kaldırım ile cümle

kaldırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Neden kaldırım yenmek?" Sevgili doktor, bunun için bir zaman gözlem, konuşmak için değil."Почему вы бьете тротуаре?" "Мой милый доктор, это время для наблюдения, а не для разговоров.
"Neden kaldırım yenmek?" Sevgili doktor, bunun için bir zaman gözlem, konuşmak için değil."Чому ви б'єте тротуарі?" "Мій любий доктор, це час для спостереження, а не для розмов.
"Neden kaldırım yenmek?" Sevgili doktor, bunun için bir zaman gözlem, konuşmak için değil."למה לנצח את המדרכה?" "רופא יקר שלי, זה הזמן עבור תצפית, לא לדבר.
"Neden kaldırım yenmek?" Sevgili doktor, bunun için bir zaman gözlem, konuşmak için değil."لماذا تغلب على الرصيف؟" "طبيبي العزيز ، وهذا هو الوقت المناسب ل المراقبة ، وليس للنقاش.
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.Jak można umiejscowić tą samą objętość w danym miejscu?
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.이 곳의 같은 공간의 크기를 어떻게 다르게 사용할 수 없을까요? 예를 들어 건물을 도로변 바로 근처에
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.Quali sono gli altri modi di mettere la stessa quantità di spazio in quel posto?
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.Was sind die anderen Möglichkeiten, die gleich große Fläche an diesem Ort zu arrangieren?
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.Ποιοί άλλοι τρόποι υπήρχαν να καταλάβουμε το ίδιο ποσοστό χώρου σε αυτό το οικόπεδο;
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.Как можно по-другому заполнить то же количество метров на том месте?
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.מה הן הדרכים האחרות לשים את אותה כמות של מרחב באתר? אם, לדוגמה, אתם מבקשים לבנות בנין
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.ما هي الطرق الأخرى لوضع نفس القدر من المساحة على الموقع؟ إذا، مثلا، تسعى لعمل المبنى
Örneğin eğer kaldırımın uçlarına sağa doğru bir bina yapmak istiyorsanız, aynı ölçüde alan var.他にどのような方法があるでしょうか? 例えば 舗道の端から垂直に上る 建物を試してみると
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.1950年代には よく見られたデザインで
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım. Bu 50'lerde yapılmış çok sık görülen bir kamu tasarımıWykorzystam te chodniki w Rio jako przykład bardzo popularnego designu publicznego w latach 50-tych.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Deze stoep in Rio is een voorbeeld.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Ich nehme diese Bürgersteige in Rio als Beispiel.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Je vais prendre ces trottoirs de Rio comme exemple.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Rio의 인도를 예로 들겠습니다.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Usaré estas aceras de Río como ejemplo.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Userò questi marciapiedi di Rio come esempio.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Ще използвам тези улички в Рио като пример.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.Я воспользуюсь тротуарами в Рио в качестве примера.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.אני אשתמש במדרכות האלו בְּריוֹ (דֶה זָ'נֶרוֹ) בתור דוגמה.
Örnek olarak Rio'daki bu kaldırımları kullanacağım.سأستخدم هذه الأرصفة في مدينة ريو دي جينيرو كمثال
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.El estaba anotando con una tiza en el pavimento.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Elkezdett az útra firkálni krétával.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Er kritzelte mit Kreide auf den Gehweg.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Faceva scarabocchi con il gesso sul marciapiede.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Han kradsede noget ned med kridt på fortovet.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Hij kribbelde met krijt op de stoep.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Il grifonnait avec de la craie sur le pavé.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Mâzgălea ceva cu creta pe asfalt.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Za to bazgrał coś kredą na chodniku.
O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.Драскаше нещо с тебешир по паважа.
Pes etmeyi bırakın. Kaldırımda uyumayı bırakın.Σταματήστε να τα παρατάτε και να κοιμάστε στους δρόμους.
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonra"Deem uma volta pelos passeios de Chicago, "tragam-nas, misturem-nas, cozinhem-nas
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonraGa erop uit in Chicago neem ze, mix ze, bereid ze en
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonra시카고의 뒷골목에서 자라는 야생식물을 수집해서 그것을 섞고, 요리를 해서
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonraלא רעילים לגוף האנושי, צאו למדרכות שיקגו,
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonraاذهبوا في انحاء شيكاغو اجمعوهم .. اخطلوهم .. ومن ثم اطبخوهم
Şikago kaldırımlarında dolaşın, alın, karıştırın, pişirin ve sonra混ぜ合わせて 焼いて 皆でMotoで味見をしよう
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.A chaque fois que je m'approchais du trottoir, je paniquais.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Cada vez que me acercaba a una esquina o a un borde sentía pánico.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.De câte ori mă apropiam de un colţ sau de o bordură mă panicam.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Iedere keer dat ik de hoek van de stoeprand naderde, panikeerde ik.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Jak tylko dochodziłam do krawężnika, wpadałam w panikę.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Jedes Mal, wenn ich mich der Strassenecke oder dem Bordstein näherte, bekam ich Panik.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.항상 길 가장자리만 가면 공황상태로 어쩔줄을 모르게 되고
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Mỗi lần tôi đến gần góc đường hay lề đường là tôi sẽ hoảng loạn.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Og hver gang jeg nærmede mig gadehjørnet eller kantstenen gik jeg i panik.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Ogni volta che mi avvicinavo al bordo del marciapiede andavo in panico.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Sempre que me aproximava da esquina ou da curva entrava em pânico.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Setiap kali saya mendekati tepi jalan, saya menjadi panik.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Zakaždým, keď som sa priblížila k rohu alebo obrubníku, spanikárila som.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Κάθε φορά που πλησίαζα στη γωνία του πεζοδρομίου πανικοβαλλόμουν.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Всеки път, когато доближавах края на улица или бордюра, аз изпадах в паника.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Каждый раз, приближаясь к углу или обочине дороги, меня охватывала паника.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.Як тільки я підходила до рогу вулиці чи узбіччя, я панікувала.
Ve de ne zaman kaldırımın kenarına ya da köşesine yaklaşsam paniğe kapılıyordum.ובכל פעם שהתקרבתי לשפת המדרכה הייתי נכנסת לפניקה.

İlgili Sayfalar