Kalem sıranın üstündedir.The pen is on the desk.
O bir kalem istedi.She asked for a pen.
Kaleme ihtiyacım var. Seninkilerden bir tanesini kullanabilir miyim?I need a pencil. May I use one of yours?
Tom defter ve kalemini hazırladı.Tom got his notebook and pen ready.
Tom bir defter ve bir kalem çıkardı.Tom pulled out a notebook and pen.
Tom defterini ve kalemini çıkardı.Tom pulled out his notebook and pencil.
Bu en iyi dolma kalem.This is the best pen.
Bu sadece bir kalem değil.It's not just a pen.
Tom eğildi ve düşürdüğü kalemi aldı.Tom bent down and picked up the pen that he'd dropped.
Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.Tom marked a sentence with a yellow highlighter.
Tom'un muhtemelen sana ödünç verebileceği fazla bir kalemi vardır.Tom probably has an extra pencil he could lend you.
Tom bir kalem için uzandı.Tom reached for a pen.
Bana kırmızı bir kalem verin.Give me a red pencil.
Mary gözde kalemini kaybetti.Mary lost her favorite pen.
Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.Tom was full of remorse after stealing Mary's car and writing it off.
Bu kurşun kalem bana ait.This pencil belongs to me.
Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.I've lost my ball-point pen and am now writing with a pencil.
Tom bir kalem aldı ve yazmaya başladı.Tom picked up a pen and started to write.
Tom Mary'ye bir kalem uzattı.Tom handed Mary a pen.
Sizden herhangi biri bir kurşun kaleme sahip mi?Do any of you have a pencil?
Herkesin bir kalemi var mı?Does anybody have a pencil?
Biraz kağıt, kalem, mürekkep ve bunun gibi şeylere ihtiyacım var.I need some paper, pencils, ink and so on.
Bu bir kurşun kalem ve o bir dolma kalem.This is a pencil and that is a pen.
Buyur, kalemimi dene.Here, try my pen.
Afedersin, bir kalem ödünç alabilirmiyim?Excuse me, may I borrow a pen?
Bu Julia'nın dolma kalemi.This is Julia's pen.
Francesco'nun dolma kalemi benimkinden çok daha iyi.Francesco's pen is much better than mine.
Anna'nın kalemi siyah.Anna's pen is black.
Kalemimi bana geri ver.Give me back my pencil.
Tom sana kalemini geri verdi mi?Did Tom give you back your pen?
Tom dolma kalemini nereye koyduğunu hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he put his pen.
Tom kalemi masanın üstüne koydu.Tom put the pencil down on the desk.
Burada herkim oturuyorsa kalemini bıraktı.Whoever was sitting here left his pencil.
Sınav sırasında yazmak için bir kalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Kalemimi unuttum.I forgot my pen.
Sadece bir kalemim var.I have only one pen.
Bir kalem ödünç alabilir miyim?Can I borrow a pen?
Bir kalem var.There is a pen.
Dolma kalemini düşürdün.You've dropped your pen.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.There's a book, a pencil, and a sheet of paper on the table.
Lütfen dolma kalemini ödünç alabilir miyim?Could I please borrow your pen?
Bana bir kurşun kalem ödünç ver.Lend me a pencil.
Tom'un kurşun kalemi yoktu.Tom didn't have a pencil.
Kalemini ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pen?
Afedersin fakat bana bir dolma kalem ödünç verebilir misin?Excuse me, but could you lend me a pen?
Kullanabileceğim bir dolma kalemin var mı?Do you have a pen I could use?
Tom delikten kalemini uzattı.Tom poked his pencil through the hole.
Tom deliğe kalemini soktu.Tom poked his pencil through the hole.
Küçük Maria boya kalemleri ile resim yapmayı seviyor.Little Maria likes to draw pictures with crayons.
Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.Tom was holding a pen in his right hand.
Kırmızı kalemin var mı?Do you have any red pencils?
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
Buyur, benim kalemimi kullan.Here, use my pen.
Bir dolma kaleme ihtiyacın varsa, sana bir tane ödünç veririm.If you need a fountain pen, I will lend you one.
Herhangi bir kalemin var mı?Have you got any pencils?
Bu bir dolma kalem.It's a pen.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.The pencils are sold in dozens.
Tom'un Avustralya'da bir kalem arkadaşı var.Tom has a pen pal in Australia.
Tom bir kurşun kalem çıkardı.Tom pulled out a pencil.
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.Tom never has a pencil with him.