Pozisyonu sabit olan kaleciler dizilişin dışındadır.Kip je u dobrom stanju, osim nosa.
Ocak 2009'da ise A Takımın 4.kalecisi oldu.V januári dostal divadelný súbor pozvánku na 4.
1997 yılında kaleci antrenörlüğün getirildi ve bu görevi 2003 yılına kadar devam ettirdi.Libanončanov mesačne a tento trend pokračoval aj v roku 2003.
İlk kazanan kaleci Petr Čech oldu.Víťazkou dvojhry sa stala Češka Petra Kvitová.
IFFHS tarafından 20. yüzyılın en iyi kalecisi seçilmiştir.Organizáciou IFFHS bol zvolený za najlepšieho brankára 20. storočia.
Aktif olduğu yıllarda dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak görülmüştür.V prepočte na jedného obyvateľa prijala v ostatných rokoch najvyššiu zahraničnú pomoc na svete.
21 yaşında turnuvanın en genç kalecilerinden biri oldu.V 20tich rokoch bol najmladším brankárom na turnaji.
Casillas da 3. kaleci olarak zaman zaman takımda kendine yer buluyordu.V tomto období obsadilo Lazio v tabuľke trikrát po sebe štvrté miesto.
Şu an Paris Saint-Germain FC'in kaleciliğini yapmaktadır.A v súčasnosti je vo francúzskom klube Paris Saint-Germain FC.
Oyunculuk kariyerini Montreal Canadiens ve Colorado Avalanche takımlarında kaleci olarak geçirmiştir.V NHL nastupoval za tímy Montreal Canadiens a Colorado Avalanche.
Burada yedek kaleci olarak görev aldı.Obnašala se je kot sam svoj rezervni del.
Şu an Schalke 04 takımında kalecilik yapmaktadır.Trenutno igra za nemški klub Schalke 04.
Altın eldiven ödülü turnuvanın en iyi kalecisine verilir.Zlata rokavica se podeljuje za najboljšega vratarja turnirja.
1988), Türk kaleci Ali Fırat Okur (d.1988) Kako začarati zajca (izv.
Takımda biri kaleci olmak üzere altı oyuncu molasız oynar.Moštvo ne sme med igro v nobenem trenutku imeti na ledu več kot šest igralcev.
Şu an Avusturya'nın FC Liefering takımında kaleci antrenörlüğü yapmaktadır.Trenutno igra na položaju branilca za avstrijsko moštvo VSV EC.
Aktif olduğu yıllarda dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak görülmüştür.Po celem svetu je poznano kot eno najboljših vojaških letal prejšnjega stoletja.
Kaleciliğe Göztepe'de başladı.Milekova se je sprva obotavljala.
Üçüncü sıra ise 563 maçla eski kaleci David Seaman'a aittir.Med vratarji ima največ nastopov David Seaman (563).
Gençliğinde Real Madrid genç takımında kaleci olarak oynamıştır.Vaikystėje R. Soldadas žaidė Real Madrid jaunimo sistemoje.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Taip prasidėjo jos aukso amžius.
Bu yirmi üç kişiden üçünün kaleci olması şarttır.Iš jų 23 miestai nepriklauso jokioms apskritims.
Altın Eldiven Ödülü ise turnuvanın en iyi kalecisine verilir.Auksinės pirštinės apdovanojimą gauna geriausia turnyro vartininkė.
Kaleci atışta kale alanını olabildiğince doldurmaya çalışır.Dailidės stengdavosi medžio drožiniais kuo daugiau užpildyti tuščias plokštumas.
VfL Wolfsburg'da oynayan Alman kaleci.Vokietijos klubo „VfL Wolfsburg“ žaidėjas.
Birçok masada kalecilerin oyun alanındaki hareket uzunluğu sınırlıdır.Tam tikruose žaidimo serveriuose klasių pasirinkimas yra ribotas.
Bir oyuncu ise kalecidir.Aktorė yra kairiarankė.
Yuki : Takımın 2.kalecisidir.Jurgio II laipsnio kryžiumi.
Yine aynı kurumun 2000 yılındaki "Yüzyılın Kalecisi" listesinde 20. sırada yer almıştır.2004 m. knyga pakartotinai išleista tos pačios leidyklos XX amžiaus aukso fondo serijoje.
