kalkın ile cümle
kalkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Słuchajcie, proszę, co mówi Pan: Wstań, rozpieraj się z temi górami, a niech słuchają pagórki głosu twego.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Slyštež nyní, co praví Hospodin: Vstaň, suď se s těmito horami, a nechť slyší pahrbkové hlas tvůj.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.Слушайте, что говорит Господь: встань, судисьперед горами, и холмы да слышат голос твой!
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.שמעו נא את אשר יהוה אמר קום ריב את ההרים ותשמענה הגבעות קולך׃
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.اسمعوا ما قاله الرب. قم خاصم لدى الجبال ولتسمع التلال صوتك.
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.以 色 列 人 哪 、 當 聽 耶 和 華 的 話 。 要 起 來 向 山 嶺 爭 辯 、 使 岡 陵 聽 你 的 話
RABbin söylediğine kulak verin: Kalkın, davanızı dağların önünde dile getirin. Tepeler duysun sesinizi.以色列人 哪 、 當聽 耶和華 的話 。 要 起來 向 山嶺爭辯 、 使岡陵聽 你 的 話
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Acum sculaţi-vă şi treceţi pîrîul Zered.`` Am trecut pîrîul Zered.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.A tak teraz vstaňte a prejdite potok Záred. Aj sme prešli potok Záred.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Bây giờ, hãy đứng dậy, đi ngang qua khe Xê-rết. Vậy, chúng ta có đi ngang khe Xê-rết.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Bây_giờ , hãy đứng_dậy , đi ngang qua khe Xê-rết . Vậy , chúng_ta có đi ngang khe Xê-rết .
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Bryd nu op og gå over Zeredbækken! Så gik vi over Zeredbækken.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Gjør eder nu rede og gå over Sered-bekken! Så gikk vi over Sered-bekken.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik."Kemudian kita menyeberangi Sungai Zered seperti yang diperintahkan TUHAN kepada kita
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.이제 너희는 일어나서 세렛 시내를 건너가라 하시기로 우리가 세렛 시내를 건넜으니
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Levantai-vos agora, e passai o ribeiro de Zerede. Passamos, pois, o ribeiro de Zerede.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.'Levantaos, pues, y cruzad el arroyo de Zered.' "Así cruzamos el arroyo de Zered
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Maintenant levez-vous, et passez le torrent de Zéred. Nous passâmes le torrent de Zéred.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Most keljetek fel, és menjetek át a Záred patakán; és átkelénk a Záred patakán.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.`Nouskaa siis ja kulkekaa Seredin puron poikki.` Ja me kuljimme Seredin puron poikki.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Nyní vstanouce, přejděte potok Záred. I přešli jsme potok Záred.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Ora alzatevi e passate il torrente Zered! E attraversammo il torrente Zered
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.So macht euch nun auf und ziehet durch den Bach Sered! und wir zogen hindurch.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Stån nu upp och gån över bäcken Sered.» Så gingo vi då över bäcken Sered.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.'Steek nu de beek Zered over', zei de HERE. Dat deden wij.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Wstańcież tedy, a przeprawcie się przez potok Zared; i przeprawiliśmy się przez potok Zared.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Zdaj se torej vzdignite in pojdite čez potok Zered! In šli smo čez potok Zered.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Σηκωθητε λοιπον και διαβητε τον χειμαρρον Ζαρεδ και διεβημεν τον χειμαρρον Ζαρεδ.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.итак встаньте и пройдите долину Заред. И прошли мы долину Заред.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.Станете сега та преминете потока Заред. И така, преминахме потока Заред.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.עתה קמו ועברו לכם את נחל זרד ונעבר את נחל זרד׃
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.الآن قوموا واعبروا وادي زارد. فعبرنا وادي زارد.
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.現 在 起 來 過 撒 烈 溪 . 於 是 我 們 過 了 撒 烈 溪
‹‹RAB, ‹Haydi kalkın, Zeret Vadisinden geçin› dedi. Biz de Zeret Vadisinden geçtik.現在 起來過 撒烈溪 . 於是 我 們過 了 撒烈溪
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?¿Así te comportas cuando ya no eres un rehén?
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Det skedde så snart dina gisslanproblem var borta.
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?É o que acontece, assim que o refém deixa de estar preocupado?
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Näinkö käy, kun et enää huolehdi panttivangeista?
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Og dette skete, så snart dine gidselproblemer var løst.
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Succede questo, quando non sei più preoccupato del tuo ostaggio?
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Wystarczyło, że nie musisz martwić się o zakładniczkę?
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Να τι συμβαίνει επειδή χάσαμε την όμηρο.
Rehine endişen kalkınca böyle mi oluyor?Вот что бывает, когда исчезает беспокойство о заложнике.
Savaştan sonra, Birleşmiş Milletleri kurdunuz. OECD'yi kurdunuz. (Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü)Po válce jste založili Spojené národy, založili jste Organizaci pro hospodářskou spolupráci a rozvoj (OECD),
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››그런즉 너는 너와 함께 온 네 주의 신하들로 더불어 새벽에 일어나라 너희는 새벽에 일어나서 밝거든 곧 떠나라
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››Sta morgen maar vroeg op en vertrek zodra het licht wordt."
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››ועתה השכם בבקר ועבדי אדניך אשר באו אתך והשכמתם בבקר ואור לכם ולכו׃
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››والآن فبكر صباحا مع عبيد سيدك الذين جاءوا معك واذا بكرتم صباحا واضاء لكم فاذهبوا.
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故 此 你 和 跟 隨 你 的 人 、 就 是 你 本 主 的 僕 人 、 要 明 日 早 晨 起 來 、 等 到 天 亮 回 去 罷
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故此 你 和 跟隨你 的 人 、 就 是 你本主 的 僕人 、 要 明日 早晨 起來 、 等到 天亮 回去 罷
Sierra Leone'ye insani yardım yapılıyor. Uganda'ya kalkınma yardımı yapılıyor.Aqui, no Uganda, apoio ao desenvolvimento.
Sierra Leone'ye insani yardım yapılıyor. Uganda'ya kalkınma yardımı yapılıyor.В Сьерра-Леоне — гуманитарная помощь, в Уганде — экономическая.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.De moderne sector is uiteraard waar veel van de ontwikkelingshulp en hulpmiddelen heen zijn gegaan.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Ei bine, multe dintre ajutoarele pentru dezvoltare și resurse au fost canalizate către acest sector.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.물론 현대 산업 분야는 많은 발전 지원과 자원이 들어오는 곳이기도 합니다.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Naturalmente, il settore moderno é quello che riceve molte risorse e aiuti allo sviluppo.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Natürlich ist es der moderne Sektor in den eine Menge der Entwicklungshilfe und der Ressourcen floss.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Oczywiście nowoczesny sektor jest celem, do którego wędruje ogrom pomocy i środków.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Természetesen a modern szektor az, ahová a fejlesztési segélyek és források túlnyomó része került.
Şimdi tabi ki de modern sektör... ...birçok kalkınma yardımı ve kaynağının gittiği yer.Και φυσικά ο σύγχρονος τομέας είναι αυτός που έχει τη μερίδα του λέοντος στην αναπτυξιακή βοήθεια.
İlgili Sayfalar