Ana içeriğe geç
Sözlük

kalmak ile cümle

kalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hayatta kalmak için yapmak zorunda olduğumuz şeyi yaptık.We did what we had to to survive.
Saldırıda hayatta kalmak için şanslıydınız.You were lucky to survive the attack.
Tom ve Mary birbirleriyle evli kalmak istemediler.Tom and Mary didn't wish to remain married to each other.
Tom'un geç kalmak için iyi bir nedeni vardı.Tom had a good reason for being late.
Tom muhtemelen sadece evde kalmak ve uyumak istedi.Tom probably wanted to just stay at home and go to sleep.
Tom kalmak istiyor.Tom wants to stay.
Böyle bir günde evde kalmak bir utanç.It's a shame to stay indoors on a day like this.
Tren o kadar doluydu ki tüm gezi boyunca ayakta kalmak zorunda kaldım.The train was so packed that I had to stand up during the whole trip.
Birkaç gün kalmak istiyorum.I want to stay for several days.
Amcamla Boston'da kalmak niyetindeyim.I intend to stay in Boston with my uncle.
Üç gün Boston'da kalmak niyetindeyim.I intend to stay in Boston for three days.
Umarım Boston'da kalmaktan zevk almışsındır.I hope you enjoyed your stay in Boston.
Hayatta kalmak için buna ihtiyacımız olacak.We will need this to survive.
Ben bir hafta için kalmak niyetindeyim.I intend to stay for a week.
Tom kalmakta ve partiden sonra temizlik yapmamıza yardım etmekte ısrar etti.Tom insisted on staying and helping us clean up after the party.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, bir blogcunun tavsiyesine aldırma.If you want to stay healthy, don't heed the advice of a blogger.
Bütün hafta kalmak istiyorum.I intend to stay a whole week.
Sanırım burada bizimle kalmak isteyeceksin.I assume you'll want to stay here with us.
Geç kalmaktan nefret ederim.I hate being late.
Ama evde kalmak daha iyidir.But it is better to stay at home.
Boston'dayken benim evimde kalmak istiyorsan, sorun değil.If you want to stay at my place when you're in Boston, that's OK.
Kalmak ve bana yardım etmek ister misin?Could you stay and help me?
Muhbirin kimliği gizli kalmak zorundadır.The informer's identity has to remain secret.
Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.Tom has hay fever. That's why he has to stay inside.
Sen koltuğunda kalmak zorundasın.You have to stay in your seat.
Burada kalmak zorundasın.You have to stay here.
Biz birlikte kalmak zorundayız.We have to stay together.
Kalmak için buradayız.We're here to stay.
Kalmak için geri döndün mü?Are you back to stay?
Sakin kalmak zorundayız.We have to stay calm.
Sessiz kalmak zorundayız.We have to stay quiet.
Tom yatakta kalmak zorundaydı.Tom had to stay in bed.
Sessiz kalmak zorundasın.You have to stay quiet.
Uyanık kalmak zorundayız.We've got to stay alert.
Biz uyanık kalmak zorundayız.We've got to stay awake.
Sen yatakta kalmak zorundasın.You have to stay in bed.
Kalmak bir hataydı.It was a mistake to stay.
Bence Tom kalmak istiyor.I think Tom wants to stay.
Tom'un kalmak istediğini düşünüyorum.I think Tom wants to stay.
Sanırım Tom kalmak istiyor.I think Tom wants to stay.
Kalmak zorunda olacağım.I'm going to have to stay.
Odaklanmış kalmak zorundayız.We've got to stay focused.
Sen pozitif kalmak zorundasın.You have to stay positive.
Bir süre kalmak zorundayım.I have to stay for a while.
Ben tam burada kalmak niyetindeyim.I intend to stay right here.
Kalmak için hiçbir neden yoktu.There was no reason to stay.
Tom genç erkekler hıristiyan derneğinde kalmak zorundaydı.Tom had to stay at the YMCA.
Tom Boston'da kalmak istiyor.Tom wants to stay in Boston.
Biz şimdi birlikte kalmak zorundayız.We have to stay together now.
Kalmak Tom'un kararıydı.It was Tom's decision to stay.
Tom sakin kalmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to stay calm.
Tom'un kalmaktan başka seçeneği yoktu.Tom had no choice but to stay.
Tom odaklı kalmak için çabaladı.Tom struggled to stay focused.
Bizden biri uyanık kalmak zorunda.One of us has got to stay awake.
Biri seninle kalmak zorunda.Somebody's got to stay with you.
Tom alarmda kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay alert.
Tom kontrol altında kalmak için mücadele etti.Tom struggled to stay in control.
Tom kalmak için burada gibi görünüyor.It seems like Tom is here to stay.
Tom'un kalmak için hiçbir nedeni yoktu.Tom said he had no reason to stay.
Garajda kalmak zorunda kalacaksın.You'll have to stay in the garage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod