Ed çok sert ve taş kalplidir.Él es rudo y con el corazón de piedra.
Peck: Uyumlu ve iyi kalpli bir horozdur.Mick: Un sabueso amable y bueno.
Bunun nedeni Şener Şen'in artık uyanık kaba kötü kalpli adam rollerinde oynamak istememesi idi.Este se lamentó de que Jacen ya no fuera aquel joven muchacho despreocupado que fue.
Saf ve temiz kalplidir.Sencilla y buen corazón.
George kırık kalpli idi.George aveva il cuore spezzato.
Tom iyi kalpli bir adamdı.Tom era un uomo di buon cuore.
Bununla beraber, göründüğünden çok daha iyi kalpli ve zekidir.È più intelligente di quel che sembri .
Başlarda kötüydü fakat Crash onu yendikten sonra iyi kalpli olmuştur.All'inizio odiava Crash, ma ora sono diventati amici.
Çirkin görünüşüne rağmen aslında iyi kalpli olmasına rağmen yalnızlığa itilmiş ve terk edilmiştir.Nonostante possa sembrare fredda, ha in realtà un'enorme paura di perdere i suoi compagni e restare sola.
Mary arkadaş canlısı gözükmez ancak iyi kalplidir.Мэри выглядит не очень дружественно, но у нее доброе сердце.
Bununla beraber, göründüğünden çok daha iyi kalpli ve zekidir.Она смешная, и в то же время более умная чем мы думали.
İyi kalplidir.طيبة القلب.
Kötü kalpli birisidir ve Ateş Ulusunun Genel özelliklerini taşır.وهو جميل الوجه ويحمل صفات المحارب الكاملة.
Oldukça sakin, iyi kalpli ve romantiktir.توحي بالهدوء والرومانسية.
Jamaspa iyi kalpli bir kraldı.Afonso era um rei devoto.
Cain, yine iyi kalpli olmuştur.Guarani, Amaro de novo.
Genelde mantıklı ve iyi kalpli biri olsa da Cartman tarafından kolayca manipüle edilebilir.Ele é bonito e inteligente, mas, por algum motivo, facilmente manipulado por Nagisa.
Dıştan bakıldığında sert bir kişi fakat yumuşak kalpli.Apesar de sua emoção exterior, ele é uma pessoa carinhosa fundo.
Bloom, çok güzel, tatlı ve iyi kalpli bir kızdır.Susanna is een mooie, godvrezende vrouw.
Ziyaretçisi iyi kalpliyse, su kaynağından içtiğinde kaynağın kurumayacağına inanılır.Als Onze Lieve Heer antwoordt dat er genoeg wijn in de kelder staat, gelooft hij het niet.
Jamaspa iyi kalpli bir kraldı.Kung Matjaž var en god konung.
İyi kalplidir.Хоробрі серця.
Cain, yine iyi kalpli olmuştur.Молодому Сєрову знову пощастило.
Nikola, iyi kalpliliği ve cömertliği ile meşhurdu.Johanka jim byla vděčná za to, jak k ní byly laskavé a soucitné.
İyi kalpli ve sevecen biridir.Sincer și bun și un fiu iubitor.
Jamaspa iyi kalpli bir kraldı.Guaimar a fost un principe pios.
Sürekli denemelerin ardından iki kalpli köpekler iki buçuk ay yaşayabilmeye başlamıştır.Két, két és fél hónapos koruktól fogva már állandóan követik az anyaállatot.
Şenol Güneş çok iyi kalpli.A tűző napot is jól viseli.
Cain, yine iyi kalpli olmuştur.Finnek ismét összetörik a szive.
Aku Aku'nun kötü kalpli ikiz kardeşidir.Hän on Aapon kaksoisveli.
Mutluluk adasında yaşayan kötü kalpli şövalye.Hirvensalon saarella sijaitseva ekumeeninen taidekappeli.
Bununla birlikte, endokardit normal kalpli insanlarda ender olarak görülür.Fyysisesti Gremlin on kuitenkin tavallista ihmistä heikompi.
Soğuk kalplidir.Hjerl Hede.
Bununla beraber, göründüğünden çok daha iyi kalpli ve zekidir.Han viser sig imidlertid, at være klogere end som så.
Kadının kızları da hem güzel hem de iyi kalplilermiş.Pigernes liv er både fremmed og velkendt.
Jamaspa iyi kalpli bir kraldı.Alfonso var ingen populær konge.
Saf ve temiz kalplidir.Berjiwa lembut dan berhati lurus.
Kibirli, sabırsız, ün hastası ve de kötü kalpli birisidir.Ia adalah seorang wanita yang tangguh, sabar, dan membawa diri penuh kehormatan.
Dıştan bakıldığında sert bir kişi fakat yumuşak kalpli.Walau dari luar bertampang kasar, tetapi Medasing berhati lembut.
Orihime arkadaş canlısı, hassas ve iyi kalplidir.Orihime sifatnya bersahabat, sensitif, dan baik.
Finwe'nin oğulları arasında yüreği en bilge ve en iyi kalpli olanıdır.彼はフィンウェの息子のうちで、最も強く、最も迷いがなく、最も勇敢であったとされる。
Kadının kızları da hem güzel hem de iyi kalplilermiş.それと、私は女の子たちは美しくて、セクシーだと思う。
Mutluluk adasında yaşayan kötü kalpli şövalye.くいしんぼうのクマ にこにこ島に住む獰猛な熊。
Fakat Cortex'in hatasından dolayı iyi kalpli olmuştur.だがコルタナのミスにより失敗した。
İyi kalplidir.心臓に良い。
Cain, yine iyi kalpli olmuştur.またカフェインも効果的である。
Çirkin görünüşüne rağmen aslında iyi kalpli olmasına rağmen yalnızlığa itilmiş ve terk edilmiştir.虽然看起来盛气凌人,但其实很怕寂寞。
Malfoy ise Fransızca kötü kalpli kader anlamına gelen "mal foi" ya da "mal foy"dan gelmektedir.马尔福这一名字则可能来源于法语“mal foi”或“mal foy”,意思是不诚实、不忠实的。
Aku Aku'nun kötü kalpli ikiz kardeşidir.最凶最恶的双子之姐。
Bloom, çok güzel, tatlı ve iyi kalpli bir kızdır.擅長笙,是一個帥氣而有愛心的男人。
Mutluluk adasında yaşayan kötü kalpli şövalye.포춘 불의 섬에 사는 젊은 여성 점쟁이.
İyi kalplidir.심성이 되게 착하다.
Romanın başında Scrooge, Noel'i küçümseyen soğuk kalpli, cimri biri olarak tarif edilir.이 소설의 초반부에 스크루지는 크리스마스를 경멸하는 냉혈의 수전노로 묘사된다.
İyi kalplidir.גידולי לב.
Saf ama iyi kalpli bir karakterdir.דמות חיובית אך חלשה.
Bu buluta sadece temiz ve saf kalpli insanlar binebilir.Предполага се, че само праведните и душевно чисти хора могат да минат през него.
Aku Aku'nun kötü kalpli ikiz kardeşidir.Форд е по-умният брат-близнак.
Jamaspa iyi kalpli bir kraldı.Salamon je bio vrlo poduzetan kralj.
Kadının kızları da hem güzel hem de iyi kalplilermiş.Kako su te djevojčice ljupke, vesele!
Pek zeki değildir,saf ve temiz kalplidir.Ni najbolj pameten, je pa dobrega srca.