kalsın ile cümle

kalsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kalsın, "Başbakan geçtiğimiz hafta söylemişti: "Suriye artık bizim iç meselemiz"."[Erdogan] warned last week that unrest in Syria is part of Turkey's internal affairs.
Onların sesleri sonsuza dek kalplerimizde ve akıllarımızda kalsın”, dedi.May their voices be in our minds and hearts forever."
Katı çökelti daha sonra 800 °C civarındaki sıcaklıklarda kalsine edilir.The solid precipitate is then calcined at temperatures around 800 °C.
Kalsinasyon İnsinerasyonCalcination Incineration
Kalsinasyon 7. sibasyon 2.Calcination 7. Cibation 2.
Kalsinasyon 10.Calcination 10.
Kireçtaşı kalsinasyonuLimestone calcination
Bu kalsinasyon reaksiyonu CaCO3 (s) → CaO(s) + CO2 (g) şeklindedir.This calcination reaction is CaCO3(s) → CaO(s) + CO2(g).
Az kalsın elimden bir kaza çıkacaktı.Beinahe hätte ich einen Unfall verursacht.
Tayland'a giderken az kalsın uçağımı kaçırıyordum.Bei meiner Thailandreise hätte ich beinahe meinen Flug verpasst.
"Orada kalsın".Bleib du hier".
Bir bölümde az kalsın Zoey'e aşık olduğunu söylüyordu.In Wahrheit zählt er jedoch auf warum er Zoe liebt.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Par définition, ça ne sera pas la nôtre et ça ne sera pas très drôle.
"Orada kalsın".J'y reste ».
"Kadınlık Bizde Kalsın".Les femmes seront respectées. ».
"Kadınlık Bizde Kalsın".‘Cuidado con las mujeres’.
"Orada kalsın"."Se queda ahí mismo".
"Orada kalsın".Che vi rimanga !».
Üstü kalsın.Сдачи не надо.
Sende kalsın.Оставьте это себе.
Herkes kendi yerlerinde kalsın!Всем оставаться на своих местах!
Az kalsın dünyayı yok etmiyor muydun sen?Вы же ведь не плавали, чтобы добраться сюда?
"Orada kalsın".Тебе следует оставаться там».
İsteyen kendi dininde kalsın.Вызывайте в своем собеседнике желание.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Em outras palavras, manter crua e não aperfeiçoar muito.
"Orada kalsın"."Vai ficar".
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.Daarnaast spreekt Charlotte nog weleens met haar nicht Miriam.
Aramızda kalsın, Lisa, biz biliyoruz ki sözün kısası Nick'le ben yapamam.Tussen jou en mij, Lisa, we weten dat ik Nick simpelweg niet mag.
"Orada kalsın".Chcę tu zostać".
Üstü kalsın!Здачі не потрібно!
Bu sakatlık, az kalsın Čech'in ölümüne neden oluyordu.Kdo může beztrestně vyzývat k likvidaci Čechů.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Cu alte cuvinte, muncește din greu, însă nu perfecționa prea mult.
Üstü kalsın.Păstrează restul.
"Orada kalsın".Lad det ligge."
İsteyen kendi dininde kalsın.Maka berduyunlah yang melamar.
Diğer bir rivayete göre, bu yaşlı nine padişaha, "Atalarınızın kazıkları mola yerinde kalsın," der.Ngài nói: "Theo điển lệ phong thưởng, tướng sĩ Mông Cổ nên ở trước bọn họ."
"Orada kalsın".」はそのまま。
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.マドリードの貴兄も同じことが言えるんじゃないか。
1974'te bir çeşit kas hastalığı teşhisi kondu ve bir sonraki yıl az kalsın ölüyordu.1974年,他被诊断患有慢性肌肉组织紊乱症,在接下来的一年中,几乎濒临死亡边缘,但是他还是顽强地活了下来。
"Orada kalsın".“저곳으로 가라.”
"Orada kalsın".תשאיר אותו."
1974'te bir çeşit kas hastalığı teşhisi kondu ve bir sonraki yıl az kalsın ölüyordu.1974. mu je dijagnosticirana distrofija mišića, a sljedeće godine umalo nije umro.
1951 yılındaki dünya şampiyonluğu maçı Botvinnik için az kalsın büyük bir hayal kırıklığı olacaktı.Svjetsko prvenstvo 2010., međutim, ispostavilo se kao veliko razočaranje.
Üstü kalsın.Zadržite ostatak.
İster gitsin ister kalsın umurumda değil.Nori jis gali išeiti, nori tegu pasilieka, man nerūpi.
"Orada kalsın".Jäägu see."
1951 yılındaki dünya şampiyonluğu maçı Botvinnik için az kalsın büyük bir hayal kırıklığı olacaktı.2001. aasta Lahti maailmameistrivõistlused olid Kristinale suur pettumus.
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›농부들이 그를 보고 서로 의논하여 가로되 이는 상속자니 죽이고 그 유업을 우리의 것으로 만들자 하고
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›וכראות אתו הכרמים נועצו יחדו לאמר זה הוא היורש לכו ונהרגהו ותהי לנו הירשה׃
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›فلما رآه الكرامون تآمروا فيما بينهم قائلين هذا هو الوارث. هلموا نقتله لكي يصير لنا الميراث.
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›不 料 、 園 戶 看 見 他 、 就 彼 此 商 量 說 、 這 是 承 受 產 業 的 . 我 們 殺 他 罷 、 使 產 業 歸 於 我 們
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›不料 、 園戶 看 見他 、 就 彼此 商量 說 、 這是 承受 產業 的 . 我 們殺 他 罷 、 使產業歸於 我們
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.(72:2) А я – едва не пошатнулись ноги мои, едва не поскользнулись стопы мои, –
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale mne by sa bez mála boly pošinuly nohy, a už len málo chýbalo, a boly by sa klzly moje kroky.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale nogi moje mało się były nie potknęły, a blisko tego było, że mało nie szwankowały kroki moje,
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Ale nohy mé téměř se byly ušinuly, o málo, že by byli sklouzli krokové moji,
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Còn về phần tôi , chơn tôi đã gần vấp , Xuýt chút bước tôi phải trợt .
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.Còn về phần tôi, chơn tôi đã gần vấp, Xuýt chút bước tôi phải trợt.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.De én?! Már-már meghanyatlottak lábaim; és kis híjja, hogy lépteim el nem iszamodtak.
Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, Adımlarım az kalsın kaymıştı.En cuanto a mí, por poco se deslizaron mis pies; casi resbalaron mis pasos
İlgili Sayfalar