Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.Tom was full of remorse after stealing Mary's car and writing it off.
Bu kurşun kalem bana ait.This pencil belongs to me.
Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.I've lost my ball-point pen and am now writing with a pencil.
Tom bir kalem aldı ve yazmaya başladı.Tom picked up a pen and started to write.
Bu, kum kale yapmak için iyi bir yer.This is a good place to build a sand castle.
Tom Mary'ye bir kalem uzattı.Tom handed Mary a pen.
Sizden herhangi biri bir kurşun kaleme sahip mi?Do any of you have a pencil?
Herkesin bir kalemi var mı?Does anybody have a pencil?
Biraz kağıt, kalem, mürekkep ve bunun gibi şeylere ihtiyacım var.I need some paper, pencils, ink and so on.
Bu bir kurşun kalem ve o bir dolma kalem.This is a pencil and that is a pen.
Buyur, kalemimi dene.Here, try my pen.
Afedersin, bir kalem ödünç alabilirmiyim?Excuse me, may I borrow a pen?
Bu Julia'nın dolma kalemi.This is Julia's pen.
Francesco'nun dolma kalemi benimkinden çok daha iyi.Francesco's pen is much better than mine.
Anna'nın kalemi siyah.Anna's pen is black.
Tom ve Mary birlikte kum havuzunda oynadılar ve kum kaleler yaptılar.Tom and Mary played in the sandbox together and made sand castles.
Kalemimi bana geri ver.Give me back my pencil.
Tom sana kalemini geri verdi mi?Did Tom give you back your pen?
Tom dolma kalemini nereye koyduğunu hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he put his pen.
Tom kalemi masanın üstüne koydu.Tom put the pencil down on the desk.
Tom bir kale kaptı.Tom stole a base.
Burada herkim oturuyorsa kalemini bıraktı.Whoever was sitting here left his pencil.
Kale, o bugün açık mı?The castle, it is open today?
Kale bugün açık mı?Is the castle open today?
Biri Avignon'da Papa'nın kalesini ziyaret edebilir.In Avignon one can visit the Pope's castle.
Sınav sırasında yazmak için bir kalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Rehber ve Amerikalı turistler, Loire Vadisi kalelerini ziyaret edecekler.The guide and the American tourists are going to visit the castles of the Loire valley.
O hatalıydı, bu yol kaleye çıkmaz.He was mistaken, this road does not lead to the castle.
Kalemimi unuttum.I forgot my pen.
Sadece bir kalemim var.I have only one pen.
Bir oyuncu kendi takımının ağına bir gol atarsa kendi kalesine gol olur.An own goal occurs when a player scores a goal into his team's net.
Onlar kalenin önünde bir resim için poz verdiler.They posed for a picture in front of the castle.
Bir kalem ödünç alabilir miyim?Can I borrow a pen?
Bir kalem var.There is a pen.
Dolma kalemini düşürdün.You've dropped your pen.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.There's a book, a pencil, and a sheet of paper on the table.
Lütfen dolma kalemini ödünç alabilir miyim?Could I please borrow your pen?
Tim Howard 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri milli takımının kalecisiydi.Tim Howard was the goalkeeper for the United States national team in 2014.
Bir erkeğin evi onun kalesidir.A man's home is his castle.
Bana bir kurşun kalem ödünç ver.Lend me a pencil.
O, kaleyi miras olarak aldı.He inherited the castle.
Tom'un kurşun kalemi yoktu.Tom didn't have a pencil.
Kalemini ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pen?
Tom topu kaleye tekmeledi.Tom kicked the ball into the goal.
Tom bir yastık kale inşa etti.Tom built a pillow fort.
Mary, battaniyeden yapılmış kalesi içinde saklanıyor.Mary is hiding inside her blanket fort.
Tom kalede kalmaya hiç istekli değildi, onun perili olduğunu duymuştu.Tom wasn't at all keen to stay in the castle, which he'd heard was haunted.
Altın herhangi bir kaleyi fethedebilir.Gold can conquer any fortress.
Afedersin fakat bana bir dolma kalem ödünç verebilir misin?Excuse me, but could you lend me a pen?
Kullanabileceğim bir dolma kalemin var mı?Do you have a pen I could use?
Tom delikten kalemini uzattı.Tom poked his pencil through the hole.
Tom deliğe kalemini soktu.Tom poked his pencil through the hole.
Küçük Maria boya kalemleri ile resim yapmayı seviyor.Little Maria likes to draw pictures with crayons.
Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.Tom was holding a pen in his right hand.
Kırmızı kalemin var mı?Do you have any red pencils?
Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.Seen from a distance, the rock looked like an old castle.
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
Buyur, benim kalemimi kullan.Here, use my pen.
Kaleci topa dokunduğunda hakem diğer takıma bir köşe vuruşu verdi.When the goalkeeper touched the ball, the referee awarded the other team a corner kick.
Fransa'nın kalecisi yere daldı ve Ronaldo'nun atışını kurtardı.The goalkeeper for France dived to the ground and saved Ronaldo’s shot.