Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.Back in high school, I got up at 6 a.m. every morning.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Ayağa kalkın çocuklar!On your feet, children!
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Genellikle saat kaçta kalkarsın?What time do you usually get up?
Kalktığın zaman, okuyor olacak.He will be studying when you get up.
Havaalanı otobüsü nereden kalkıyor?Where does the airport bus leave from?
Havaalanına vardığımda uçağın kalktığını gördüm.Arriving at the airport, I saw the plane taking off.
Uçağı Hong Kong'a gitmek için öğleden sonra saat 2:00'de kalkıyor.His plane leaves for Hong Kong at 2:00 p.m.
Acele et. Tren on dakikaya kalkıyor. Kaçırmayalım.Hurry up. The train leaves in ten minutes. We don't want to miss it.
Acele etsen iyi olur. Tren saat üçte kalkar.You had better hurry. The train leaves at three.
Amuda kalktığımda boynum çatırdadı.My neck snapped when I did a headstand.
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.When the visitor entered the room, we stood to greet him.
Kalkma zamanı.Time to get up.
Kalkmak için çok erken.It is too early to get up.
Kalkmak için vakit çok erken.It is too early to get up.
Soğuk sabahlarda erken kalkmayı zor bulurum.I find it hard to get up early on cold mornings.
Öğrencilerin hepsi birlikte ayağa kalktı.All of the students stood up together.
Kural olarak o erken kalkar.As a rule, she is an early riser.
Her zaman haklarımız için ayağa kalkmalıyız.We must always stand up for our rights.
Ayağa kalkmamızın zamanı geldi.The time has come for us to stand up.
Uçağımız tam saat altıda kalktı.Our plane took off exactly on time at six.
Birkaç ertelemeden sonra, uçak nihayet kalktı.After several delays, the plane finally left.
Saat kaçta kalkarsın?What time do you get up?
Kaçta kalkarsın?What time do you get up?
Kaçta kalkarsınız?What time do you get up?
Ne zaman kalktın?When did you get up?
Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?Can you please tell me what time the train leaves?
İlk trene yetişmek için erken kalktım.I got up early in order to catch the first train.
Londra treni hangi platformdan kalkar?Which is the platform for the London train?
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Daha erken kalkacaksın.You are to get up earlier.
Bu senin kalkman gereken zamandır.This is the time you should get up.
Yaklaşık kalkma zamanı.It's about time you got up.
Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.It's still too early to get up.
Öncelikle erken kalkman gerekiyor.In the first place it's necessary for you to get up early.
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.Mother Teresa was a Catholic nun who lived and worked in Calcutta, India.
Boya kalkmış.The paint is off.
Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.Bill got up so early that he caught the first train.
Peter kalktığında, Jean zaten evden ayrılmıştı.When Peter got up, Jean had already left home.
Birmingham treni 3. platformdan kalkar.The train for Birmingham leaves from platform 3.
Otobüs ne zaman kalkıyor?What time does the bus leave?
Lütfen otobüs tamamen duruncaya kadar ayağa kalkma.Please remain seated until the bus stops completely.
New York'a tren saat kaçta kalkıyor?What time does the train for New York depart?
Niçin bu kadar erken kalktın?Why did you get up so early?
Bu otobüs ne kadar sürede kalkar?How soon does the bus leave?
Tom her sabah saat altıda kalkar.Tom gets up at six every morning.
Ayağa kalk ve kitabı oku, Tom.Stand up and read the book, Tom.
Böyle bir adama yardım etmeye kalkışmam.I cannot bring myself to help such a man.
O nereden kalkıyor?Where does it leave from?
Lütfen kalkma.Please don't get up.
Lütfen ayağa kalkmayın.Please remain seated.
Kalkabildiğin kadar erken kalk.Get up as early as you can.
Şehir merkezine giden tren hangi platformdan kalkıyor?What number is the downtown train?
Ben genellikle geç kalkarım.I usually get up late.
Lütfen terminale ulaşana dek ayağa kalkma.Please stay seated until we reach the terminal.
Yaşlı kadın düştü ve kalkamadı.The old woman fell and could not get up.
Tren hangi istasyondan kalkıyor?From which station does the train leave?
Uçak, kalkışa yardımcı olmak için bir roket motoru kullandı.The airplane used a rocket motor to assist with takeoff.