kaldır ile cümle

kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yazılım ekle ve kaldırAdd and remove software
Şimdi KaldırRemove Now
Geçerli arka uç paketlerin kaldırılmasını desteklemiyor.The current backend does not support removing packages.
Paket kaldırılamadıFailed to remove package
Paketler kaldırılıyorThe transaction stateRemoving packages
KaldırıldıThe action of the package, in past tenseRemoved
KaldırıyorThe role of the transaction, in present tenseRemoving
Kaldırma benzetimi yapılıyorThe role of the transaction, in present tenseSimulating the remove
Kaldırılan paketlerThe role of the transaction, in past tenseRemoved packages
Kaldırma benzetimi yapıldıThe role of the transaction, in past tenseSimulated the remove
Korumalı bir sistem paketi kaldırılamadıCould not remove a protected system package
Kaldırılmaya veya güncellenmeye çalışılan paket halihazırda kurulu değil.The package that is trying to be removed or updated is not already installed.
Korumalı bir sistem paketini kaldırmaya izin verilmiyor.Removing a protected system package is not allowed.
Tek paket kaldırıcıSingle package remover
Paketi KaldırRemovePackage
Paket Kaldırma İşlemininin Benzetimini YapSimulateRemovePackages
% 1 kaldırılıyor...Removing %1...
Seçili Paketleri KaldırUninstall selected Packages
Geçerli seçimden kaldırRemove from current selection
Listeden kaldırRemove from list
Öncelikle kaldırmak istediğiniz bir ögeyi seçmek zorundasınız.You have to select an item which you want to remove first.
Bir hata sonucu, son elementi kaldırmak mümkün değil.Due to a bug, it is not possible to remove the last element.
% 1 kitaplığı kaldırılamadı:% 2Cannot unload library %1: %2
Alfabe dışı karakterler, karakter sınırflarında gözüktükleri zaman dışında kaldırılırWhitespace characters are removed, except when they appear in character classes
KaldırMedia controller elementRewind movie
Annesi üzülmüş ve Mehri'nin motosiklet sürmesi ailesini ayağa kaldıracağından dolayı endişelenmişti.She was disappointed, and worried about the reaction Mehri's riding would stir up in the family.
Diğer suç örgütüne saldırmaya ve Los Rojos'un "şahinlerini kaldırmaya" geldiler.They came to clean up the other criminal group and allegedly lifted the Los Rojos' halcones.
Kendisinin belirtilmemiş bir durumdan dolayı hastaneye kaldırıldığı bildirildi.It was reported that he had checked himself into the hospital for an unspecified condition.
Kameramanı ortadan kaldırın yoksa öldüreceğim, diye devam etti Fransa'da.Remove the cameraman or I will kill him, he continued in France.
Bir aktivist sonradan kaldırılan Facebook paylaşımında şöyle yorum yapmakta:One activist commented in a Facebook post that has since become unavailable:
Kaldırmasını sağlamışsan gurur duy.If you managed to arouse him, be proud.
DGM'lerin kurulması ve işleyişini anlatan Madde 143 kaldırıldı.Article 143, which outlines the foundation and operation of the DGMs, was removed.
Ücretlerin kaldırılması her iki ülkenin de ekonomik gelişimine fayda sağlar mı?Would the elimination of the fees serve the economic development of both countries?
Bu arada Türkiye de ambargosunu kaldırmayı planlamadığını belirtti.Meanwhile, Turkey indicated that it is not planning to lift its embargo.
Miçiç: Önerilerden biri seçim katılım oranı koşulunu ortadan kaldırmak.Micic: One of the proposals is to abolish the mandatory electoral turnout.
Kuzeydeki barikatların kaldırıldığı söyleniyor ancak Kosovalı Sırplar hâla tetikte.Barricades in the north are reportedly coming down, but Kosovo Serbs remain wary.
Polisin fiili çalışmalarına siyasi müdahale ortadan kaldırılacak.Political interference in the operational work of police must be eliminated.
Dokunulmazlık sadece anayasa değişikliğiyle kaldırılmalı."Immunity should be lifted only by constitutional changes."
Bu da, projenin Avrupalı yeni bir stratejik yatırımcı bulunana dek rafa kaldırılmasına yol açtı.This led to the freezing of the project until a new strategic European investor is found.
Arnavutluk'taki komünist dönemden kalma makineli tüfek yuvaları kaldırılıyorSmall step to get rid of communist-era bunkers in Albania
Nedeni de kaldırma maliyetinin fazla yüksek olması.The reason -- their removal is too costly.
Görüşmede diplomatik vizelerin kaldırılması konusunda bir anlaşma yapılması bekleniyor.An agreement on abolishing diplomatic visas is expected.
Romanya, AK'nin yargı izleme mekanizmasını kaldırmasını umuyorRomania hoping EC will drop judicial supervision mechanism
Daha sonra Meclis, ikinci turda yüzde 50 katılım gerektiren yasayı kaldırdı.Parliament then voted to remove a provision requiring a 50 per cent turnout for a runoff.
Vize uygulamasının kaldırılması Türkiye'nin AB sürecini hızlandırabilirVisa liberalisation could boost Turkey's EU bid
Vize uygulamasının kaldırılması Türklerin ülkenin AB üyeliğine verdiği desteği artırabilir. [AFP]Visa liberialisation would increase Turks' support for the country's EU accession. [AFP]
Dergide, bilim adamının resmi de kapaktan kaldırıldı.It also removed the scientist's picture from the cover.
Basescu yolsuzluk ve organize suçu ortadan kaldırma amaçlı büyük bir kampanya başlattı.Basescu has launched a major campaign to crack down on corruption and organised crime.
Türkiye bu belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla Irak'ı bir seçenek olarak görmeye başladı.To avoid this uncertainty, Turkey has started to view Iraq as an option.
Bu askeri gücün buradan kaldırılması insan hakları adına daha iyi olur."It would be better to remove this military force from here for the sake of human rights."
Terörist faaliyetlerin azalmasıyla, Kasım 2002'de OHAL kaldırıldı.The decrease in terrorist activities led to the abolition of OHAL in November 2002.
Eğer bu durum ortadan kaldırılmazsa, Türkiye siyasi açıdan da yeni bir dönemece girmiş olacak.If this situation isn't solved, Turkey will have come to a political turning point.
Vize uygulamasının kaldırılması Saraybosna'daki AP görüşmelerinin başlığı olacak. [Arşiv]Visa liberialisation to be topic of EP talks in Sarajevo. [File]
Anlaşma, gümrük vergileri ve kotalar gibi ticaret engellerini ortadan kaldırıyor.The deal provides for eliminating trade barriers such as custom duties and quotas.
Kaldırım ve asfaltlar yenileniyor.Pavement and asphalt are being replaced.
Sorunu tamamen ortadan kaldırmak için gri ekonominin kökünün kazınması gerekiyor.To fully address the problem, the grey economy must be cut off at the root.
Serbest dolaşım hakkında ise Daciç, SETimes'a "Arnavutluk ile vizeyi kaldırdık.In terms of freedom of movement, Dacic tells SETimes "We have abolished visas with Albania.
Ardından da dört yıldır sürdürdüğü tek taraflı ateşkesi kaldırdı.It then lifted its unilateral four-year ceasefire.
Rehn: AB, Balkan ülkelerine yönelik vize şartlarını kaldırabilirRehn: EU could lift visa requirements for Balkan nations
Çocuklar ve emekliler gibi belli kategoriler içinse hepten kaldırıldı.For certain categories, such as children and pensioners, they were eliminated altogether.

İlgili Sayfalar