kaldırımda ile cümle
kaldırımda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tuhaf bir adam kaldırımda bir ileri ve bir geri yürüyordu.A strange man was walking back and forth on the pavement.
Buzlu kaldırımda kayıp düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
Buzlu kaldırımda kaydım ve düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
Onlar kürekle kaldırımdan karı temizliyorlardı.They were clearing the snow from the sidewalk with a shovel.
Kaldırımda bozuk para buldum.I found a coin on the sidewalk.
Kaldırımda bir şemsiye vardı.There was a sunshade over the sidewalk.
Kaldırımda bisiklete binmemelisin.You shouldn't ride a bicycle on the sidewalk.
Tom kaldırımda bir cüzdan buldu.Tom found a wallet on the sidewalk.
Tom kaldırımda duran bir cüzdan buldu.Tom found a wallet lying on the sidewalk.
Tom evinin önünde kaldırımda vuruldu.Tom was gunned down on the sidewalk in front of his house.
İnsanlar kaldırımda yürür. Arabalar caddeleri geçer.People walk on the sidewalk. Cars cross the streets.
Tom işlek kaldırımdan yavaşça aşağıya doğru yürüdü.Tom walked slowly down the busy sidewalk.
Tom ve Mary yoğun kaldırımdan aşağıya doğru yürüdü.Tom and Mary walked down the busy sidewalk.
Tom'un kaldırımdan aşağı bir bebek arabası ittiğini gördüm.I saw Tom pushing a stroller down the sidewalk.
Tom kaldırımda bir şey gördü.Tom saw something on the sidewalk.
Tom kaldırımdan aşağı indi.Tom walked down the sidewalk.
Tom Mary ile konuşurken kaldırımda durdu.Tom stood on the sidewalk talking to Mary.
Tom kaldırımda baygın yatıyordu.Tom was lying unconscious on the sidewalk.
Tom kaldırımda yürümenin daha emniyetli olduğunu biliyordu ama yolun merkezinde yürüdü.Tom knew it was safer to walk on the sidewalk, but he walked down the center of the road.
Kaldırımda buz var ve orası kaygandır.There's ice on the sidewalk and it's slippery.
Tom arabanın altındaki kaldırımda yağ olup olmadığını görmek için arabanın altına baktı.Tom looked under the car to see if there was any oil on the pavement under the car.
Tom kaldırımdan yukarı doğru yürüyor.Tom is walking up the sidewalk.
Tom kaldırımdan aşağıya yürüyor.Tom is walking down the sidewalk.
O, kız kardeşini kaldırımda bilinçsizce yatarken buldu.She found her sister sprawled unconscious on the sidewalk.
O, kızını baygın halde kaldırımda yatarken gördü.She saw her daughter lying on the sidewalk, unconscious.
Tom kaldırımda gördüğü madeni parayı almak için durdu.Tom stooped to pick up a coin he saw on the sidewalk.
Tom bana kaldırımda bulduğu parayı gösterdi.Tom showed me the money he found on the sidewalk.
Konser salonunun önündeki kaldırımda seni bekliyor olacağım.I'll be waiting for you on the sidewalk in front of the concert hall.
Bisikletinizi kaldırımda sürmemelisiniz.You must not ride your bike on the sidewalk.
Bisikletinizi kaldırımda kullanmamalısınız.You must not ride your bike on the sidewalk.
Tom bisikletini kaldırımda sürüyor.Tom rides his bicycle on the sidewalk.
Stefan kaldırımda oturuyordu.Stefan was sitting on the sidewalk.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.People sprang off the pavement: It passed in shouts, it passed by instinct down the hill.
Kaldırımda uyumayı bırakın.Stop sleeping on the streets.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.When i stopped at a crack in the sidewalk, she just kept walking.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.They never get stuck in traffic. They could even go on a sidewalk.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.He was scribbling with chalk on the pavement.
Otobüs yaklaşırken, tamamen durana kadar kaldırımda bekleyin.AS THE BUS APPROACHES, STAY ON THE CURB UNTlL IT COMES TO A COMPETE STOP.
Tiran'da kaldırımda uyuyan evsiz çocuklar.Homeless children sleep on the sidewalk in Tirana.
Sırp kaykaycılar "özgürlüğü" kaldırımda bulduSerbian skaters find "freedom" on the pavement
Kaldırımdan gidin.Ходи по тротуару.
İyi niyetli sempatizanlar ve gazeteciler ile büyük bir kalabalık daire dışında kaldırımda toplandı.Многочисленная толпа доброжелателей, поклонников, туристов и репортеров собралась на улице около её квартиры.
Şehir merkezlerinde kaldırımda bisiklet kullanırsanız polis ceza kesebiliyor.民間バス路線との競合を避けるため、町中心部では乗降制限が設けられる。
1884 yılında Chicago’da yürürken kaldırımda ayağı kayar ve dilini ısırır.פינקרטון נפטר ב-1 ביולי 1884 בשיקגו אחרי שהחליק ברחוב ונשך את לשונו, מה שגרם לזיהום.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.앰뷰사이클은 교통 체증에 막히는 일이 없어요. 심지어 보도로도 다닐 수 있습니다.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Les motobulances ne sont jamais prises dans les embouteillages.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Mereka tak pernah terjebak macet. Mereka bahkan dapat berjalan di trotoar.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Motoambulansy nie tkwią w korku. Mogą nawet jeździć po chodniku.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Não ficam presas no trânsito. Até podem andar no passeio.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nikdy neuváznou v provozu. Mohou jet dokonce i po chodníku.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Non rimangono mai bloccati nel traffico. Possono anche andare sul marciapiede.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nunca se quedan atascadas en el tráfico. Hasta podrían ir por la acera.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nu sunt niciodată blocate în trafic. Pot circula și pe trotuar.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Soha nem akadnak el a forgalomban. Még a járdán is tudnának menni.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Ze zitten nooit vast in het verkeer en rijden eventueel over het trottoir.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Ποτέ δεν κολλάνε στην κίνηση. Θα μπορούσαν ακόμη να πάνε κι απ' το πεζοδρόμιο.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Мотоцикли не стоять у корках і можуть проїхати тротуаром.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Они никогда не застревают в пробках. Они даже могут выезжать на тротуар.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Те никога не попадат в задръствания. Могат да се движат дори по тротоара.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.הם אף פעם לא נתקעים בפקקים. הם אפילו יכולים לעלות על המדרכה.