kalmalı ile cümle

kalmalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kalmalı mıydı?Should Tom have stayed?
Tom kalmalıydı.Tom should've stayed.
İstesende istemesende uyanık kalmalısın.You must stay awake whether you want to or not.
Tom'un ateşi var ve yatakta kalmalı.Tom has a fever and should stay in bed.
Onlar kalmalı.They should stay.
Onlar kalmalılar.They must stay.
Siz kalmalısınız.You must stay.
Kalmalı mıyız yoksa gitmeli miyiz?Should we stay or should we go?
Olduğum yerde kalmalıyım.I must stay where I am.
Bugün evde kalmalı mıyım?Must I stay home today?
Tom biraz daha uzun kalmalıydı.Tom should've stayed a little longer.
Tom bir hafta daha Boston'da kalmalıydı.Tom should've stayed in Boston for another week.
Tom Boston'da kalmalıydı.Tom should've stayed in Boston.
Bu konularla karşı karşıya kalmalısınız.These issues must be confronted.
Sen Tom'la iletişimde kalmalısın.You should keep in touch with Tom.
Bugün evde kalmalıydın.You should've stayed at home today.
Olduğun yerde kalmalıydın.You should've stayed where you were.
Gerçekten olduğun yerde kalmalıydın.You really should've stayed where you were.
Tom bulunduğu yerde kalmalıydı.Tom should've stayed where he was.
Burada ne kadar kalmalıyız?How long do we have to stay here?
Tom kalmalı.Tom must stay.
Tom bütün yaz Boston'da kalmalıydı.Tom should've visited Boston, but he didn't.
Tom birkaç haftalığına Boston'da kalmalı.Tom should stay in Boston for a few weeks.
Tom daha uzun bir süre Boston'da kalmalıydı.Tom should've stayed in Boston longer.
Tom neden Boston'da kalmalı?Why should Tom stay in Boston?
Burada bizimle kalmalısın.You should stay here with us.
Neden Boston'da kalmalıyım?Why should I stay in Boston?
Bugün evde kalmalıyım.I have to stay home today.
Tom daha uzun kalmalıydı.Tom should've stayed longer.
Tom Boston'da kalmalı.Tom ought to stay in Boston.
Boston'da kalmalıyım.I need to stay in Boston.
Yatakta kalmalıyım.I need to stay in bed.
Yatakta kalmalı mıyım?Should I stay in bed?
Ben yatakta kalmalıyım.I should stay in bed.
Boston'da daha uzun kalmalıydın.You should've stayed in Boston longer.
Boğaz ağrısı ve ateşin olduğundan, muhtemelen yatağında kalmalısın.Since you have a sore throat and a fever, you should probably stay in bed.
Tom bir süre Avustralya’da kalmalı.Tom ought to stay in Australia for a while.
Akşamdan kalmalığın tek ilacı zamandır.Only time can heal a hangover.
Yarın kendini daha iyi hissetmezsen okula gelmeyip evde kalmalısın.If you aren't better tomorrow, you should stay home from school.
O, kalmalı.He must stay.
Bu sır ikimizin arasında kalmalı.This secret must stay between us.
Belki de Tom'la birlikte burada kalmalıyız.Maybe we should stay here with Tom.
Kalmalı mıyım?Should I stay?
Etkilenen bölge birkaç gün boyunca karantinada kalmalıdır.The affected area should remain quarantined for several days.
Alttaki gruplar yerlerinde kalmalıdırlar.Inferior groups should stay in their place.
Köşkten ayrılmalı mıdır yoksa kalmalı mıdır?Will she leave the house or stay?
Ayırıcı, iyonları iletmeli ve yüksek alkali elektrolit çözeltisinde kararlı kalmalıdır.The separator must conduct ions and remain stable in the highly alkaline electrolyte solution.
Dikey olarak = Yeşil şerit bayrağın sağında kalmalıdır.Vertically: The red stripe should be on the left side of the flag.
"Bazı Aşklar Yarım Kalmalı" - 3:32"The Things We Do for Love" – 3:32 B.
4) İstanbul şehri ve Marmara'nın güvenliği her türlü tehlikeden uzak kalmalıdır.The careers of Omar Torrijos and Martín Torrijos of Panama are comparable cases in point.
Ona göre, "Dil, resmin sınırları içinde kalmalı.I said, "Look, the tongue goes up.
Akşamdan kalmalık ^ "Sarhoş".I saw them drunk at night".
22:29 Karısı hakkında kötü konuşan onla evli kalmalı Deut.22:29 The slanderer must remain married to his wife — Deut.
Bu kez yalnızca kırmızı ve turuncu düğümler tek dereceli kalmalıdır.Today only the bergfried and shield wall remain intact.
Yani 10-12 saat öncesinden aç kalmalıdır.The strike lasted 10 to 12 weeks.
Hassas bir konu. O yüzden aramızda kalmalı.The matter is utterly delicate and it should stay between us, whether you accept or not.
Her şey mümkün olduğunca benim üstüme kalmalıydı.I had to be me. As much as I could.
Hiçbir şey kaldırılabilir - her şeyi kalmalıdır.Nothing was to be removed--everything must remain.
Hayatta kalmalıyız.We have to live.
- Beraber kalmalıyız, tamam mı?We stick together, alright? You'd better keep up, then.
İlgili Sayfalar