kaldırım ile cümle

kaldırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çakmaktaşlar Kaldırımtaşı Sokak no. 323 Taşyatağı'nda yaşarlar.タイラーの中心部は州道323号線に囲まれている。
Şehir merkezlerinde kaldırımda bisiklet kullanırsanız polis ceza kesebiliyor.民間バス路線との競合を避けるため、町中心部では乗降制限が設けられる。
Şiir Kaldırımlar, Necip Fazıl Kısakürek'in bir şiiri.……仆之诗,豫章之诗也。
Hollywood kaldırımına yazdırmıştır.할리우드 명예의 거리.
YAZ BALTACIGİL/Çekirdekten yetiştim, neredeyse bir kaldırım sanatçısı gibi.그해 여름 형조판서 겸 홍문관 제학이 되었다가 겸홍문관 대제학이 되었다.
1884 yılında Chicago’da yürürken kaldırımda ayağı kayar ve dilini ısırır.פינקרטון נפטר ב-1 ביולי 1884 בשיקגו אחרי שהחליק ברחוב ונשך את לשונו, מה שגרם לזיהום.
Böylece grup, kaldırım üzerinde oturma eylemi kararı aldı.Като резултат от това групата решава, да си вземе почивка.
Sokaklardaki kaldırım taşları, baskıcı asillere karşı ayaklanmış halkın kanları ile kırmızıya dönüşüyor.Павираните улици почервеняват от кръвта на хората, изправили се пред деспотичната аристокрация.
1928 yılında ikinci şiir kitabı olan “Kaldırımlar” yayımlandı.През 1928 година публикува стихосбирката „Стихотворения“.
Fakat 1940'ların ortalarına kadar, kaldırım taşlarının betondan üretilmeye başlamadı.Do sredine 1940-ih pa so se tlakovci začeli proizvajati iz betona.
Anayol kaldırımları bazen iki katlı, galerili inşa edilmişlerdi.Mostovi so bili včasih zgrajeni v parih.
Motiflerle süslenmiş kaldırım 1207 yılına tarihlenir.Vzorec tlaka izvira iz leta 1207.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Ci sono colori, lampioni, una nuova pavimentazione senza buche, alberi.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Có thêm màu sắc, đèn đường, vỉa hè mới không có ổ gà, cây cối.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Er zijn kleuren, straatverlichting, nieuwe bestrating zonder kuilen, bomen.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Es gibt Farbe, Straßenlampen, neues Straßenpflaster ohne Schlaglöcher, Bäume.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Há cores, "postes de luz, pavimento novo sem buracos, "árvores.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Hay colores, alumbrado público, nuevo pavimento sin baches, árboles.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Il y a des couleurs, de l'éclairage public, un nouveau trottoir sans trous, des arbres.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.가로등이 있고, 구멍투성이었던 길도 새롭게 포장되었지요.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Mindenhol színek, köztéri világítás, új járda kátyúk nélkül, fák.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar. O kadar güzel ki, artık güvenli."Jest pięknie, bezpiecznie".
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Sunt culori, becuri pe stradă, trotuar nou, fără gropi, copaci.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Všetko je farebné, máme pouličné lampy, nové chodníky bez jám, stromy.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Έχει χρώματα, φώτα στους δρόμους, καινούργια πεζοδρόμια χωρίς λακκούβες, δέντρα.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Здесь новые цвета, уличные фонари, новые тротуары без выбоин, деревья.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.עמודי תאורה, ריצוף חדש בלי בורות,
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.إضاءة بالشوارع، و رصيف جديد بلا حفر.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.それに植木 きれいになったら 安全なんだよ」
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.앰뷰사이클은 교통 체증에 막히는 일이 없어요. 심지어 보도로도 다닐 수 있습니다.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Les motobulances ne sont jamais prises dans les embouteillages.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Mereka tak pernah terjebak macet. Mereka bahkan dapat berjalan di trotoar.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Motoambulansy nie tkwią w korku. Mogą nawet jeździć po chodniku.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Não ficam presas no trânsito. Até podem andar no passeio.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nikdy neuváznou v provozu. Mohou jet dokonce i po chodníku.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Non rimangono mai bloccati nel traffico. Possono anche andare sul marciapiede.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nunca se quedan atascadas en el tráfico. Hasta podrían ir por la acera.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Nu sunt niciodată blocate în trafic. Pot circula și pe trotuar.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Soha nem akadnak el a forgalomban. Még a járdán is tudnának menni.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Ze zitten nooit vast in het verkeer en rijden eventueel over het trottoir.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Ποτέ δεν κολλάνε στην κίνηση. Θα μπορούσαν ακόμη να πάνε κι απ' το πεζοδρόμιο.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Мотоцикли не стоять у корках і можуть проїхати тротуаром.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Они никогда не застревают в пробках. Они даже могут выезжать на тротуар.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.Те никога не попадат в задръствания. Могат да се движат дори по тротоара.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.הם אף פעם לא נתקעים בפקקים. הם אפילו יכולים לעלות על המדרכה.
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.دراجة الإسعاف لا تتعثر في حركة المرور و يمكنها أن تصعد على الرصيف
Asla trafiğe yakalanmıyorlar, gerekirsse kaldırımdan dahi gidebiliyorlar.渋滞に足止めされる事はありません
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.에서 날카로운 끌어 다음에 커브, 벨.
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.le bord du trottoir, suivi d'un coup sec à la cloche.
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.lề đường, theo sau là một kéo nhọn tại chuông.
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.על המדרכה, ואחריו למשוך חדה ב הפעמון.
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.كبح ، تليها حاد في سحب الجرس.
AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.ベル。 ホームズは笛を吹いた。
Atların yelesi ve ızgara jantlar karşı AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.Hevosten kaviot ja ritilä pyörät vastaan hillitsemiseksi, jota seuraa jyrkkä vetämään
Atların yelesi ve ızgara jantlar karşı AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.lovak patája és a rács kerekek ellen a járdára, majd egy éles húzza meg a harang.
Atların yelesi ve ızgara jantlar karşı AT keskin bir çekin ardından kaldırıma, çan.Pferdehufe und Gitter Räder gegen den Bordstein, durch eine scharfe ziehen am gefolgt
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Aku terkejut Anda dengan mengalahkan atas trotoar dengan tongkat saya.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Én meglepődtem hogy a dobogó fel a járdán az én kibír.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Eu te surpreendeu ao bater sobre o pavimento com o meu pau.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Ich überrascht Sie, was Sache ist auf das Pflaster mit dem Stock.

İlgili Sayfalar