kaldırma ile cümle
kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum."Не мога да прибера постелката.
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum."Я не в состоянии убрать бамбуковую подстилку.
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum."Я не можу забрати бамбукове простирадло.
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum."איני יכול לאכסן את מזרון הבמבוק.
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum."أنا لا اتحمل أن تضعي حصيرة الخيزران جانباً
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum.あなたがこの部屋に来た夜 それを敷くのをみたから"
"Bambu yer yatağını kaldırmaya kıyamıyorum.「竹簟衬重茵,未忍都令卷
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Cercò di alzare la testa, e incontra una resistenza inamovibile.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Dia mencoba mengangkat kepalanya, dan mengalami suatu hambatan tak tergoyahkan.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.El a încercat să ridice capul, şi a întâlnit o rezistenţă imobil.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Er versuchte, seinen Kopf zu heben, und stieß auf einen unbeweglichen Widerstand.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Hän yritti nostaa päätään ja kohtasi kiinteää vastustusta.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Hij probeerde zijn hoofd op te tillen, en ondervonden een onroerend weerstand.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.그는 머리를 높이려고 노력하고, 움직일 수없는 저항을 만났습니다.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Megpróbálta felemelni a fejét, és találkoztak egy ingatlan ellenállást.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Najednou si uvědomil zvláštní pocit na šíji. Pokusil se zvednout hlavu, a došlo k nemovitosti odpor.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Ông đã cố gắng ngẩng đầu lên, và gặp phải một kháng bất động sản.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Pokúsil sa zdvihnúť hlavu, a došlo k nehnuteľnosti odpor.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Poskušal je dvigniti glavo, in s katerimi se srečujejo nepremičnine odpor.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Próbował się podnieść głowę i napotkał opór nieruchomości.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Trató de levantar la cabeza, y se encontró con una resistencia inamovible.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Προσπάθησε να σηκώσει το κεφάλι του, και αντιμετώπισε ένα ακίνητο αντίσταση.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Він спробував підняти голову, і зіткнувся з нерухомим опору.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Он попытался поднять голову, и столкнулся с недвижимым сопротивления.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.Той се опитал да повдигне главата си, и е срещнало недвижим съпротива.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.حاول رفع رأسه ، واجهت مقاومة غير المنقولة.
Başını kaldırmaya çalıştı, bir taşınmaz direniş ile karşılaştı.気持ちは好奇心旺盛圧力、重い、しっかり手のグリップであり、それは彼を退屈させる
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Devi torcere il collo e tirar su la testa, arcuare la schiena.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Je draait je hoofd omhoog, kromt je rug - het is een uitputtingsslag."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."몸을 비틀어 고개를 들어야 하는데, 진 빼는 거죠."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Îți ridici capul în sus, îți încovoi spatele, e extenuant -- " ea era ocupată, n-avea timp.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Vous soulevez la tête, courbez le dos, c'est épuisant --" elle était occupée, elle n'avait pas le temps.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Усукваш шия, извиваш гръб, изтощително е...", тя била заета, нямала време.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Odwracasz głowę, wyginasz plecy, co za wysiłek".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Temos de virar a cabeça, arquear as costas, é cansativo".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Σηκώνεις το κεφάλι σου, κυρτώνεις την πλάτη σου, είναι εξαντλητικό".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Придется вытягивать голову, выгибать спину. Это утомительно."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."את צריכה לעקם את הראש, לקשת את הגב, זה מתיש..."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."انت تلوين راسك تقوسين ظهرك انه مرهق
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."彼女は忙しくて時間がありませんでした
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Du hast gesagt du könntest nicht noch eine versaute alte Drag Queen ertragen.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Hai detto che il tuo stomaco non avrebbe retto un'altra vecchia e noiosa drag queen.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Tu as dit que tu ne pouvais plus supporter une autre vieille drag queen flétrie
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Είπες ότι δεν θα άντεχες άλλη μια κουρασμένη ντραγκ κουίν.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Ты же говорил, что от шоу трансвеститов у тебя живот сводит.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.聞こえてるわ!
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.A najvyšší kňazi a zákonníci hľadali spôsob, ako by ho zabili, lebo sa báli ľudu.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Các thầy tế lễ cả cùng các thầy thông giáo tìm phương đặng giết Ðức Chúa Jêsus; vì họ sợ dân.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Các thầy tế_lễ cả cùng các thầy thông giáo tìm phương đặng giết Ðức_Chúa_Jêsus ; vì họ sợ dân .
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.e i sommi sacerdoti e gli scribi cercavano come toglierlo di mezzo, poiché temevano il popolo
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.E os principais sacerdotes e os escribas andavam procurando um modo de o matar; pois temiam o povo.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.És a fõpapok és az írástudók keresnek vala módot, hogyan öljék meg õt; mert féltek a néptõl.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.I hledali přední kněží a zákoníci, kterak by jej vyhladili; ale obávali se lidu.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.In višji duhovniki in pismarji so gledali, kako bi ga umorili; bali so se namreč ljudstva.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.I szukali przedniejsi kapłani i nauczeni w Piśmie, jakoby go zabili; ale się bali ludu.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Ja ylipapit ja kirjanoppineet miettivät, kuinka saisivat hänet surmatuksi; sillä he pelkäsivät kansaa.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.대제사장들과 서기관들이 예수를 무슨 방책으로 죽일꼬 연구하니 이는 저희가 백성을 두려워함이더라
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Los principales sacerdotes y los escribas estaban buscando cómo eliminarle, pues temían al pueblo
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Og Ypperstepræsterne og de skriftkloge søgte, hvorledes de kunde slå ham ihjel; thi de frygtede for Folket.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.og yppersteprestene og de skriftlærde søkte råd til å få ryddet ham av veien; for de fryktet for folket.