Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.E se lo sbiancamento non passa, se le temperature non si abbassano, le barriere coralline iniziano a morire.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.És ha a kifehéredés nem szűnik meg -- ha a hőmérsékletek nem csökkennek -- a zátonyok haldokolni kezdenek.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Iar daca albirea nu trece, daca temperaturile nu scad, recifele incep sa moara.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.In če se beljenje ne ustavi, če se temperature ne znižajo, grebeni začnejo odmirati.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Jeśli blaknięcie nie przechodzi, jeśli temperatura nie spada, rafa zaczyna umierać.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.만약 블리칭을 없앨 수 없다면, 바다 온도도 내려갈 수 없게 되고, 산호초들은 죽어가기 시작하게 됩니다
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Se a descoloração não desaparecer — se as temperaturas não baixarem — os recifes começam a morrer.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Si le blanchiment ne part pas, si la température ne redescend pas, les récifs commencent à mourir.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Und wenn die Bleiche nicht aufhört, wenn die Temperaturen nicht sinken, fangen die Riffe an zu sterben.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.Y si esto persiste, si las temperaturas no bajan, los arrecifes empiezan a morir.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.И ако избелването не изчезне, ако температурите не се понижат, рифовете започват да умират.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.И если отбеливание не уходит, если температуры не понижаются, то рифы начинают умирать.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.ואם ההלבנה לא נעלמת, אם הטמפרטורה אינה יורדת, השוניות מתחילות למות.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.وإذا لم تزال البوادر، إذا لم تنخفض درجة الحرارة، تبدأ الشعب المرجانية رحلة الموت.
Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar.水温が下がらなければ 珊瑚礁は死滅に向かいます グレートバリアリーフの状況は酷く
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.사람이 누우면 다시 일어나지 못하고 하늘이 없어지기까지 눈을 뜨지 못하며 잠을 깨지 못하느니라
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ma l'uomo che giace più non s'alzerà, finché durano i cieli non si sveglierà, né più si desterà dal suo sonno
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.så lægger Manden sig, rejser sig ikke, vågner ikke, før Himlen forgår, aldrig vækkes han af sin Søvn.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tak i človek, keď ľahne, nevstane; dokiaľ len budú nebesia, neprebudia sa ani sa nezobudia zo svojho spánku.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tako leže človek in ne vstane; dokler bodo nebesa, se ne prebude in nič jih ne vzdrami iz spanja.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.Úgy fekszik le az ember és nem kél fel; az egek elmúlásáig sem ébrednek, nem költetnek föl az õ álmukból.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.так человек ляжет и не станет; до скончания неба он не пробудится и не воспрянет от сна своего.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ואיש שכב ולא יקום עד בלתי שמים לא יקיצו ולא יערו משנתם׃
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.والانسان يضطجع ولا يقوم. لا يستيقظون حتى لا تبقى السموات ولا ينتبهون من نومهم
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也 是 如 此 、 躺 下 不 再 起 來 、 等 到 天 沒 有 了 、 仍 不 得 復 醒 、 也 不 得 從 睡 中 喚 醒
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也是 如此 、 躺下 不再 起來 、 等到 天沒 有 了 、 仍 不得復醒 、 也不得從 睡 中 喚醒
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Acum, când copilul din dreapta nu se ridică, știm că a avut o comoție.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Alors, quand le gosse à droite ne se relève pas, nous savons qu'il a une commotion.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Als de jongen aan de rechterkant niet opstaat weten we dat hij een hersenschudding heeft.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Cuando el chico de la derecha no se levanta, sabemos que sufrió una conmoción cerebral.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Jeśli ten dzieciak po prawej się nie podnosi, wiemy, że doznał wstrząsu mózgu.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Keď chlapec napravo nevstáva, vieme, že utrpel otras mozgu.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.이제, 화면 오른쪽에 있던 아이가 일어나지 못했을 때, 그 아이한테 뇌진탕이 왔다는 것을 압니다.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Lalu jika anak di sebelah kanan tidak bangun, kita tahu mereka mengalami gegar otak.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Nếu như cậu bé ở phía bên phải không tỉnh dậy, chắc chắn là no đã bị chấn động rồi!
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Nos, amikor a jobb oldali srác nem kel fel, tudjuk, hogy agyrázkódás érte.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Ora, quando il ragazzo sulla destra non si alza, sappiamo che ha avuto una commozione.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Wenn das Kind rechts nicht aufsteht, wissen wir, dass es eine Erschütterung hat.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Τώρα, όταν το παιδί στα δεξιά δεν σηκώνεται αμέσως, ξέρουμε ότι έπαθε διάσειση.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Итак, когда парень справа не поднимается, мы знаем, что у него сотрясение мозга.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Сега, когато детето в дясно не стана, ние знаехме, че има мозъчно сътресение.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.עכשיו, כשהילד מימין לא קם, אנחנו יודעים שיש לו זעזוע מוח.
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.حسناً عندما لا يقوم الشاب من على الارض نحن نقول انه لابد وانه اصيب بارتجاج دماغي
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.脳震盪を起こしたと理解できます 左の少年 またはフィールドを
Ve eğer insanlar birbirlerini öldürmeye kalkmazlarsa butün felaketler gerçekleşecekثم كل المفاجئة