kaldıracak ile cümle

kaldıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Hankkiudumme eroon Kimbleestä ja kahdesta muusta.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Pozbędziemy się Kimblee i tych dwóch.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Vamos a deshacernos de Kimblee y de esos dos.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Vamos livrar-nos do Kimblee e dos outros dois.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Vi må uskadeliggøre Kimblee og hans mænd.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Vi ska oskadliggöra Kimbly och hans män.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Θα ξεφορτωθούμε τον Κίμπλι και τους άλλους δύο.
Kimblee ve diğer ikisini ortadan kaldıracaksın.Мы избавимся от Кимбли и от тех двоих.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.(72:27) Ибо вот, удаляющие себя от Тебя гибнут; Ты истребляешь всякого отступающего от Тебя.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Căci iată că ceice se depărtează de Tine, pier; Tu nimiceşti pe toţi ceice-Ţi sînt necredincioşi.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Car voici, ceux qui s`éloignent de toi périssent; Tu anéantis tous ceux qui te sont infidèles.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Denn siehe, die von dir weichen, werden umkommen; du bringest um, alle die von dir abfallen.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Ecco, perirà chi da te si allontana, tu distruggi chiunque ti è infedele
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Gdyż oto ci, którzy się oddalają od ciebie, zginą; wytracasz tych, którzy cudzołożą odstępowaniem od ciebie.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.대저 주를 멀리하는 자는 망하리니 음녀 같이 주를 떠난 자를 주께서 다 멸하셨나이다
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Lebo hľa, všetci tí, ktorí sa vzďaľujú od teba, zahynú! Vytneš každého, kto cudzoloží odchádzaním od teba.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Mert ímé, a kik eltávoznak tõled, elvesznek; mind kiirtod azokat, a kik elhajolnak tõled.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Nebo aj, ti, kteříž se vzdalují tebe, zahynou; vytínáš ty, kteříž cizoloží odcházením od tebe.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Orang yang meninggalkan Engkau akan celaka, Kaubinasakan orang yang tidak setia kepada-Mu
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Pois os que estão longe de ti perecerão; tu exterminas todos aqueles que se desviam de ti.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Sillä katso, jotka sinusta eriävät, ne hukkuvat, sinä tuhoat kaikki, jotka haureudessa sinusta luopuvat.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Thi de, der fjerner sig fra dig, går under, - du udsletter hver, som er dig utro.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Ty se, de som hava vikit bort ifrån dig skola förgås; du förgör var och en som trolöst avfaller från dig.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Vì , kìa , những kẻ xa Chúa sẽ hư mất ; Chúa sẽ hủy_diệt hết_thảy kẻ nào thông_dâm , xây bỏ Chúa .
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Vì, kìa, những kẻ xa Chúa sẽ hư mất; Chúa sẽ hủy diệt hết thảy kẻ nào thông dâm, xây bỏ Chúa.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.Διοτι, ιδου, οσοι απομακρυνονται απο σου, θελουσιν απολεσθη συ εξωλοθρευσας παντας τους εκκλινοντας απο σου.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.כי הנה רחקיך יאבדו הצמתה כל זונה ממך׃
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.‎لانه هوذا البعداء عنك يبيدون. تهلك كل من يزني عنك‎.
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠 離 你 的 、 必 要 死 亡 . 凡 離 棄 你 行 邪 淫 的 、 你 都 滅 絕 了
Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.遠離 你 的 、 必要 死亡 . 凡離棄 你 行邪淫 的 、 你 都 滅絕了
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Con có lẽ là người duy nhất có thể chịu được cái tính đó của nó.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Du är nog förmodligen den enda som kan hantera hans temprament.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Du bist wahrscheinlich die Einzige, die mit seinem Charakter fertig wird.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Jesteś jedyną osobą, która radzi sobie z jego temperamentem.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Jij bent waarschijnlijk de enige persoon die kan omgaan met dat humeur van hem.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Kau mungkin adalah satu-satunya orang yang bisa mengontrol temperamennya.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Probabil tu esti singura care poate sa se descurce cu un temperament ca asta.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Ti si verjetno edini človek, ki ga zna prenašati.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Tu es probablement la seule personne qui peut supporter son humeur.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Tu sei probabilmente l'unica persona che riesce a gestire il suo temperamento.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Πιθανώς να είσαι το μόνο άτομο που μπορεί να χειριστεί τον χαρακτήρα του.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.Ты, наверное, единственная, кто в состоянии поладить с его характером.
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.נראה שאת היחידה שמוכנה לסבול את המזג שלו
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.من المحتمل انك الشخص الوحيد الذي يستطيع التعامل مع مزاجه
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.元気出してね 分かった?
Riskleri kontrol altına alacak veya ortadan kaldıracak uygun önlemleri belirlemektir.Die Rahmenrichtlinie ist in nationales Recht umgesetzt worden.
Riskleri kontrol altına alacak veya ortadan kaldıracak uygun önlemleri belirlemektir.Identificare le misure adeguate per eliminare o controllare i rischi.
Riskleri kontrol altına alacak veya ortadan kaldıracak uygun önlemleri belirlemektir.Tato rámcová směrnice byla zapracována do vnitrostátních právních předpisů.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.Je ne suis pas d'humeur à plaisanter.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.Nem vagyok vicces kedvemben.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.Αυτή τη στιγμή, δεν έχω όρεξη για αστεία.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.انا لست الان في مزاج للمزاح
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Alteret* skal de rense for asken og bre et klæde av purpurrød ull over det. / {* brennoffer-alteret.}
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Azután takarítsák el a hamvat az oltárról, és borítsanak arra bíborpiros színû ruhát.
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.De as moet van het altaar worden verwijderd, waarna het altaar zal worden afgedekt met een roodpurperen kleed.
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Do tego zmiotą popiół z ołtarza, a na nim rozpostrzą oponę szarłatową;
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.E, tirando as cinzas do altar, estenderão sobre ele um pano de púrpura;
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Fremdeles skal de rense Alteret for Aske og brede et rødt Purpurklæde derover
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Ils ôteront les cendres de l`autel, et ils étendront sur l`autel un drap de pourpre;
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler.Ja he puhdistakoot tuhasta alttarin sekä levittäkööt sen päälle purppuranpunaisen vaatteen

İlgili Sayfalar