kaldım ile cümle

kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hastaydım, bu yüzden okuldan sonra evde kaldım.I was sick, so I stayed home from school.
Son zamanlarda çok büyük baskı altında kaldım.I have been under a lot of pressure lately.
Hiç kimse beni dinlemekle ilgilenmediği için için sadece sessiz kaldım.Since no one was interested to listen to me, I just kept quiet.
Acelem olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.Because I was in a hurry, I had to take a taxi.
Ben geç kaldım. Mary beni öldürecek.I'm late. Mary is going to kill me.
Ben sabah 11.00'e kadar yatak odamda kaldım.I stayed in my bedroom until 11:00 am.
Dün arkadaşımda yatıya kaldım.I stayed over yesterday at my friend.
Dün bir arkadaşta yatıya kaldım.I stayed over at a friend's yesterday.
Son derece tatminsiz kaldım.I remained extremely unsatisfied.
Olduğum yerde kaldım.I remained where I was.
Onu takip etmek zorunda kaldım.I was compelled to follow her.
Bazı zor seçimler yapmak zorunda kaldım.I've had to make some tough choices.
Ben haberi duyar duymaz cesur kaldım.I remained undaunted as soon as I heard the news.
Gururumu yutmak zorunda kaldım.I had to swallow my pride.
Ben bir anlaşma imzalamak zorunda kaldım.I had to sign an agreement.
Şu an için geziyi dondurmak zorunda kaldım.I had to put the trip on hold for the moment.
"O evde ne kadar kaldın?" "Annem ölünceye kadar orada kaldım.""How long did you stay in that house?" "I stayed there until my mother died."
Bunun ne anlama geldiğini anlamadan önce bunu üç kez okumak zorunda kaldım.I had to read this three times before I understood what it meant.
Ben Boston'da sıkışıp kaldım.I'm stuck in Boston.
Onu alması için Tom'u zorlamak zorunda kaldım.I had to force Tom to take it.
Benim kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was forced to self-publish my book.
Kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was obliged to self-publish my book.
Ben ilaç almak zorunda kaldım.I was forced to take my medicine.
Ben çok uzun süre boyunca ailemden ayrı kaldım.I've been separated from my family for so long.
Ben içeride kaldım.I stayed inside.
Bugün bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day today.
Sadece dinledim ve sessiz kaldım.I just listened and kept quiet.
Gerçekten bundan memnun kaldım.I was really pleased with that.
Geçen hafta Boston'a gitmek zorunda kaldım.I got to go to Boston last week.
Evi o kadar çok su bastı ki mutfağa yüzmek zorunda kaldım.The house was so flooded that I had to swim to the kitchen.
Sabah konferansım için geç kaldım.I'm late for my morning conference.
Aynı yerde tıkılı kaldım.I'm stuck in the same place.
Daha fazla çiçek sipariş etmek zorunda kaldım.I had to order more flowers.
Ben aynı yerde kaldım.I stayed in the same place.
Sadece sessiz kaldım.I just kept silent.
Araba kazasında hayatta kaldım ve şimdi bir sigaraya ihtiyacım var.I survived the car accident and now I need a cigarette.
Yeni bir çizme almak zorunda kaldım.I had to buy a new pair of boots.
Utanarak "özür dilerim, geç kaldım" dedi."I'm sorry I was late," he said shyly.
Nefes nefese kaldım.I gasped.
Aracı sokağın ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Aracı caddenin ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Ben seyirci kaldım.I stood by.
Kaçmak zorunda kaldım.I had to run.
Yerimde kaldım.I stayed put.
Senin yüzünden aylarca hapiste kaldım.I spent months in jail because of you.
Ben sessiz kaldım.I kept silent.
Ben Tom'a yakın kaldım.I stayed close to Tom.
Tom'u beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom.
Bütün yaz burada kaldım.I stayed here all summer.
Elimden geldiğince uyanık kaldım.I stayed awake for as long as I could.
Uzun bir süre beklemek zorunda kaldım.I had to wait for a long time.
Gülümsemek zorunda kaldım.I had to smile.
Orada uzun süre kaldım.I stayed there for a long time.
Orada üç saat kaldım.I stayed there for three hours.
Zaten otuz dakika geç kaldım.I'm thirty minutes late already.
Ben evde kaldım.I stayed home.
Çok geç kaldım.I was very late.
Sakin kaldım.I stayed calm.
Tom'la birlikte kaldım.I stayed with Tom.
Ben arkada kaldım.I remained behind.
İlgili Sayfalar