kaldım ile cümle

kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Amíg a világban utazgattam, sajnos el kellett hagynom az erdőt, a helyet, ahol igazán jól érzem magam.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Comme vous le savez, je parcoure le monde J'ai dû quitter la forêt, là où j'aime être.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Cum călătoresc prin lume, știți, a trebuit să părăsesc pădurea, dar mie acolo îmi place să fiu.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Då jag reste runt om i världen var jag tvungen att lämna skogen - det är där jag älskar att vara.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Enquanto viajava pelo mundo, tive de deixar a floresta, mas é lá que eu adoro estar.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Kiedy podróżowałam po świecie, musiałam opuścić las, miejsce które kocham.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.전 세계로 여행을 다니기 위해 저는 제가 그토록 사랑하는 숲을 떠나야 했습니다.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Matkustellessani ympäri maailman minun on täytynyt jättää metsä -- rakastan siellä olemista.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Mientras viajaba por el mundo, saben, tuve que dejar la selva -- que es donde me encanta estar.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Som jeg rejste rundt i verden, I ved, måtte jeg forlade skoven -- det er der jeg elsker at være.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Toen ik ging reizen over de wereld, moest ik het bos verlaten -- daar wil ik het liefste zijn.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Visto che stavo girando il mondo, ho dovuto lasciare la foresta, ma è lì che mi piace stare.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Καθώς ταξίδευα σε όλο τον κόσμο, ξέρετε, έπρεπε να αφήσω το δάσος -- εκεί αγαπώ να βρίσκομαι.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Докато пътувах из света, трябваше да напусна джунглата, където наистина обичам да бъда.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Когда я путешествовала по свету, мне пришлось оставить лес - место, в котором я так люблю бывать.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.Я багато їздила по світу, знаєте, мені довелося поїхати з лісу, де я люблю бути найдужче.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.כשהייתי מטיילת מסביב לעולם, אתם יודעים, הייתי צריכה לעזוב את היער -- זה המקום שבו אני אוהבת להיות.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.بما أنني كنت مسافرة في محتلف أنحاء العالم، أتعرفون، أضطررت لمغادرة الغابة -- حيث أُحب أن أبقى.
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.大好きな森を後にしました 学生や現場スタッフが研究を続けられるよう
Ee-si onu dışarı çıkarmak zorunda kaldım.Entonces, tuve que sacarla por ahí.
Ee-si onu dışarı çıkarmak zorunda kaldım.Więc muszę z nią wyjść na miasto.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.5ヶ月を過ごすこととなりました 時に 20時間もの間 身体拘束され
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Au cours de l'année suivant, j'allais passer cinq mois dans un hôpital psychiatrique.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Az év során öt hónapot töltöttem egy pszichiátriai intézetben.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Během dalšího roku jsem strávila pět měsíců v psychiatrické léčebně.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Durante o ano seguinte, passei cinco meses num hospital psiquiátrico.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Het volgende jaar zou ik vijf maanden in een psychiatrische afdeling doorbrengen.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Im Laufe des folgenden Jahres verbrachte ich fünf Monate in einer psychiatrischen Klinik.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.În următorul an am petrecut cinci luni în spitalul de psihiatrie.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.그일이 있고 다음해에는 다섯달을 어떤 정신병원에서 보냈습니다.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Nel corso dell'anno successivo, passai cinque mesi in un ospedale psichiatrico.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Trong năm tiếp theo, tôi đã mất 5 tháng trong một bệnh viện tâm thần.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Under det följande året tillbringade jag fem månader på mentalsjukhus.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.W ciągu kolejnego roku, spędziłam pięć miesięcy w szpitalu psychiatrycznym.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.Την επόμενη χρονιά, θα περνούσα πέντε μήνες σε ψυχιατρείο.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.В следующем году я провела пять месяцев в психиатрической клинике.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.По време на следващата година, щях да прекарам пет месеца в психиатрична клиника.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.במהלך השנה שלאחר מכן אשהה 5 חודשים בבית-חולים פסיכיאטרי.
Ertesi yıl, psikiyatrik bir hastanede beş ay kaldım.و قضيت السنة التالية خمسة أشهر في مشفى للأمراض العقلية
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Akhirnya saya tinggal di Louisville Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Alors, voilà, je me suis retrouvé à Louisville, dans le Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Bien, entonces terminé en Louisville, Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Decidi ser vizinho de um local chamado Rubbertown.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım. Evet, Rubbertown denilen civarda yaşamaya karar verdim.Κατέληξα έτσι στη Λούισβιλ του Κεντάκι, στη συνοικία που ονομάζεται Ράμπερταουν.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Foloseau cantitati mari de cloropren si benzen.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.그래서, 켄터키주 루이빌로 갔습니다.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.No, takže jsem skončil v Louisville v Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Ok, sono finito a Louisville nel Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.OK, tak som skončil v Luisville v Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Ostatecznie wylądowałem w Louisville w Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.So landete ich in Louisville Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Vâng, tôi đã dừng lại ở Louisville Kentucky.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Végül Louisville-ben, Kentucky államban kötöttem ki.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Е, в крайна сметка се оказах в Луивил, Кентъки.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.І добрався до Луїсвілл штату Кентуккі.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.Я остановился в Луисвилле, штат Кентукки.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.ולבסוף, עצרתי בעיר לואיסוויל בקנטאקי.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.حسناً، لذا، أنتهيت في لويس فالي في كنتاكي.
Evet, böylece Louisville Kentucky'de kaldım.ラバータウンという地域の近くに落ち着きました
-Evet, erken ayrılmak zorunda kaldım.- Ano, musel jsem odejít.
İlgili Sayfalar