Uçak on dakika önce kalktı.The airplane took off ten minutes ago.
Çiftçi gün doğumunda kalktı ve gün batımına kadar çalıştı.The farmer rose at sunrise and worked till sunset.
Tren saat 9.00'da buradan kalkıyor.The train departs here at 9:00 a.m.
O sabah ne zaman kalktın?When did you get up that morning?
Tanınmış şair çalışma odasında intihar etmeye kalkıştı.The prominent poet attempted to commit suicide in his study.
Adam ayağa kalktı.The man stood up.
Tayfun, uçağımızın kalkmasını engelledi.The typhoon prevented our plane from leaving.
Adam ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The man stood up and began to sing.
Yoğun kar yağışı trenimizin zamanında kalkmasını önledi.The heavy snowfall prevented our train from leaving on time.
Derhal kalk, yoksa 7:00 otobüsünü kaçıracaksın.Get up at once, or you will miss the 7:00 bus.
Derhal kalk, yoksa okula geç kalacaksın.Get up at once, or you will be late for school.
John normalden çok daha önce kalkmıştı.John had awoken much earlier than usual.
Jack erken kalkar.Jack is an early riser.
Jane erken yatıp erken kalkar.Jane keeps early hours.
Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.Please fasten your seat belts and prepare for departure.
Haydi, kalk.Come on, get up.
Cambridge treni 5. platformdan kalkmaktadır.The train for Cambridge leaves from Platform 5.
Ken erken kalkmayı bir kural olarak benimsiyor.Ken makes it a rule to get up early.
Bu sabah kalktığımda ağır biçimde yağmur yağıyordu.It was raining heavily when I got up this morning.
Bu sabah kalktığımda, başım ağrıyordu.When I got up this morning, I had a headache.
Bu sabah erken kalktım.I got up early this morning.
Bu sabah 6:30'da kalktım.I got up at six-thirty this morning.
Carol, her sabah erken kalkar.Carol gets up early every morning.
Perde henüz kalkmadı.The curtain has not yet risen.
Yaşlı insanlar çok erken kalkarlar.Old people get up very early.
Günaydın, Kalkma zamanı.Good morning. It's time to wake up.
Amy ayağa kalkmak için bir çaba sarfetti.Amy made an effort to stand up.
Havaalanı otobüsleri nereden kalkıyor?Where do the airport buses leave from?
Çocuklarım erken kalkmak için acınacak halde samimi çabalar gösterirler.My children make pathetically sincere efforts to get up early.
Ailem tümü erken kalkar.My family are all early risers.
Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koştu.As usual, he got up early in the morning and jogged.
Yarın sabah erken kalkmak zorunda kalacaksın.You'll have to get up early tomorrow morning.
Her gün saat kaçta kalkarsın?What time do you get up every day?
Her sabah genellikle saat kaçta kalkarsın?What time do you usually get up every morning?
Her sabah saat 5'te kalkarsın.You get up at 5 o'clock every morning.
Erken kalkmak zorunda değilsin.You don't have to get up early.
Sabah kaçta kalkarsın?What time do you wake up in the morning?
Sen erken kalkarsın, değil mi?You are an early riser, aren't you?
Erken kalkmak zorundasın.You have to get up early.
Kalkma zamanın geldi de geçti.It is time that you got up.
O kadar erken kalkmana gerek yok.You don't have to get up so early.
Altıda kalkmalısın.You must get up at six.
Uçağın saat kaçta kalkacak.What time does your plane depart?
Treniniz platform 10'dan kalkar.Your train leaves from Platform 10.
Bak, kalkan bir uçak var.Look! There's a plane taking off.
7:30'a kadar kalkmak zorunda olduğunu düşündüm.I thought you had to get up by 7:30.
Ben yedide kalktım.I got up at seven.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Uçağım 06:00 da kalkar.My plane leaves at six o'clock.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Ben yaklaşık altıda kalktım.I got up at about six.
226 nolu uçak saat 10:30 da kalkacak.Flight 226 takes off at 10:30.
1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.In 1951, Sister Teresa was sent to Calcutta, then the largest city in India.
On kadar öğrenci hepsi birden ayağa kalktı.As many as ten students stood up all at once.
"Ne zaman kalkarsın?" "Sekizde kalkarım.""When do you get up?" "I get up at eight."
Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.You will have to get up at six tomorrow morning.
Saat altıda kalkar mısın?Do you get up at six?
Ekonomik kalkınma Afrika için önemli.Economic development is important for Africa.
Polis bana son otobüsün onda kalktığını söyledi.The policeman told me that the last bus leaves at ten.
Bak! Uçak kalkıyor.Look! The airplane is taking off.