kalktı ile cümle
kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Suppose you find in the morning that your car won't start.
Böylece kalktım ve kardiyo makinama, tüm bedeni çalıştıran egzersiz aletime oturdum.So I got up and I jumped onto my cardio glider, which is a full-body, full-exercise machine.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.And this deputy jumped up and he ran over to this older black man.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti. Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.As frightening as the prospect was, he was going into the next office.
Ve bende kendisine bunu böyle söyleyince, bu seferde kalktı, olmaz öyle şey dedi.And when I said this to him, this time he got up and said, that is not doable.
Gaz yağı bitmiş. Lambayı doldurmak için yataktan kalktım.The kerosene gave out, so I got up to fill the lamp.
Kalktığım zaman dört saat geçmişti.And by the time I got up, four hours had passed.
Kraliyet ailesi hakkındaki suçlamalar kalktı ve Prenses benden ölesiye nefret ediyor.The Imperial family is cleared, the princess hates me.
Ama sayende... ...sırtımdan büyük bir yük kalktı.But through you, all the burden has been lifted.
Orada birileri ayağa bile kalktı, sakin olun.One of them just got up, relax.
Maalesef kullanimdan kalkti cunku Atariler icin tasarlanmisti.Unfortunately, it has become obsolete because it was designed for Atari platform.
Neden kalktın?Why?
Nihayet divandan kalktım... ...ve yeni bir gezi planlamaya başladım.I did eventually get off the sofa, and start planning another expedition.
İleriye fırladık, pistte sektik ve uçak sonunda kalktı.Rammed it forwards. Bounced down the runway. Just took off.
O hemen ayağa kalktı vardı, bekledikten sonra ileri çevik yaylı vardı.She had stood up right away, had waited, and had then sprung forward nimbly.
Sonra babam kalktı, yatak odasına gidip elini yüzünü yıkadı. Şehre gidip, para alacaktı.And my father had gotten up and went in the bedroom to clean up and to go down and collect money.
Ben süikastçılarla yüzyüzeydim, bu yüzden babamın hayatını almak için ayağa kalktıkları anı gördüm.I was facing the assassins, so I saw them stand up and take my father's life... an image that...
Kalktı ve şarkı söyledi.She stood and sang.
5.93 milyon yıl önce eski zamanlardaki ilk atalarımız ayağa kalktı.5.93 million years ago was when our earliest primate human ancestors stood up.
Sonra ayağa kalktı.Then she got up.
Jeeves şeytani kalktığı zeki görünümlü, ufukta duruyordu.Jeeves was standing on the horizon, looking devilish brainy.
Tabi oğlağı öldürmeye kalktığımda, yapamadım.So when I tried to kill this goat and I couldn't,
Kalktın mı?You're up?
Bu konferanstan sonra, bir öğrenci kalktı ve ona şöyle dedi,"Give us a poem." And Mohammed Ali said, "Me, we."
Sıra bana geldiğinde, ayağa kalktım veSo when it was my turn, I stood up and said,
Ve baca kadar, bir selam vererek kalktı.And giving a nod, up the chimney he rose.
Ama eğer kalktıysa, berbat ve stresli bir dönem beni bekliyor.But if it's gone, it's going to be really miserable and stressful."
Ortadan kalktıklarında, bunların hepsi engellenir.And when they're missing, it's a barrier.
Ben de kalktım.So, I got up.
Kalktık odadan çıktık.We stood up, we walked out.
Oturup kalktığında dikkat et.Be careful when you sit and stand up.
Odanın arkasından bir kadın ayağa kalktı ve;And in the back of the room, a woman stood up and she said,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Joshua rose early in the morning, and the priests took up the ark of Yahweh.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.All the guests of Adonijah were afraid, and rose up, and each man went his way.
Bunun üzerine Eyüp kalktı, kaftanını yırtıp saçını sakalını kesti, yere kapanıp tapındı.Then Job arose, and tore his robe, and shaved his head, and fell down on the ground, and worshiped.
‹‹Sana yakarıyorum, ama yanıt vermiyorsun, Ayağa kalktığımda gözünü bana dikiyorsun.I cry to you, and you do not answer me. I stand up, and you gaze at me.
Ayağa kalktı mı güçlüler dehşete düşer, Çıkardığı gürültüden ödleri patlar.When he raises himself up, the mighty are afraid. They retreat before his thrashing.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.For he commands, and raises the stormy wind, which lifts up its waves.
Böylece Yusuf kalktı, aynı gece çocukla annesini alıp Mısıra doğru yola çıktı.He arose and took the young child and his mother by night, and departed into Egypt,
Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocukla annesini alıp İsraile döndü.He arose and took the young child and his mother, and came into the land of Israel.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.But when the crowd was put out, he entered in, took her by the hand, and the girl arose.
Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.But Jesus took him by the hand, and raised him up; and he arose.
O da kalktı, her şeyi bırakıp İsanın ardından gitti.He left everything, and rose up and followed him.
Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.Every island fled away, and the mountains were not found.
Ruhu yeniden bedenine dönen kız hemen ayağa kalktı. İsa, kıza yemek verilmesini buyurdu.And her spirit came again, and she arose straightway: and he commanded to give her meat.
Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.He riseth from supper, and laid aside his garments; and took a towel, and girded himself.
Öylesine mabut ki namaza kalktığın zaman da seni görür.Who watches you when you get up,
De ki: "Ortaklar olarak O'nun yanına koymaya kalktıklarınızı bana gösterin!Say: "Just show me those you associate with Him as compeers."
O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.Who watches you when you get up,
Hükümdar, o kadınlara "Derdiniz neydi ki, o vakit Yusuf'un nefsinden murad almaya kalktınız?" dedi.The king asked the women: "What was the affair of seducing Joseph?"
ALLAH ve elçisi O'nun lütfuyla kendilerini zenginleştirdikten sonra öc almaya kalktılar!They did it only out of vengeance for God and His Apostle had enriched them by their grace.
O ki (ibadet ve düşünme için) kalktığın/uyandığın zaman seni görür.Who watches you when you get up,
Öyleyse geceleyin bir köşeye çekildiğiniz ve sabahleyin kalktığınız zaman ALLAH'ı övgüyle anın.So extol God when the evening comes and the day dawns,
Kalktığında, Rabbinin hamdiyle tespih et!And proclaim the praise of thy Lord when thou arisest,
Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.And proclaim the praise of thy Lord when thou arisest,
Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.And proclaim the praise of thy Lord when thou arisest,
Riba yiyenler, ancak şeytanın dokunup çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar.Those who swallow usury will not rise, except as someone driven mad by Satan's touch.
Sırf Allah ve Elçisi, Allah'ın lutfiyle kendilerini zengin etti diye (şimdi) öc almağa kalktılar.And they plotted what they could not attain.
Fir'avn, orada ululandı (zorbalığa kalktı), halkını çeşitli gruplara böldü.Pharaoh exalted himself in the land, and divided its people into factions.
Faiz yiyenler mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar.Those who swallow usury will not rise, except as someone driven mad by Satan's touch.
İlgili Sayfalar