kalfa ile cümle
kalfa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.48
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom boş gezenin boş kalfası.Tom is a dead-beat.
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.Then came Nemed and his followers.
Kalfat topraklarının büyük bir kısmı Gülbahar Hatun tarafından vakfedilmiştir.Much of the villa has been brought to light with its rich decoration.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.On the other hand, the entire area is urbanized.
Kalfa olduktan sonra da en az 12 ay geçmeden Üstatlığa yükselinmez.This allows it to delay legislation if it does not approve it for twelve months.
Ailesi öldükten sonra Paderborn'da eczacı kalfası oldu.[1]After his parents died, he became a pharmacist's apprentice in Paderborn.[1]
Kalfagianni 1965 yılında Yunanistan'da doğdu.Kalfagianni was born in 1965 in Greece.
Kalfagianni, Ekim 1987'de Selanik Aristotle Üniversitesi'nden mezun oldu.Kalfagianni graduated from Aristotle University of Thessaloniki in October 1987.
John Frazee'nin yanında kalfa olarak iş buldu.He found work as a journeyman under John Frazee.
Kalfa 'çırak' için Türkçe'dir.Kalfa is Turkish for 'apprentice'.
Ayrıca, şimdi Kalfany tarafından devralınan Pulmoll öksürük damlaları da vardır.Erfolgreich sind die Pulmoll-Hustenbonbons, die inzwischen jedoch von Kalfany übernommen wurden.
Kalfa olduktan sonra da en az 12 ay geçmeden Üstatlığa yükselinmez.Nach der Behandlung sollte es mindestens 2 Stunden lang nicht regnen.
Kalfatlılar bir araya geldiklerinde çok güzel sohbetler olur.Bei aggressiven Begegnungen kommt es zu lautlichen Äußerungen.
İkinci bir kitabeden öğrenildiğine göre Hace Nerkerap Kalfa tarafından 1766'da tamir ettirilmiştir.Auf Weisung des Herzogs wurde die Meierei Göhren 1766 aufgeforstet.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.Das Bodendenkmal erstreckt sich allerdings auf das gesamte Anwesen.
Yaptığı ilaci hemen o akşam kalfasi Marx ile konta gönderir.Durch Martins Einsatz soll sie zügig auf die Transplantationsliste kommen.
Yerleşimde Kalfa Korusu Cirit alanı bulunmaktadır.Al centro vi sono le zone di rappresentanza.
Kalfanın ısrarıyla evlenir ve evlendiği kadın, kızını doğururken ölür.Si sposerà e avrà una figlia, ma la moglie morirà durante il parto.
Kalfat'ta sosyal hayat dışarıya bağımlıdır.В Калуге продолжал заниматься общественной деятельностью.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.Toda a Terra está cheia da sua glória.
Ramazan ayı Kalfat'ta çok özel geçer.Tudo parece calmo no Vale Evershade.
Eczanelerde eczacılara yardım eden kişilere Eczane Teknisyeni (eczacı kalfası) denir.Em relação aos ajudantes de farmácia, as suas funções de atendimento nas farmácias são consideradas ilegais.
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.Hierdoor werden zij en hun hele volk verdoemd.
Yerleşimde Kalfa Korusu Cirit alanı bulunmaktadır.Na jego obszarze obowiązuje strefa ciszy.
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.Ekkor a ti (di) (氐) és csiang (qiang) barbár törzsek követeket menesztettek hozzá.
Kalfat'ta sosyal hayat dışarıya bağımlıdır.Kansalaisyhteiskunta on Hegelille yksilöiden riippuvuuden järjestelmä.
Kalfanın ısrarıyla evlenir ve evlendiği kadın, kızını doğururken ölür.Yllättäen häihin saapuu hänen kuolleeksi luultu poikansa.
Her şeye rağmen Kalfat topraklarının tamamı tarıma elverişlidir.Tuy nhiên, chúng sẽ được chào đón trên vùng đất chỉ toàn con đực.
Eczanelerde eczacılara yardım eden kişilere Eczane Teknisyeni (eczacı kalfası) denir.Người hành nghề trong ngành dược được gọi là dược sĩ.
Cennet Kalfa, işte o cariyelerden birisidir.神園いくさ(かみぞの いくさ) 本作の主人公。
Onların hepsinin kalfalarına tabakların şeyhleri peştamal kuşatırlardı.以全身繃帶遮掩身上孔洞的男子。
Bu konuların yanında Kalfat ve Kalfatlıların çeşitli mesele ve sorunları konuşulur.现在就我所感觉到的,以及同志们提出来的一些问题,讲一讲。
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.現遺幾處殿基以及台階,其餘建築皆已毀壞。
Kalfat ve çevresini daha sonra Persler ele geçirmişlerdir.그 후 이 용어는 사회주의자들과 그의 비난자들이 폭넓게 활용하였다.
Kabul töreninin ardından en az 12 ay geçmeden Kalfalığa yükselinmez.Pred kastráciou by kôň aspoň 12 hodín nemal žrať.
Köyün eski adı "Kalfalı Köyü"dür.Táto nová oblasť sa nazýva Golden Village.
Onların hepsinin kalfalarına tabakların şeyhleri peştamal kuşatırlardı.V rokah so vsi držali voščene sveče.
Kalfat çok sert bir iklime sahiptir.Ta sloves dolguje zelo prijetnemu podnebju.
Kalfat'ta sosyal hayat dışarıya bağımlıdır.Zvestoba celici je v kartuzijanskem življenju odločilnega pomena.
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.그래서 저는 연수 과정을 완료한 진솔하고 현실적인 직공으로서 직공의 자리를 구하고 있다는 내용의 구직광고를 냈었는데
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.Отже, я розмістила оголошення у газеті про себе, як про звичайного ремісника-гончара, який шукав собі роботу.
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.訓練を受けた 堅実な陶器職人であり 渡り職人として 仕事を探しているという 広告です いくつか もらったオファーの中から 選んだのは
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Ale to dało mi nową szansę: byłam już czeladnikiem i mogłam wziąć swoją sakwę i wyruszyć w świat.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.Dus dit gaf me de kans, want ik was nu een gezel, en gezellen pakken hun tas en trekken de wereld in.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.저는 그때 그 공장에서 직공으로 일하고 있었기 때문에 저도 다른 직공처럼 배낭을 둘러메고 세계 여행을 할 수 있었습니다.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.אז זו הייתה ההזדמנות שלי כי עכשיו הייתי בעלת מלאכה, ובעלי מלאכה לוקחים את התיק שלהם והולכים לראות את העולם.
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.لذا، هذا أعطاني الفرصة لأنني بعدها أصبحت بارعة والبارعون أيضاً يستطيعون شد رحالهم ليذهبوا ويروا العالم
Bu bana bir fırsat verdi çünkü ben artık kalfaydım, kalfalar çantalarını alıp dünyayı gezmeye çıkarlar.渡り職人は 鞄を肩に 外の世界に出かけるものでしょう 私は職人として 新聞に広告を出しました