kalktı ile cümle

kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ngài biểu , bèn có trận gió bão , Nổi các lượn sóng lên .
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ngài biểu, bèn có trận gió bão, Nổi các lượn sóng lên.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Pois ele manda, e faz levantar o vento tempestuoso, que eleva as ondas do mar.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Soms, als Hij sprak, stak er een storm op die de golven hoog opzweepte.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Szólott ugyanis és szélvészt támaszta, a mely felduzzasztá a habokat.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Ukaže namreč in napravi vihar, ki visoko žene valove njegove,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.wenn er sprach und einen Sturmwind erregte, der die Wellen erhob,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Διοτι προσταζει, και εγειρεται ανεμος καταιγιδος, και υψονει τα κυματα αυτης.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.Защото, когато заповядва и дига бурния вятър, Който повдига морските вълни,
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.ויאמר ויעמד רוח סערה ותרומם גליו׃
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.‎امر فاهاج ريحا عاصفة فرفعت امواجه‎.
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.因 他 一 吩 咐 、 狂 風 就 起 來 、 海 中 的 波 浪 也 揚 起
Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, Dalgalar şaha kalktı.因 他 一 吩咐 、 狂風 就 起來 、 海中 的 波浪 也 揚起
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıBởi vì trong 20 năm trở lại đây, phụ nữ Somali đã đứng lên.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıDenn in den letzten 20 Jahren hat sich die somalische Frau behauptet.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıKarena dalam 20 tahun terakhir wanita Somalia telah berdiri.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktı Lider oldular ve biz de kendi topluluğumuzdaW ciągu ostatnich 20 lat kobiety w Somalii stały się aktywne, stały się liderkami.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıMivel az elmúlt 20 évben, a szomáli nők ellenálltak.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıOmdat de laatste 20 jaar, de Somalische vrouw is opgestaan.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıPentru că în ultimii 20 de ani, femeia somaleză şi-a apărat drepturile.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıPorque nos últimos 20 anos, a mulher Somali ergueu-se.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıPretože počas posledných 20 rokov somálske ženy povstali.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıV zadnjih 20-ih letih se je somalska ženska dvignila.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıΕπειδή τα τελευταία 20 χρόνια, η γυναίκα της Σομαλίας σήκωσε το ανάστημά της.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıПотому что за последние 20 лет женщина Сомали встала на ноги.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıТому що сомалійські жінки вистояли останніх 20 років.
Çünkü son 20 yılda Somali kadını ayağa kalktıТъй като последните 20 години, сомалийските жени се изправиха на крака.
Değişmesi gerekirdi. Bir kişinin her sabah aynı saatte... ..kalktığını düşünelim.Δύσκολο να απαλλαγείς απ' το σήμερα...
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Angenommen, ihr merkt morgens, dass euer Auto nicht startet.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Antag at du om morgenen finder ud af at din bil ikke vil starte.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Predpokladajme že ráno zistíte, že vaše auto neštartuje.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Předpokládejme že ráno zjistíte, že vaše auto nestartuje.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Supponiamo che una mattina vi accorgiate che la vostra macchina non parte.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Supposez trouver au matin que votre voiture ne démarre pas.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Tegyük fel, hogy reggel nem tudjuk beindítani az autónkat.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Załóżmy, że rano okazuje się, że Wasz samochód nie chce zapalić.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Да предположим, че сутринта автомобилът ви не иска да запали.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Предположим, что утром вы обнаружили, что ваша машина не заводится.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.נגיד בבוקר הרכב שלכם אינו מניע.
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.車が動かない原因はたくさんあります
Düştüm ve hemen geri kalktımJe me suis écroulé mais je me suis relevé
Düştüm ve hemen geri kalktımSpadol som, ale som vstal
Eğitmen ekibi ayağa kalktı ve alkışladı.또 다시 응원할 일이 생긴 거였죠
Eğitmen ekibi ayağa kalktı ve alkışladı.To kolejny powód do dumy dla członków zespołu nauczycieli.
Eğitmen ekibi ayağa kalktı ve alkışladı.تستحق الإشادة من جانب فريق التدريس.
Eğitmen ekibi ayağa kalktı ve alkışladı.私たち指導者チームは全員が立ち上がって メンバーを祝福しました
Emeklilik birikimlerin ise bankadan çekmeye kalktığın anda yok oluveriyor.彼らは今、社会保障に手を付けようとしている!退職金もだ!
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,A keď vstali skoro ráno, a slnce vzišlo nad vodou, videli Moábovia pred sebou vodu, červenú jako krv,
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,A wstawszy rano, gdy słońce weszło nad temi wodami, ujrzeli Moabczycy naprzeciw sobie wody czerwone jako krew,
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,Besoknya, ketika mereka bangun pagi, matahari menyinari permukaan air sehingga kelihatan merah seperti darah
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,아침에 모압 사람이 일찌기 일어나서 해가 물에 비취므로 맞은편 물이 붉어 피와 같음을 보고
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,Maar toen de volgende morgen de zonnestralen over het water schenen, leek het wel bloed.
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,Men tidligt om Morgenen, da Solen stod op over Vandet, så Moabiterne Vandet foran sig rødt som Blod.
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,Potom ráno vstavše, když slunce vzešlo nad těmi vodami, uzřeli Moábští naproti ty vody rdějící se jako krev.
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,וישכימו בבקר והשמש זרחה על המים ויראו מואב מנגד את המים אדמים כדם׃
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,وبكروا صباحا والشمس اشرقت على المياه ورأى الموآبيون مقابلهم المياه حمراء كالدم.
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,次 日 早 晨 、 日 光 照 在 水 上 、 摩 押 人 起 來 、 看 見 對 面 水 紅 如 血
Ertesi sabah erkenden kalktılar. Güneş ışınlarının kızıllaştırdığı suyu kan sanarak,次日 早晨 、 日光 照 在 水上 、 摩押人 起來 、 看 見對 面 水紅 如 血
Ertesi sabah kalktığımda bu çılgın önermeyi rüyamda mı görmüştüm yoksa gerçekten yazdım mı düşündüm.A la mañana siguiente me desperté pensando ¿esa moción insensata sería un sueño, o realmente la escribí?
Ertesi sabah kalktığımda bu çılgın önermeyi rüyamda mı görmüştüm yoksa gerçekten yazdım mı düşündüm.De volgende ochtend dacht ik: droomde ik die waanzinnige motie, of heb ik die echt geschreven?
İlgili Sayfalar