Ana içeriğe geç
Sözlük

kalede ile cümle

kalede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi eski bir kaledeyim.I am now in an old castle.
İnsanlar kaleden dışarı koştular.People ran out of the castle.
Kaledeki yiyecek malzemeleri çok yetersizdi.Food supplies at the fort were very low.
Bir kalede yaşamak isterdim.I would like to live in a castle.
Bir kalede yaşamak istiyorum.I want to live in a castle.
Bu prenses kalededir.This princess is in the castle.
Kral eski bir kalede yaşardı.In an old castle lived a king.
Tom kalede kalmaya hiç istekli değildi, onun perili olduğunu duymuştu.Tom wasn't at all keen to stay in the castle, which he'd heard was haunted.
Tom kaleden kaçtı, bir kadın olarak gizlendi.Tom escaped from the castle, disguised as a woman.
Prenses büyük bir kalede yaşıyor.The princess lives in a large castle.
Dan o kalede doğdu.Dan was born in that castle.
Prenses kalede yaşıyor.The princess lives in the castle.
Teşekkürler Tom, ama prenses başka bir kalede.Thank you, Tom, but the princess is in another castle.
Kral kalede yaşar.The king lives in the castle.
Marmaris Kalesi, aynı zamanda bir müzeye sahip olan Türkiye'deki birkaç kaleden biridir.The Marmaris Castle is one of the few castles in Turkey that also possesses a museum.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.The sorcerer leaves them to die of thirst and starvation.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.There are some fifty armed watchmen in the fortress, and they attend the shop.
Kaledekiler aman diledi ve haraç ödemeyi kabul etti.Others have suffered and I must accept the reward of fate.
2. Sahne: Kalede büyük salon Arturo evlilik merasimi için salona gelir.Scene 2: A hall in the castle Arturo arrives for the marriage.
1112'de papa II. Callıxtus'un bu kalede 15 gün kaldığı belgelenmiştir.In 1122 Pope Callixtus II resided here for 15 days.
1810'da Ruslar ve İranlılar arasındaki barış görüşmeleri bu kalede gerçekleştirildi.In 1810 the peace talks between the Russians and Persians were conducted at the fortress.
Vikinglerin bu kalede ilk kışın kışlama tarihinin MS 840-841 olduğu da bildirilmektedir.It may be safe to assume that the Vikings first over-wintered in 840–841 CE.
Kont, kaledeki kardeşi (Amira Casar) ve ağır yaralı annesiyle yeniden bir araya gelir.The Comte is reunited with his sister (Amira Casar) and gravely ill mother.
Hala kalede tutulan birlikler aşağılama ile görmezden gelindi.The troops still holding out at the citadel were ignored with contempt.
Ekvtime Takaişvili, kalede bir hapishane bulunduğunu belirtmiştir.Ekvtime Takaishvili reported the existence of a prison in the castle.
Aynı kalede başka bir oda.Another room in the castle.
Buna uygun olarak Rinaldo hiç gönülsüzce Ubaldo ile birlikte kaleden ayrılır.Reluctantly, Rinaldo leaves with Ubaldo.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.There is no trace of the castle today.
Leo Choirosphaktes bir kalede gözaltına alındı ve art arda huzura çıkması reddetti.Leo Choirosphaktes was detained in one fortress and was repeatedly refused an audience.
Kaledeki çoğu silah yok edilmiştir.Most of the dead were unarmed.
Kaledeki savunulan son nesneye 29 Haziranda el konuldu.The last defended object in the fortress was taken by June 29.
Günümüzde de kalede yerleşim vardır.Currently the castle is still inhabited.
Yukarı kalede bir müze bulunmakta.There is a museum in the castle.
Yukarı kale, aşağı kaleden 30 m yükseğe kurulmuştur.The crash site was 30 feet below the summit.
Kendine güveni geri geldikten sonra, harika maçlar çıkarıyor, Kalede adeta uçuyordu.Once he had that confidence he was just going for it, throwing himself out there like a rag doll.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David lived in the stronghold; therefore they called it the city of David.
Kaledeki park gün boyunca insanlarla dolup taşarken, geceleri de âşıkların mekanı oluyor.The fortress has a huge park full of people during the day and lovers in the night.
Kaledeki Cenova yetkililerine de teslim olmaları için bir haberci müfrezesi gönderildi.A detachment of messengers was also sent to Genoan officials at the fort to surrender.
Bunun yerine Schlüsselburg'daki kalede 20 yıl hapsedildi.She was instead imprisoned for 20 years in the fortress at Schlüsselburg.
Kaleden geriye kalanlarWhat remains today of the fortress.
Kaleden günümüze neredeyse hiçbir şey kalmadı.Almost nothing remains of it to this day.
Bir kaleden elde edilen ilk kayıtlar 1315 tarihlidir.The first mention of a fortress was in 1315.
Yeniden ele geçirildikten sonra, Vaux Kalesi onarıldı ve kalede asker konuşlandırıldı.After its recapture, Fort Vaux was repaired and garrisoned.
Kraliçe, yalnızca kendi bölgesi olan kalede büyülü bir güce sahipti.[6]The Queen has magical power only over her own domain, which is the castle.[9]
Kaledeki kiliseler yıllar içinde hasar görmüş ve sadece bir kısmı günümüze ulaşabilmiştir.The churches of the fortress were damaged through years and only some have remained.
Tepedeki kaleden bakış.View in the hilltop fortress.
Criccieth, Llywelyn tarafından inşa edilen birkaç kaleden biridir.Criccieth is one of a number of castles built by Llywelyn.
Kalede tuğla ve mermer parçalarıyla yapılmış evler vardır.There are houses in the castle, made of brick and shards of marble.
Vogt'un koltuğuyla birlikte, yüksek mahkeme de kalede yapıldı.Together with the Vogt's seat, the high court was also held at the castle.
1416'dan başlayarak, kalede bir Bernese icra memuru ikamet ediyordu.Starting in 1416 a Bernese bailiff resided in the castle.
1347'de Fleckenstein Hanedanı ile bir kan davasından sonra, şövalye kaleden sürümüştür.After a feud with the House of Fleckenstein in 1347, the knight was banished from the castle.
Kalede Mustafa Paşa komutasında toplam 15.500 asker bulunuyordu.The fortress contained a total of 15,500 soldiers under the command of Mustafa Pasha.
Çocuk kaledeki ikinci gecesini geçirmek için yerleşirken bir adamın yarısı bacadan aşağı düşer.As the boy settled in for his second night in the castle, half of a man fell down the chimney.
Kilisenin kaleden 200 dextri uzak olması bu teoriyi desteklemektedir.Auch die Distanzangabe von 200 dextri unterstützt diese Theorie.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.Sollen sie an Hunger leiden und an Hunger sterben?“.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Heute ist keine Spur mehr von der Burg erhalten.
Yukarı kalede bir müze bulunmakta.Im Obergeschoss ist ein Museum untergebracht.
Sonra da kaleden zorla dışarı çıkartılır.Dann wird er aus dem Fort gejagt.
Bunun üzerine kaledeki Türk Bayrağı indirilir.Auf der Unterseite befindet sich die türkische Flagge.
Kaleden, 1406 yılındaki yazışmalarda bahsedildi.Im Geschossbuch von 1406 wird sie mehrfach erwähnt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod