was hit by a truck.
Tom kamaraya geri gitti.Tom has gone back to the cabin.
Tom birkaç güvenlik kamerası kurdu.We've installed several security cameras.
Tom geçimini kampüsten sağlıyor.Tom lives off campus.
Tom bir kamyon şoförü gibi görünüyordu.Tom looked like a truck driver.
Tom ne tür bir kamyon sürüyordu?What kind of truck was Tom driving?
Siz ayda kamp yapamazsınız.You can't camp on the moon.
Tom'un kamyoneti hâlâ super marketin önünde park ediliyor.Tom's truck is still parked in front of the supermarket.
Tom'un kamyonu oraya park edilmiş.Tom's truck is parked over there.
Tom'un kamyonu oraya geri döndü.Tom's truck is back there.
Tom ona bir kamyon çarptığı zaman caddeyi geçiyordu.Tom was crossing the street when he got hit by a truck.
Tom diğer kamyonda.Tom is in the other truck.
Tom bana kampüsü gezdirdi.Tom showed me around the campus.
Tom bana kamerasını nasıl kullanacağımı gösterdi.Tom showed me how to use his camera.
Tom, ren geyiğini yedirirken kamyondan düştü.Tom fell off the truck while he was feeding the reindeer.
Birçok kişi kamu konuşmasını stresli bulur.Most people find public speaking stressful.
Kampa gitmek istediğini neden bana söylemedin?Why didn't you tell me that you wanted to go camping?
Tom'la kamyonetin arkasına atladım.I jumped into the back of the pickup truck with Tom.
Ben hiç siz arkadaşlara ilk kez kampa gittiğim andan bahsettim mi?Have I ever told you guys about the first time I went camping?
Tom oyuncak kamyonuyla oynuyor.Tom is playing with his toy truck.
Önümüzdeki yaz kampa gitmeyecek misin?Aren't you going to go camping next summer?
Hey, kampa gidelim.Hey, let's go camping.
Sen hiç bir kamu parkında seks yaptın mı?Have you ever had sex in a public park?
Bu oldukça iyi bir kamera.This is a pretty good camera.
Tom kameraya doğru baktı.Tom looked towards the camera.
Kamyon sürebilecek birini bulmam gerekiyor.I need to find someone who can drive a truck.
Hiç kamyon sürmedim.I've never driven a truck.
Tom muhtemelen hiç kamyon sürmedi.Tom has probably never driven a truck.
Tom'la tekrar asla kampa gitmeyeceğim.I'll never go camping with Tom again.
Önemli olan, kamuoyunun sizi nasıl algıladığıdır.What matters is the way the public perceives you.
Tom'un canı gerçekten John ve Mary ile birlikte kampa gitmek istemiyor.Tom didn't really feel like going camping with John and Mary.
Kameramı gördün mü?Have you seen my camera?
Onlar kameralarını bir gitarla takas ettiler.They exchanged their camera for a guitar.
Kamyonunu yolda gördük.We saw your truck on the road.
Kamyonunuzu yolda gördük.We saw your truck on the road.
O bir çeşit kameraya benziyor.It looks like a camera of some kind.
Kamyon gitti.The truck is gone.
Tom kamyonu Mary'nin evinin önünde park etti.Tom parked the truck in front of Mary's house.
Tom kamyonun sürücü koltuğuna biniyor.Tom climbs into the driver's seat of the truck.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en büyük reklam kampanyası.This is the biggest publicity stunt I've ever seen.
Tom kamyonun kapısını açtı.Tom opened the truck door.
Senin kesinlikle göz kamaştırıcı olduğunu düşünüyorum.I think you're absolutely gorgeous.
Tom kamerasıı almak için koştu.Tom ran to get his camera.
Bu önümüzdeki hafta kamp yapmaya gidelim.Let's go camping this coming weekend.
Tom kamp yapmaya gitti.Tom has gone camping.
Kamp yaptığımdan beri birkaç yıl oldu.It's been several years since I've been camping.
Tom Boston'da bir kamyon sürücüsü olarak çalıştı.Tom worked as a truck driver in Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod