kalmayacaksın ile cümle
kalmayacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Geç kalmayacaksın, değil mi?You won't be late, will you?
Onun sorumluluğunu yüklenmek zorunda kalmayacaksın?You won't have to take charge of that.
Sen onu yalnız yapmak zorunda kalmayacaksın.You won't have to do it alone.
Hayatta kalmayacaksın.You won't survive.
Kalmayacaksın, değil mi?You won't stay, will you?
Sen bir daha asla yalnız kalmayacaksın.You will never be alone again.
Belki de bunu yapmak zorunda kalmayacaksın.Perhaps you won't have to do that.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.By ourselves, we would never have made Gregor open the door.
Yöneticisi. Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.By ourselves, we would never have made Gregor open the door.
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .And the second thing is, not only will you forget it, but you'll probably get confused.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Yet whether he rides to Rivendell or leads the Dúnedain to safety elsewhere, you will not stay.
Şimdi burada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksını.Verily you will have no hunger or nakedness there,
Geç kalmayacaksın, değil mi?لن تتأخر، أليس كذلك؟
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Ale napriek tomu, až pôjde do Vododolu alebo povedie Dúnadanov inde do bezpečia, ty nezostaneš.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Ale přesto, ať pojede do Roklinky, nebo povede Dúnadany jinam do bezpečí, ty nezůstaneš.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Egal, ob er nach Bruchtal reitet oder die Dúnedain anderswo in Sicherheit bringt, du wirst hier nicht bleiben.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Hvad enten han rider til Rivendell, eller leder folket i sikkerhed andet steds, så vil du ikke blive.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Maar of hij nu naar Rivendel rijdt of de Dúnedain elders naar veiligheid leidt, jij wilt niet blijven.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Mas mesmo que ele vá até Rivendell ou lidere os Dúnedain para segurança em outro lugar, você não ficará.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Tanto si cabalga hasta Rivendell como si guía a los Dúnedain a cualquier lugar seguro, tu no estarás.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.Όμως είτε πάει στο Σχιστό λαγκάδι είτε οδηγήσει τους Ντούνενταϊν στην ασφάλεια κάπου αλλού εσύ δε θα μείνεις.
Hem Ayrıkvadiye at sürerken hem de Duneadin'i güvenli bir yere götürürken Kalmayacaksın.И всё же, едет ли он в Ривенделл или ведёт дунаданов в иное укрытие, ты остаться не желаешь.
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .E la seconda cosa è, non solo te le scordi, ma probabilmente ti ci confondi.
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .Po drugie, to nie tylko fakt, że je zapomnicie, ale pewnie będą wam się mylić.
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .И второто нещо е, не само че ще ги забравите, но вероятно ще се объркате.
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .والسبب الثاني، انك لن تنساها فقط، ولكنك ستشعر بالارباك
İkinci olarak, unutmakla kalmayacaksınız, kafanız da karışacak. .困惑のもとにもなります。 時には、aがxの、bがyの分母に、使用され、
Kalmayacaksın. Yapamam.無理よ
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Af os selv, ville vi aldrig have gjort Gregor åbne døren.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.A magunk, mi soha nem tette Gregor nyissa ki az ajtót.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Chính chúng ta, chúng ta sẽ không bao giờ đã làm Gregor mở cửa.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Da soli, non avremmo mai fatto Gregor aprire la porta.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Door onszelf, zouden we nooit hebben gemaakt Gregor de deur open.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Durch uns, würden wir nie gemacht Gregor die Tür öffnen können.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Itse, emme olisi koskaan tehneet Gregor oven auki.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Ki jih sami, mi ne bi nikoli je Gregor odpre vrata.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.자신에 의해, 우리는 그레고르가 문을 열어 만들지 못했을 것입니다.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Oleh diri kita sendiri, kita tidak akan pernah membuat Gregor membuka pintu.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Par nous-mêmes, nous n'aurions jamais fait Gregor ouvrir la porte.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Por nós mesmos, nunca teria feito Gregor abrir a porta.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Por nosotros mismos, nunca habría hecho Gregor abrir la puerta.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Prin noi înşine, nu am fi făcut Gregor deschide uşa.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Przez nas samych, abyśmy nigdy nie musieli się Gregor otworzyć drzwi.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Sami bychom se nikdy Gregor otevřít dveře.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Sami by sme sa nikdy Gregor otvoriť dvere.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Själva, skulle vi aldrig ha gjort Gregor öppna dörren.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.Με τους εαυτούς μας, ποτέ δεν θα έκανε Γκρέγκορ να ανοίξει την πόρτα.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.До себе, ми ніколи б не зробив Грегора відчинити двері.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.К себе, мы никогда бы не сделал Грегора открыть дверь.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.От себе си, ние никога не би са направили Грегор да отвори вратата.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.מאת עצמנו, אנחנו אף פעם לא היה עושה גרגור לפתוח את הדלת.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.من أنفسنا ، ونحن لن جعلت غريغور فتح الباب.
Kendimiz, biz Gregor kapıyı açmak zorunda kalmayacaksınız.彼はその本を否定もかかわらず、彼はとても頑固だ、と彼は確かに良くはない
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››여호와께 구하여 이 뇌성과 우박을 그만 그치게 하라 내가 너희를 보내리니 너희가 다시는 머물지 아니하리라
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Pregate il Signore: basta con i tuoni e la grandine! Vi lascerò partire e non resterete qui più oltre»
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Prosite GOSPODA, in dovolj bodi groma Božjega in toče, in izpustim vas, in ne ostanete več tukaj.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Rugaţi-vă Domnului, ca să nu mai fie tunete şi piatră; şi vă voi lăsa să plecaţi, şi nu veţi mai fi opriţi.``
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››помолитесь Господу: пусть перестанут громы Божии и град; и отпущувас и не буду более удерживать.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››העתירו אל יהוה ורב מהית קלת אלהים וברד ואשלחה אתכם ולא תספון לעמד׃
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››صليّا الى الرب وكفى حدوث رعود الله والبرد فاطلقكم ولا تعودوا تلبثون.