kalsın ile cümle
kalsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Lütfen biraz kalsın.'"Σε παρακαλώ, ας έχει μείνει λίγο'".
Lütfen biraz kalsın.'"Моля се само да остане."
Lütfen biraz kalsın.'"Хоть бы немного осталось."
Lütfen biraz kalsın.'"אבל רוב המוח שלי חושב
Lütfen biraz kalsın.'"أرجو أن يبقى القليل
Lütfen biraz kalsın.'"そして この話の中で
Mekiği uçurmak için iki kişi lazım. Ya hepimiz kalıp ölelim ya da kısa çubuğu çeken kalsın.Den här kräver två piloter, så ni måste dra lott om inte alla ska stanna och dö.
Mekiği uçurmak için iki kişi lazım. Ya hepimiz kalıp ölelim ya da kısa çubuğu çeken kalsın.To skal flyve den, så enten bliver vi alle og dør, eller også trækker I lod.
Mekiği uçurmak için iki kişi lazım. Ya hepimiz kalıp ölelim ya da kısa çubuğu çeken kalsın.Vagy mindannyian meghalunk, vagy sorsolunk.
Mesela top 2.3 saniye boyunca havada kalsın.만약 공이 2.3초 동안 하늘에 있었다고 가정하고 계산해 봅시다.
Mesela top 2.3 saniye boyunca havada kalsın.ובאם הכדור יהיה באויר משהו כמו 2.3 שניות נקבל 1.225
Mesela top 2.3 saniye boyunca havada kalsın.فاذا كانت الكرة في الهواء لمدة، لا اعرف، 2.3 ثانية، فيكون 1.225
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Hàng triệu trẻ em bị bỏ lại phía sau".
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Jutaan Anak Terlantar.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Milhões de Crianças Ficam Para Trás".
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Milijoni zapostavljenih otrok."
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Milioni di bambini lasciati indietro".
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Miliony dětí zůstanou pozadu.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.'Miljoenen Kinderen Blijven Achter'.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Miljoner Barn Lämnade Bakom.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Millioner af Efterladte Børn.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Millions of Children Left Behind" [Millionen Kinder werden zurückgelassen].
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Millones de Niños Rezagados.
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Εκατομμύρια Παιδιά Μένουν Πίσω".
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın."Миллионы детей оставлены".
Milyonlarca Çocuk Geride Kalsın.Мільйони дітей поза увагою.
Müdür lee, hazırsınız değil mi? Yakalayın onu! <BR> Hey! Az kalsın bir kazaya neden olacaktın.이 실장 준비 됐지?
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.aos quais nem ainda por uma hora cedemos em sujeição, para que a verdade do evangelho permanecesse entre vós.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For dem vege vi end ikke et Øjeblik i Eftergivenhed, for at Evangeliets Sandhed måtte blive varig hos eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For disse vek vi ikke et øieblikk i eftergivenhet, forat evangeliets sannhet kunde stå fast iblandt eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.katerim se niti za uro nismo vdali in podvrgli, da bi resnica evangelija ostala pri vas.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kiknek egy pillanatra sem adtuk meg magunkat, hogy az evangyéliom igazsága megmaradjon számotokra.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.우리가 일시라도 복종치 아니하였으니 이는 복음의 진리로 너희 가운데 항상 있게 하려 함이라
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kterýmžto ani na chvilku neustoupili jsme a nepoddali se, aby pravda evangelium zůstala u vás.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Którymeśmy i na chwilkę nie ustąpili, i nie poddali się, aby u was prawda Ewangielii została.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Ni por un momento cedimos en sumisión a ellos, para que la verdad del evangelio permaneciese a vuestro favor
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.noi nu ne-am supus şi nu ne-am potrivit lor nicio clipă măcar, pentruca adevărul Evangheliei să rămînă cu voi.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.εις τους οποιους ουδε προς ωραν υπεχωρησαμεν υποτασσομενοι, δια να διαμεινη εις εσας η αληθεια του ευαγγελιου.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.И заедно с него лицемерствуваха и другите юдеи, така щото и Варнава се увлече от лицемерието им.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.ми анї на годину не поступились, порючись, щоб істина благовістя пробувала в вас
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.мы ни на час не уступили и не покорились, дабы истина благовествования сохранилась у вас.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.אשר לא סרנו למשמעתם אף לא שעה אחת למען אשר תעמד בקרבכם אמתה של הבשורה׃
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.الذين لم نذعن لهم بالخضوع ولا ساعة ليبقى عندكم حق الانجيل.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工 夫 、 也 沒 有 容 讓 順 服 他 們 、 為 要 叫 福 音 的 真 理 仍 存 在 你 們 中 間
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工夫 、 也沒 有 容讓順 服 他們 、 為要 叫 福音 的 真理 仍 存在 你 們中間
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.A kráľ povedal Hámanovi: To striebro je dané tebe i ten ľud, aby si s ním spravil to, čo sa ti ľúbi.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.A řekl král Amanovi: Stříbro to daruji tobě i lid ten, abys naložil s ním, jakť se koli líbí.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.És monda a király Hámánnak: Az ezüst tied legyen s a nép is, hogy azt cselekedjed vele, a mi néked tetszik.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Et le roi dit à Haman: L`argent t`est donné, et ce peuple aussi; fais-en ce que tu voudras.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi."Houd dat geld maar", zei hij. "Ga uw gang en doe met dat volk wat u wilt."
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Il re disse ad Amàn: «Il denaro sia per te: al popolo fà pure quello che ti sembra bene»
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.In kralj reče Hamanu: Srebro bodi dano tebi, tudi tisto ljudstvo, da se ž njim stori, kar se ti dobro vidi.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.I rzekł król do Hamana: Srebroć to daruję, i ten lud, abyś z nim czynił, coć się podoba.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.이르되 그 은을 네게 주고 그 백성도 그리하노니 너는 소견에 좋을대로 행하라 하더라
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.og Kongen sagde til Haman: "Sølvet skal tilhøre dig, og med Folket kan du gøre, hvad du finder for godt!"
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.og sa til ham: Sølvet skal være ditt, og med folket kan du gjøre som du finner for godt.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Şi împăratul a zis lui Haman: ,,Îţi dăruiesc şi argintul şi pe poporul acesta; fă cu el ce vei voi.``
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Und der König sprach zu Haman: Das Silber sei dir gegeben, dazu das Volk, daß du damit tust, was dir gefällt.
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Vua nói với Ha-man rằng : Bạc đã ban cho ngươi , dân_sự cũng phó cho ngươi , để làm điều chi mặc_ý ngươi .
Ona, ‹‹Para sende kalsın; o halka da ne istersen yap›› dedi.Vua nói với Ha-man rằng: Bạc đã ban cho ngươi, dân sự cũng phó cho ngươi, để làm điều chi mặc ý ngươi.
İlgili Sayfalar