Uçak kalktığında gergin olmak doğal.It's natural to be nervous when the plane takes off.
Uçak kalkarken çok gergindim.I was very nervous as the plane took off.
Uçak kolayca kalkış yaptı.The plane took off easily.
Uçak Heathrow'dan 12:30'da kalkıyor.The plane departs from Heathrow at 12:30.
Uçak bir saat içinde kalkacak.The plane will take off in one hour.
Uçak Paris için kalkmak üzere.The plane is about to take off for Paris.
Uçak kalkış noktasındaydı.The plane was on the point of taking off.
Uçak sabah saat 8:00'de kalkar.The plane takes off at 8:00 a.m.
Uçak kalkmak üzeredir.The plane is about to take off.
Uçak zamanında kalktı.The airplane took off on time.
Uçak saat 2:30'da kalktı.The plane took off at 2:30.
Uçak neredeyse kalkacaktı.The airplane was just going to take off.
Uçak kalkmak üzereydi.The plane was about to take off.
Ailemde en erken annem kalkar.Mother gets up earliest in my family.
Annem her zaman erken kalkmaz.My mother does not always get up early.
Anne her zaman sabahları erken kalkar.Mother always gets up early in the morning.
Annem her zaman sabahleyin erken kalkar.Mother always gets up early in the morning.
Annem asla erken kalkmaz.My mother never gets up early.
Annem ailemde herkesten daha erken kalkar.Mother gets up earlier than anybody else in my family.
Ben altıda kalkarım.I get up at six.
Hâlâ karanlıkken kalktım.I got up while it was still dark.
Uçakların kalkışını izlemeyi severim.I like watching planes take off.
Şafak vaktinde kalkmak için erken yattık.We hit the hay early in order to get up at dawn.
Her sabah erken kalkmaya gayret edeceğim.I'll make an effort to get up early every morning.
Perde kalktı.The curtain rose.
Sisin yakında kalkacağını umuyorum.I hope the fog will go away soon.
Sis kalktı.The fog has lifted.
Sis uçakların kalkışını engelledi.The fog prevented the planes from taking off.
Adınız çağrıldığında ayağa kalkın.Stand up when your name is called.
Yarın sabah erken kalkmak zorunda mıyız?Do we have to get up early tomorrow morning?
Yarın sabah kalktığımda, güneş parlıyor ve kuşlar ötüyor olacak.When I get up tomorrow morning, the sun will be shining and the birds will be singing.
Yarın sabah yedide kalk.Get up at seven tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalk!Get up early tomorrow morning!
Yarın sabah altıda kalkacağım.I'm getting up at six o'clock tomorrow morning.
Yarın erken kalkmak zorundayız-biz pikniğe gidiyoruz.We've got to get up early tomorrow. We're going on a picnic.
Kibar görünüşlü yaşlı adam kalktı ve elini bana verdi.The gentle-looking old man got up and gave his hand to me.
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.Yumi got up early to listen to the English program.
Bir fırtına uçağın kalkmasını engelledi.A storm prevented the plane from taking off.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Kalkan jetlerin sesi sinirimi bozuyor.The sound of jets taking off gets on my nerves.
Kalkış inişten daha kolaydır.Taking off is easier than landing.
Ayağa kalktığımda başım döner.I get dizzy spells when I stand up.
Ayağa kalk!Stand up!
Ayağa kalktığımda, başım dönüyordu.When I stood up, my head was swimming.
Ayağa kalkmayın.Don't stand up.
Ayağa kalk, lütfen.Stand up, please.
Trenin kalkışı ertelenecek.The train's departure will be delayed.
Tren saat altıda kalkıyor.The train starts at six.
Tren saat dokuzda kalkar, saat onda oraya varır.The train leaves at nine, arriving there at ten.
Tren bu öğleden sonra bir otuzda kalkıyor.The train leaves at one-thirty this afternoon.
İyi bir çocuk olmak için, yatmaya gitmelisin ve erken kalkmalısın.To be a good child, you need to go to bed and get up early.
Tren saat dokuzda kalkar.The train leaves at nine o'clock.
O, sabah sekizde kalktı.He got up at eight in the morning.
O her zaman erken kalktı.She always got up early.
İnsanlar ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The people stood up and began to sing.
O genellikle erken kalkar.She usually gets up early.
Erken kalkmaya alışkındı.He was in the habit of getting up early.
Erken kalkmak onun alışkanlığıydı.It was his habit to get up early.
Henüz kalktım.I just got up.
Bir sonraki tren saat kaçta kalkacak?What time does the next train leave?