Ana içeriğe geç
Sözlük

kaldır ile cümle

kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.A student raised his hand when the teacher finished the reading.
Ortak anlaşma imzalanır imzalanmaz, ithalat üzerindeki kısıtlamaları kaldırabiliriz.We can lift the restrictions on imports once the joint agreement is signed.
Yoshio kutuyu kaldırmama yardım etti.Yoshio helped me lift the box up.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.You have to raise your hand if you want to speak at the meeting.
Toplantıda kullandığımız bütün kağıtları ortadan kaldırmam istendi.I was asked to put away all the papers we used at the meeting.
Irk ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımıza devam edeceğiz.We shall continue our efforts to eradicate racial discrimination.
Ölüm cezasını yürürlükten kaldırmalıyız.We should do away with the death penalty.
Arkadaşlarımıza kadeh kaldıralım.Let's drink a toast to our friends!
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Ben sağ kolumu kaldıramıyorum.I can't lift my right arm.
Sağ elinizi kaldırın.Raise your right hand.
Piyanoyu tek başına kaldıramazsın.You cannot lift the piano alone.
Bir fikri olan varsa lütfen elini kaldırsın.Anyone with an opinion please raise their hand.
Ezici bir çoğunluk acımasız cezanın kaldırılması için oy kullandı.An overwhelming majority voted to abolish the brutal punishment.
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.The obstacles to our progress have been removed at last.
Ve onu üç günde tekrar kaldıracağım.And I will raise it again in three days.
Onu anlıyorsanız elinizi kaldırın.Raise your hand if you understand it.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
Git ve Mary'yi kaldır.Go and wake up Mary.
Numarayı çevirmeden önce alıcıyı kaldırmayı unuttum.I forgot to lift the receiver before dialing the number.
Piyanoyu kaldıramazsın.You can't lift the piano.
Savaşı nasıl ortadan kaldıracağız ?How can we abolish war?
Tam bulaşıkları kaldırdıktan sonra, Joan kapı zilinin çaldığını duydu.Just after putting away the dishes, Joan heard the doorbell ring.
Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.Takeshi raised his hand to ask a question.
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.I held up my hand to stop a taxi.
Böylesine kötü bir geleneği ortadan kaldırmalıyız.We have to do away with such a bad custom.
Onu listeden kaldırın.Leave it off the list.
O problem şimdilik rafa kaldırıldı.That problem has been shelved for the time being.
Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.The girl lifted the heavy box with one hand.
Kutu onun kaldıramayacağı kadar çok ağırdı.The box was too heavy for him to lift.
Kutu o kadar ağırdı ki onu kaldıramadım.The box was so heavy that I couldn't lift it.
Genç tek eliyle ağır kutuyu kaldırdı.The boy lifted the heavy box with one hand.
Taş o kadar ağırdı ki hiç kimse onu kaldıramadı.The stone was so heavy that nobody could lift it.
Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.The pupil held up his hand to ask a question.
Elini havaya kaldır.Raise your hand to the sky.
Şehir tramvayları kaldırma kararı aldı.The city has decided to do away with the streetcar.
Fabrika eski makineleri kaldırmayı düşünüyor.The factory decided to do away with the old machinery.
Düzenleme kaldırıldı ama sonra yeniden yürürlüğe kondu.The regulation was abolished, but then it was reenacted.
Uygulama kaldırılmalıydı.The practice should be done away with.
Okul, üniformayı kaldırmalıdır.The school should do away with the uniform.
Böyle bir geleneği ortadan kaldırmalıyız.We must do away with such a custom.
Yılan başını kaldırdı.The snake reared its head.
Biz böyle kötü gelenekleri ortadan kaldırmalıyız.We must do away with such bad customs.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Jim elini kaldırdı.Jim put his hand up.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Bu eski kuralları kaldırmalıyız.We must do away with these old rules.
Lütfen bu bardakları kaldırın.Please put these glasses away.
Bu, omuzlarımdan kaldırılan bir ağırlık gibi.It's like a weight has been lifted from my shoulders.
Bu kutu tek başıma kaldırabilmem için çok ağır.This box is too heavy for me alone to lift.
Bu taşı kaldırabilir misin?Can you lift this stone?
Bu taş kaldırmak için çok ağır.This stone is too heavy to lift.
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.This desk was too heavy to lift.
Bu masa Patty'nin kaldırması için çok ağırdı.This desk was too heavy for Patty to lift.
Bu gelenek ortadan kaldırılmalıdır.This custom should be done away with.
Bu kötü gelenek kaldırılmalıdır.This evil custom must be abolished.
Bu uygulamayı kaldırman gerekir.You ought to do away with this practice.
Bu tabloyu ortadan kaldır.Take this table away.
Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.The injured were carried to the hospital, and the dead to the church.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod