Bu makale kalitesiz.This article is cheap.
O, Oklahoma'da kalitesiz bir üniversiteden mezun oldu.He graduated from some rinky-dink college in Oklahoma.
Kalitesiz bileşenler.Higher quality parts.
Döngü sonunda zaman zaman kalitesiz ürünler çıkmasıyla sonuçlandığı durumlar da görülmüştür.The practice usually gave rise to products of poor quality at the end of a planning cycle.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.They simply did not tolerate any useless or shoddy stuff.
Bu tamamiyle kalitesizThis is completely cheesy.
Ve biz ayrıca ne yaparsak yapalım kalitesiz bir İngiltere reklamı yapamayacağımızı hissettik.And so what we also felt was that whatever we did we couldn't do a cheesy advert for Britain.
Ve birkaç kalıtesiz ev videosu kaydettik.And we took some pretty cruddy home movies.
Kalitesiz filmleri suçlamıyorum.I would not blame low quality pictures.
ISP'ler İtalyanlar'ın bile bile kalitesiz bir onarım gerçekleştirdiklerini savlıyorlar.ISPs claim that the Italians did a bad job on purpose.
Kalitesiz Binalar Türkiye'de Can Almaya Devam EdiyorSubstandard Buildings Continue to Kill People in Turkey
Yetkililerin kalitesiz inşaatı suçlu gösterdiği felakette 92 kişi hayatını kaybetmişti.Ninety-two people lost their lives in the disaster, which officials blamed on shoddy construction.
Kalitesiz bileşenler.División de mediciones de calidad.
Bu televizyonda çok kötü ve kalitesiz bir program görülünce söylenen komik bir beddua.Это смешное проклятие, которое произносят, когда видят по телевизору очень плохую и некачественную передачу.
Kalitesiz bileşenler.Некачественные компоненты.
İtalyan silahları son derece kalitesizdi.Бронебойные снаряды имели очень высокое качество.
Delikler küçükse ve sıksa peynir kalitesizdir.Сырок — уменьшительно-ласкательное к сыр.
Yasadışı, problemli ve kalitesiz sitelerin listelenmesine izin verilmez.U nelegálních přípravků není možné zaručit účinnost, bezpečnost a kvalitu.
İtalyan silahları son derece kalitesizdi.Armele din Italia au fost de calitate foarte scăzută.
Döngü sonunda zaman zaman kalitesiz ürünler çıkmasıyla sonuçlandığı durumlar da görülmüştür.Tällöin käytännössä rahasto joutuu luopumaan myös hyvien aikojen positiivisista tuotoista.
Döngü sonunda zaman zaman kalitesiz ürünler çıkmasıyla sonuçlandığı durumlar da görülmüştür.Στο τέλος της περιόδου παρατηρείται το γεγονός της εξαφάνισης ειδών.
İngiltere'nin kalitesiz müzik döneminde en çok satılan albüm oldu.Salmeboka ble reformasjonstidens viktigste salmebok.
Ancak tüm denemeleri sonuçsuz kalır çünkü silahları ve askeri yapıları oldukça kalitesizdir.Tak pelak lagi bahwa itu semua karena kesuksesan atau keberhasilan pembinaan.
Toplu üretilen mühimmat zırhı, genelde şövalye zırhlarından daha ağır ve daha kalitesizdir.Придружаващата конница е по-добре въоръжена и по-тежка военна единица, съставена най-вече от благородници.
Bu tamamiyle kalitesizAsta e asa siropos.
Bu tamamiyle kalitesizDas ist komplett kitschig.
Bu tamamiyle kalitesizDet här är totalt billigt.
Bu tamamiyle kalitesizDit is wel erg kinderachtig.
Bu tamamiyle kalitesizIni sungguh buruk.
Bu tamamiyle kalitesizJakie to nędzne,
Bu tamamiyle kalitesizJe to otravné.
Bu tamamiyle kalitesizQuesto è completamente meschino.
Bu tamamiyle kalitesizΑυτό είναι τελείως ανελεικρινές.
Bu tamamiyle kalitesizКолко глупаво.
Bu tamamiyle kalitesizЭто так глупо.
Bu tamamiyle kalitesiz.זה לחלוטין קיטשי
Bu tamamiyle kalitesizهذا مبتذل تماما
Bu tamamiyle kalitesiz私でも うんざりしちゃうかも
İşte orada. Ne?! Bu tamamiyle kalitesizCậu ta ở kia kìa. cái gì? đây là quyền tự do ngôn luận.
Kalitesiz filmleri suçlamıyorum.Darashiko пише редовно за кино.
Kalitesiz filmleri suçlamıyorum.Nem a rossz minőségű filmeket hibáztatom emiatt.
Kalitesiz filmleri suçlamıyorum.لا أضع اللوم على أفلام رديئة الصنع.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.De har simpelthen ikke tolerere nogen ubrugelige eller sjuskede ting.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.De helt enkelt inte tolerera någon värdelös eller luddiga saker.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Egyszerűen nem tűri olyan haszontalan, vagy selejtes cucc.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Ei pur si simplu nu tolera nici o chestii inutile sau calitate inferioara.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Eles simplesmente não toleram qualquer coisa inútil ou de má qualidade.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Essi semplicemente non tollerava cose inutili o scadenti.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.He yksinkertaisesti eivät siedä mitään hyödytöntä tai surkea kamaa.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Họ chỉ đơn giản là không chấp nhận bất cứ thứ vô dụng hoặc kém chất lượng.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Ils n'ont tout simplement pas tolérer aucun trucs inutiles ou de mauvaise qualité.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.그들은 단순히 어떤 쓸모이나 대충 물건을 용납하지 않았다.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Mereka hanya tidak mentoleransi segala hal tidak berguna atau buruk.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Oni jednoducho tolerovať žiadne zbytočné a nekvalitné veci.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Oni po prostu nie toleruje żadnych bezużyteczne lub tandetne rzeczy.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Oni prostě tolerovat žádné zbytečné a nekvalitní věci.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Sie hatten einfach nicht dulden nutzlos oder minderwertige Sachen.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Simplemente no tolerará ningún cosas inútiles o de mala calidad.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.To se preprosto ne dopušča nobene neuporabna ali Vještački stvari.
Onlar sadece herhangi bir işe yaramaz ya da kalitesiz malzeme tahammül etmedi.Ze gewoon niet tolereren geen nutteloos of onwaardig materiaal.