Eğer fazla param olsaydı, kalemi alırdım.Jei būčiau turėjusi daugiau pinigų, būčiau nusipirkusi parkerį.
Apple Kalemi, iPad Pro'ya özel hassas kalemdir.Traadiga ühenduse jaoks on iPadil spetsiaalne Apple'i dokkühendus.
Memurluk yaşamına Tercüme Kalemi’nde devam etti.Ta keelas oma teoste tõlkimise oma eluajal.
Memuriyet yaşamına on altı yaşında iken Konya Vilâyeti Mektubî Kalemi’nde başladı.12-aastasena kirjutas ta alla oma elu esimese lepingu talendiotsimisagentuuriga.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Ăsta este un stilou, se numeşte stilou cu insulină, pre-încărcat.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Det är en penna, det kallas insulinpenna, laddad i förväg.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Es ist ein sogenannter Insulinstift, das Insulin ist bereits enthalten.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Ez egy toll, inzulin tollnak hívják, előre töltve.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Il s'agit d'un stylo, ça s'appelle un stylo à insuline, pré-chargé.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu. Kartuşlu ve iğnesi oldukça sivri.Dit is een pen, het heet een insulinepen, klaar voor gebruik.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu. Kartuşlu ve iğnesi oldukça sivri.Questa è una penna, si chiama penna insulinica, precaricata.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.이것은 인슐린 펜이라고 불리는, 미리 채워놓을 수 있는 펜입니다.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.To jest długopis insulinowy, już załadowany.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Това е химикалка - нарича се инсулинова химикалка, предварително заредена.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.Это называется "инсулиновая ручка", уже заправленная.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.זהו עט, הוא נקרא עט אינסולין, טעון מראש.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.هذا قلم، ويسمى قلم الانسولين ، مضمنة.
Adı insülin kalemi. Kartuşlu.針はとりわけ鋭いものです
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.A part qu'elles ont fait l'erreur de signer avec le stylo d'un arnaqueur.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Außer sie haben den Fehler gemacht, mit dem Stift eines Betrügers zu unterschreiben.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.De elkövették a hibát, hogy a csaló tollával írtak.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Förutom de gjort misstag För signering med en hustler's penna.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Namun mereka membuat kesalahan dengan penandatanganan cek dengan menggunakan pena penipu itu.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Z wyjątkiem tego, że popełnili błąd podpisując długopisem oszusta
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Εκτός και αν έκαναν το λάθος να υπογράψουν με τον στυλό του απατεώνα.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.失敗を犯したときだけだ。 さて、ここにあるのは私たちが入手した 小切手のうちの一枚です。
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."A tak, aniž by to věděl, vynalezl můj otec něco, co dnes najdeme v penálech všech školáků: zmizík.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Fără să știe, tatăl meu tocmai inventase ceva ce azi se găsește în penarele tuturor elevilor - picul.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."사실, 그렇게 유명해 질줄 모른채, 어떤것을 발명 하셨는데요 학생들의 필통에서 흔히 볼 수 있는 소위 "수정 펜" 이라는 것 은 아버지의 발명품입니다.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Oče je nevede izumil nekaj, kar imajo danes vsi učenci v peresnicah - brisalec tinte.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."ולמעשה, מבלי לדעת זאת, אבי המציא דבר שכיום אנו מוצאים בכל קלמר של תלמיד בית ספר: מה שנקרא "עט תיקונים".
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."学校に通う子供たちの筆箱に入っている 修正ペンがそのひとつです (拍手)
Başka kaleminiz var mı?Avez vous un autre stylo ?
Başka kaleminiz var mı? Bu yazmıyor.Έχετε άλλο στυλό; Αυτό δεν γράφει.
Başka kaleminiz var mı? Bu yazmıyor.هل لذيك قلم اخر.؟ هذا لا يعمل
Başka kaleminiz var mı?Van másik tolla?
Bayım! Tükenmez kaleminiz var mı?Señor, ¿tienes un portaminas?
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.제가 왜 제 펜이 작동하지 않는지 알아낼 때까지..
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.أتمكن من معرفة لماذا قلمي لا يعمل،
Ben de bu arada, kalemin neden çalışmadığını bulayım.それから、この問題の続きをやりましょう。
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Én nem a tollat, az ecsetet vagy a fényképezőgépet választottam.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Eu não optei por pegar na caneta, no pincel, na câmara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ich habe nicht den Stift gewählt den Pinsel oder die Kamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ik heb niet gekozen voor de pen, het penseel of de camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Jeg valgte ikke at bruge fyldepennen, eller penslen - kameraet.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Je n'ai pas choisi de prendre la plume, le pinceau, l'appareil photo.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.저는 펜이나 붓, 카메라를 쓰는 길을 선택하지 않았습니다.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nevybral jsem si pero, štětec, fotoaparát.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nie wybrałem jednak pióra, pędzla, czy aparatu. pióra, pędzla, czy aparatu.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Non ho scelto di usare la penna, il pennello, la telecamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nu am ales penița, pensula sau camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Tôi đã không chọn cầm bút cầm cọ, cầm máy ảnh.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Yo no elegí enarbolar la pluma, el pincel, la cámara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Εγώ όμως δεν επέλεξα να πιάσω την πένα, το πινέλο ή τη φωτογραφική μηχανή.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Аз не избрах да взема перото, четката, камерата.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не вибрав ані перо, ані пензлик чи фотокамеру.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не выбрал ни перо писателя, ни кисть, ни фотоаппарат.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.לא בחרתי לאחוז בעט, במכחול, במצלמה.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.أنا لم أختر القلم ولا الفرشاة ولا الكميرا
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.ペンも 筆もカメラも選びませんでした 私はこれを選んだのです