Kalemimi bana geri ver.Give me back my pencil.
Kalemimi unuttum.I forgot my pen.
Sadece bir kalemim var.I have only one pen.
Buyur, benim kalemimi kullan.Here, use my pen.
Ben kurşun kalemimi unuttum.I forgot my pencil.
Üzgünüm, bir kurşun kalemim yok.Sorry, I don't have a pencil.
Dolma kalemimi gördün mü?Have you seen my pen?
Dönüşte kalemimi getirmeyi unutma.Don't forget to return my pen!
Kalemimi geri vermeyi unutma.Don't forget to return my pen.
Kalemimi Tom'a ödünç verdim.I lent my pencil to Tom.
Kurşun kalemimi çakımla keskinleştirdim.I sharpened my pencil with my pocketknife.
Kurşun kalemimi keskinleştirdim.I sharpened my pencil.
Ödünç verebileceğim fazladan bir dolma kalemim var.I have an extra pen I could lend you.
Benim kalemimi kullanabilirsin.You can use my pen.
Kalemimi kullanabilirsin.You can use my pen.
Bir kurşun kalemim yoktu.I didn't have a pencil.
Kalemimi ödünç alabilirsin.You can borrow my pen.
Bu benim kalemim değil.This isn't my pen.
İstersen kalemimi kullanabilirsin.You may use my pencil if you like.
Tom kurşun kalemimi ödünç vermemi istedi.Tom asked me to lend him my pencil.
Sana kalemimi ödünç vereceğim.I'll lend you my pen.
Kalemimi geri ver.Give me back my pen.
Kalemimi düşürdüm.I dropped my pencil.
Kalemimi bıraktım.I put down my pen.
Kalemim yine çalışmıyor. -Welcome back.
Burada, fonksiyon... Kalemim çalışmıyor. Doğru rengi seçeyim.Well, here it equals-- make sure my pen is working, color right.
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?(Wait, where did my pen go?
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler.All of a sudden, my pen doesn't-- brown eyes.
Ödünç alabileceğin bir kalemim var.I got a pencil you can borrow.
Kalemimi aldım ve kafasına çizim yapmaya başladım ve ona bir taç çizdim.I whipped out my pen, and I started drawing on her head and I drew a crown for her.
Bu, bizim kalemimizle yazıldı.Ok this is been written with our pen.
İşte burada da silgili kalemim.So if I take our pen , which is got an eraser on the top of it
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."At least that's what it says on my pen."
"Kaslarım güçsüzleştikçe, kalemim güçlendi."As my muscles weakened, my writing became stronger.
Eğer log - kalemime noldu?If I were to say log-- what happened to my pen?
Siz pek göremezsiniz ama kalemimin tam altındaki bu küçük pencerede 0.06 yazıyor.I know you can't see it but that little window that shows up right under my pointer says 0.06.
Bir tükenmez kalemim var ama başka bir tane istiyorum.Ich habe einen Kugelschreiber, aber ich möchte einen anderen.
Benim kalemimi kullanma.N'utilise pas mon stylo.
Kalemim masamın kenarından düştü.Mi lápiz cayó del borde de mi mesa.
Bir tükenmez kalemim var ama başka bir tane istiyorum.Tengo una pluma, pero quiero otra.
Bu benim kırmızı kalemim.Este es mi lápiz rojo.
Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.Моя ручка старая. Я хочу новую.
Ali kalemimin üstüne yattı.Али присвоил себе мою ручку.
Of, dolma kalemimde hiç mürekkep kalmamış.Oeps, er zit geen ink meer in mijn vulpen.
Bu benim kurşun kalemim.Це мій олівець.
Sadece bir kalemim var.Csak egy tollam van.
Kalemim kırmızı.Min blyant er rød.
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?-- disons qu'ils conduisent à une vitesse de -- disons que c'est Zack.
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?¿(Esperen, adonde está mi pluma?
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?(Espere, para onde vão a minha caneta?
(Bir dakika, kalemim nereye gitti? Ha, yanlış aracı kullanıyormuşum.)Jmenuje se Zack.
(Bir dakika, kalemim nereye gitti? Ha, yanlış aracı kullanıyormuşum.)(Stavo usando la penna sbagliata)
(Bir dakika, kalemim nereye gitti? Ha, yanlış aracı kullanıyormuşum.)انتظر، اين ذهب قلمي؟ آه، كنت استخدم الاداة الخطأ
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?(Jaj, hová tűnt a tollam?
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?( Чакайте, къде отиде писалката ми?
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler. Kaç taneler?Nie wiem czemu, mój pisak nie chce -- brązowe oczy.
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler.순식간에 저의 펜이--- 갈색 눈이
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler.Tutto ad un tratto, la mia penna non - brown eyes.
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler.Искам големи зъби и кафяви очи. Изведнъж писалката ми не работи.
Bu, bizim kalemimizle yazıldı.Bien, ça a été écrit avec notre stylo.