kaldım ile cümle
kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Geçenlerde Londrada bir ring yolu olan M25de çakıldım kaldım, üç buçuk saat harcadım.3時間半も 渋滞に巻き込まれました これは 悪いスローといえます
Geçenlerde Londrada bir ring yolu olan M25de çakıldım kaldım, üç buçuk saat harcadım.Ich stand letztens auf der M25 im Stau, einem Straßenring um London, und verbrachte dort 3 ½ Stunden.
Geçenlerde Londrada bir ring yolu olan M25de çakıldım kaldım, üç buçuk saat harcadım.최근 저는 런던 외곽순환도로인 M25에서 옴짝달싹 못하게 되었지요, 그곳에서 3시간 반을 보냈습니다.
Geçenlerde Londrada bir ring yolu olan M25de çakıldım kaldım, üç buçuk saat harcadım.Zůstal jsem nedávno uvězněn v M25, což je okružní silnice kolem Londýna a strávil tam 3 a půl hodiny.
Geçenlerde Londrada bir ring yolu olan M25de çakıldım kaldım, üç buçuk saat harcadım.לאחרונה נתקעתי על כביש אם-25, שהוא כביש מעגלי סביב לונדון, וביליתי שם שלוש וחצי שעות. ואני מבטיח לכם,
Geç kaldım.-Aspetta!
Geç kaldım!Elkések! Elkések!
Geç kaldım! Geç kaldım!Je suis en retard !
Geç kaldım! Geç kaldım!Τι να κάνω; Έχω αργήσει!
Geç kaldım! Geç kaldım!ما العمل؟ لقد تأخرت
Geç kaldım.Hou op.
Geç kaldım!Ó, mit tegyek?
Geç kaldım. - O saat ileri gösteriyor. - Hayır, budala.Wstawaj, no dalej!
Geç kaldım. - O saat ileri gösteriyor.- Hodiny idú dopredu.
Geç kaldım. - O saat ileri gösteriyor.- Hodiny utíkají.
Geç kaldım.- Стой, де!
Geldiğini duydum. Battaniyenin altında kaldım.Slišala sem ga priti, ostala sem pod odejo, oče je vstopil v sobo in sedel na rob postelje.
Hamile kaldımJe suis tombée enceinte
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Ei, olen ainoa Ruotsissa.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Không, chỉ có mình tôi ở Thụy Điển.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Không, tôi là người duy nhất ở Thụy Điển.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Nee, ik ben de enige in Zweden.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Nein, ich bin der einzige in Schweden.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Nej, jeg er den eneste i Sverige.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Ne, jsem ve Švédsku jediný.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Nem, én vagyok az egyetlen Svédországban.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.No, de hecho soy el único en Suecia.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Non, je suis le seul en Suède.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.No, sono l'unico in Svezia.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.아뇨, 저혼자만 스웨덴에 있어요. 다른이들은 지금 사막아니면 정글에 있어요
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Nu, eu sunt singurul rămas aici. ceilalţi sunt prin junglă sau în deşert.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Tidak, Aku satu-satunya di Swedia. yang lain ada di gurun atau di hutan.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Нет, я только один в Швеции. другие находятся в пустыню или джунгли.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde..לא, אני היחידי בשוודיה .האחרים בג'ונגל או במדבר
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.لا،أنا الوحيد المتواجد في (السويد) حاليا الآخرين متواجدين في الصحراء أو في الأدغال
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.いや...刑務所に入らない
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Tak naprawdę jako jedyny jestem w Szwecji.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Όχι, είμαι ο μόνος στη Σουηδία.
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım.Не, аз съм единствения останал в Швеция.
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Albowiem jestem ściśniony od tego obojga, pragnąc być rozwiązany, a być z Chrystusem, bo to daleko lepiej:
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Ale oboje ma tiahne: mám žiadosť zomrieť a byť s Kristom, lebo to by bolo o mnoho lepšie,
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.내가 그 두 사이에 끼였으니 떠나서 그리스도와 함께 있을 욕망을 가진 이것이 더욱 좋으나
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.K obémuť se k tomu nakloňuji, žádost maje umříti, a býti s Kristem, což by mnohem lépe bylo,
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Mert szorongattatom e kettõ között, kívánván elköltözni és a Krisztussal lenni; mert ez sokkal inkább jobb;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Me siento presionado por ambas partes. Tengo el deseo de partir y estar con Cristo, lo cual es muchísimo mejor
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Pritiska me pa oboje: želja me je, ločiti se in biti s Kristusom, zakaj to je veliko, veliko boljše;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Sînt strîns din două părţi: aş dori să mă mut şi să fiu împreună cu Hristos, căci ar fi cu mult mai bine;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Tôi bị ép giữa hai bề muốn đi ở với Ðấng Christ, là điều rất tốt hơn;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Tôi bị ép giữa hai bề muốn đi_ở với Ðấng_Christ , là điều rất tốt hơn ;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Влечет меня то и другое: имею желание разрешиться и быть со Христом, потому что это несравненно лучше;
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.И тъй, ако има някоя утеха в Христа, или някоя разтуха от любов, или някое милосърдие и състрадание,
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.Тісно бо менї від обох, маючи бажаннє розвязатись (із тілом), та з Христом бути; багато бо воно лучче.
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.כי משוך אני מן השנים נפשי אותה להפטר ולהיות עם המשיח כי זה המבחר׃
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.فاني محصور من الاثنين. لي اشتهاء ان انطلق واكون مع المسيح. ذاك افضل جدا.
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.我 正 在 兩 難 之 間 、 情 願 離 世 與 基 督 同 在 . 因 為 這 是 好 得 無 比 的
İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.我 正在 兩難 之 間 、 情願離 世與 基督 同在 . 因 為這 是 好 得無 比的
İki yıl boyunca hastanede kaldım ve tekrar yürüyebilmek için 36 ameliyat geçirdim.2년이란 시간을 병원에서 보냈고, 다시 걸을 수 있게 될 때까지 36번의 수술을 거쳐야만 했습니다.
İki yıl boyunca hastanede kaldım ve tekrar yürüyebilmek için 36 ameliyat geçirdim.36もの手術を受けてやっと 歩けるようになりました 意識が戻ってすぐ
İki yıl boyunca hastanede kaldım ve tekrar yürüyebilmek için 36 ameliyat geçirdim.Ik onderging 36 operaties om weer te kunnen lopen.
İki yıl boyunca hastanede kaldım ve tekrar yürüyebilmek için 36 ameliyat geçirdim.Пришлось сделать 36 операций, чтобы я снова смогла ходить.
İlgili Sayfalar