Bu 23 futbolcudan üçü kaleci olmalıdır.Komandas tradiciškai sudaro 23 žaidėjai iš kurių 3 yra vartininkai.
En son West Ham United takımında kalecilik yapmaktaydı.Selle pälvis Premier League'is kõige puhtamalt mänginud meeskond West Ham.
Birinci kaleciliği 1982-83 sezonunda sekteye uğradı.Esimene IBU karikas toimus hooajal 1982/1983.
Sonraki sezonda da birinci kaleciliği devam etti.Teise hooaja ajal kiidusõnad jätkusid.
Okul takımında tüm zamanların en çok kurtarış yapan ve en az gol yiyen kalecisi unvanlarını aldı.Ta valis majanduse, mis talle tundus kõigist õppekavadest kõige lühema ja kergemana.
Bir sonraki sezon üçüncü kaleci olacak düşünülen Biçer'in sözleşmesi Ekim ayında feshedildi.Peko järgmine talust talusse liikumine otsustati sügisesel peol.
21 yaşında turnuvanın en genç kalecilerinden biri oldu.Ta oli 19-aastasena turniiri noorim mängija.
1 numara yalnızca kaleciler için ayrılmıştır.Alguses valmistati Celeron protsessoreid ainult Slot 1 jaoks.
Buz hokeyi tarihinin en iyi kalecilerinden biri olarak kabul edilir.Teda peetakse üheks kõige aegade parimaks jäähokimängijaks.
Bu 23 futbolcudan üçü kaleci olmalıdır.Iga koosseis sisaldab 23 mängijat, kellest kolm peavad olema väravavahid.
İlk yarı gol yemeyen kaleci, iki gol yemekten kurtulamadı.Kes ei saanud kodust toitu kaasa võtta, töötas poolnäljas.
Kaleci Fabri Kaç Yaşında?"."Kui suur on olnud Eesti metsasus?"
Ayrıca Oliver Kahn'ı geçerek tüm zamanların sıralamasında en iyi üçüncü kaleci oldu.Ta on 23 väravaga Gaboni kõigi aegade parim väravakütt.
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAlungarea doamnelor ca o cioară-keeper; nici nu-prolog fără carte, slab intervenit
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAssustando as senhoras como um corvo-keeper; Nem nenhum prólogo sem-livro, falou vagamente
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAsustando a las damas como un cuervo-portero, ni ningún prólogo sin libro, apenas habló
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuDesí ženy ako vrana, strážca, ani nie bez-book prológu, slabo prehovoril
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuDěsí ženy jako vrána, strážce, ani ne bez-book prologu, slabě promluvil
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuEffrayer les dames comme un corbeau gardien, Ni pas de prologue, sans livre, un peu parlé
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuIjeszteni a hölgyek, mint egy varjú-üzembentartó, sem nem nem-könyv prológusa, halványan beszélt
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştu까마귀 - 골키퍼와 같은 여자를 쫓고 없으며 또한 더없이 - 책 프롤로그, 희미하게 말씀
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuMenakut-nakuti para wanita seperti penjaga gagak; juga tidak ada prolog tanpa-buku, samar-samar berbicara
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuOdganjanje dame kot vrana, rejec, niti ne brez-knjige prologu, medlo govoril
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuPelottaa naisten kuin varis-keeper, eikä mitään ilman-kirjan prologi, heikosti puhui
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring die Damen wie eine Krähe-keeper, auch nicht ohne-Buch Prolog, schwach sprach
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring panie jak kruk-keeper, ani nie bez-book prologu, słabo mówił
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring дамы, как ворона-хранитель, ни нет, не книгу пролог, слабо говорил
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSchrikken de dames als een kraai-keeper, noch niet-book zonder proloog, flauw sprak
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSkræmmer damerne som en krage-keeper; heller ikke uden-bog prolog, svagt talte
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSkrämma damerna som en kråka-keeper, inte heller någon utan-bok prologen, svagt talade
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSợ những phụ nữ giống như một người giữ con quạ cũng không phải không có mở đầu mà không có sách, yếu ớt nói